İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam aileme üniversiteyi bırakmak istediğimi söyledim fakat beni bu konuda çok zorluyorlar. Okumayı istemiyorum, bir işe girip kendi paramı kazanıp evlenmek ve ailemi kurmak istiyorum ama ailem evlenmemi de istemiyor. Ayrıca kadın erkek karışık olan toplu taşıma araçlarından kurtulmak için bir an önce ehliyet alıp ucuzundan da olsa bir araba sahibi olmak istiyorum. Düşünceleriniz nedir?

Cevap

Ailenle tartışma ama tavırların ve yaşantınla olgun olduğunu ispat et. Onlar seni olgunlaşmamış gördükleri için öyle davranıyorlardır. Sen de üzerlerine sözle gittikçe de onları haklı duruma düşürüyorsun. Mesela hem çalış hem oku, bu onları kendine getirir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle geçmiş olsun. Ailenin senin iyiliğini düşündüğünü ve senin daha iyi tanıdıklarını unutma. Anne-babanla cedelleşme, dualarını almadan bir yola çıkma. Yeni boşanmışsın. Bir travma yaşamışsın. Bunun sıcaklığı sebebiyle doğru karar verme kabiliyetin zayıflamış olabilir. Ayrıca bir işi yapmayı sevmek ve istemek başka bir durum, karakterinin o işe uygun olup olmadığı farklı bir durum. Ciddi bir emek sarf edeceksin. Bunun için seni yakından tanıyan bu işin uzmanlarıyla çeşitli oturumlar yap. Tabi duygusal baskı yapmadan, senin üzülmen pahasına bile olacak doğru söyleyebilecek kimselerle toplantı yapabilirsin. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben birinci sınıf hukuk öğrencisiydim, evlendim ve sonra boşanmak zorunda
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Lise eğitimi ne dindir ne de hayattır ama yaşadığımız asırda insanların zorunlu gördüğü bir dönem durumuna gelmiştir. Yarın eşinizden diğer arkadaşlarınıza kadar herkesin sizi bunaltacağı bir açığınız olarak kalır bu liseyi terk. Bu nedenle aileniz öyle demiş olmasa dahi biz size liseyi bir güç olarak elinizde bulundurmanın daha mü'mince olacağını söyleriz. Kendinizi zorlayın, kerhen de olsa liseyi bitirin muhakkak.

Hocam ailem liseyi bitirmemi istiyor. Ben onun yerine meslek yapmak istediğimi v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Helal ve sağlıklı, onurlu olduğu sürece çalışabilirsin ama aklının almadığını yapma. Direkt anne babanı karşına alma yerine tamam de ve iş sürecini başlat. Güzel bir fırsat bulunca da çalış. Haram ihtimali karşına çıkarsa veya sağlığına zarar hissedersen bırakırsın. İmanın seni yönlendirdiği sürece korkmana gerek yok. Sen imanını yönlendirmeye kalkışırsan maazallah tehlike olur. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben ailemle yaşayan bir kızım. Kendimi geliştirmek ve saliha bir kız olmak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Babanızın rızası olmayan bir işten hayır görmezsiniz. Ailenizden birilerini aracı yapın, yalvarın ama onun gönlünü yapın. Babanız, evlilik sizin için artık farz haline geldiği hâlde evlenmenizi engeller ve size evlenebileceğiniz uygun başka bir alternatif göstermezse o zaman sizin istediğiniz evliliği yapmanızda bir sakınca olmaz. Allah'a emanet olun.

Hocam benim ablam 3 yıl önce evlendi. Düğün İstanbul’da oldu. Bizim buralarda dü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ailenden kitap konusunda senin gibi düşünmelerini beklememelisin. Sen de onların gözüne soka soka kitap alma. Kitapları para ile almak yerine mesela arkadaşlarından emanet al oku, kütüphanelerden al oku. Benzeri ara yöntemler üret. Böylece ailenle kitap yüzünden karşı karşıya gelmemiş olursun ya da en aza indirmiş olursun.

Hocam ben benim için gerekli olan kitapları ve sizin gibi ehlisünnet hocaların k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Önce tevbe etmeyi düşünsene! Bir kere rezaletini temizlemeye bak, ne demek onunla evlenmek? Kirini temizle, temiz mü'min bir hanımefendi ol, ondan sonra Allah senin kalbine huzur verir, işini kolaylaştırır. Önce tevbe et, istiğfar et.

Hocam ben 9 yıl önce biriyle tanıştım. O zamanlar küçük bir genç kızdım, aşık ol

aile konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ hepimizi şeriatı üzere kalabilen kullarından kılsın. Âmîn. Özellikle kadınlar arasında “Mü'min Ahlakı” çizgisi üzerinde kalınarak sürdürülebilen muhabbet ortamlarını gayet değerli ve önemli buluyoruz. Zira insanın arkadaş ve sohbet ihtiyacı fıtrîdir. Tabii ve helal yollarla giderilemeyen bu ihtiyaç günümüzde olduğu gibi insandan olmayan metal parçaları ile ve yapay arkadaşlarla giderilmek durumu ile karşılaşılmaktadır. İnsandan daha değerli ve samimi telefonların ve teknik cihazların bulunduğu zannedilmesi böyle bir sıkıntıyı göstermektedir. Belli kurallara dikkat edilerek sürdürülebilecek muhabbet ortamları sadece çocukların ihtiyaçlarını karşılama veya vakit geçirme ile de sınırlı kalmayacaktır. Belki iddialı bir söz gelecektir size ama iyi biliniz ki sürdürülebilmesi durumunda sağlığımıza ve aile içi muhabbetimize bile olumlu etkisi muhakkak vardır. Ana hatları ile böyle bir beraberlik için şu kurallara dikkat edilmesini tavsiye ederiz: Mü'minin hayatında boş ve karşılıksız bir iş yoktur, olamaz da. Her yaptığı işin muhakkak Allah katında bir karşılığı vardır. O iş sonunda sevap ve azap olarak onu bulacaktır. Böyle iman ediyoruz. Yaptığımız spora veya aile için neşelenmelere varıncaya kadar her işimiz bu kurala dâhildir. Bu nedenle kadın kardeşlerimiz aralarında oluşturacakları muhabbet ortamlarını kesinlikle Allah İÇİN YAPTIKLARI İŞ olarak göreceklerdir. Evet, söz konusu oturumumuz bir Kur'an tilaveti değildir ama mü'min olma ilkelerimizle çevrelenmiş bir iştir biiznillah. Böyle göreceksiniz ki neticesinde sevap kazanın. Ana prensibimiz şudur: Mü'min mü'min ile oturur kalkar. Mü'min olmayanla ise sınırları daraltılmış ve etkilenme riskine karşı tedbir alınmış bir ortamda oturulmalıdır. Mü'min olmayanla oturulmaz demeyiz ama mü'min ile oturulur gibi oturulmaz da deriz. Mü'min olduğu hâlde imanını ötelemiş yani haram işlemekten çekinmeyen insanlarla da oturuşumuz bu çizgi içinde olmalıdır. ZARURİ VE SINIRLI BİR OTURUM! Hiçbir beraberliğimiz: 1- Haram işlenebilen bir oturum olamaz. 2- Annelik ve eşlik görevimizi ihmal etmeye yönelik bir oturum olamaz. 3- İbadetleri ihmal etme nedeni olan bir oturum bizim oturumumuz değildir. 4- Kul hakkına girmemize neden olabilecek bir oturum yapamayız. 5- Asla zaman israfı yapamayız. Evli kadınların eşlerinin üzerlerindeki haklarını yok sayarak bir iş yapmaları dinimizin uyardığı hatalardan biridir. Evinde veya evinin dışında böyle bir toplantıya eşinin olurunu almadan mü'min bir kadın katılmamalıdır. Böyle bir toplantı sebebiyle eşi ile huzuru dağılan bir kadın vebal altında kalır. Kadın ve erkek toplantılarının en riskli noktası hele bu zamanda gıybettir. Gıybete asla aralık bırakmadığınız bir toplantıyı sürdürün. Bir iki kere gıybet, dedikodu, iftira ve özel hayata dalma gibi arıza hissederseniz uyarın, uyarınız işe yaramazsa katılmayın. Aileye özel ve kadına mahrem konular o toplantının hiçbir şekilde konusu olmamalıdır. Yatak odası konusu olabilecek bir konu açıldığında anında susturmalısınız, susturamazsanız toplantıyı terk etmelisiniz. Tarikat, siyaset, özel faaliyet kimsenin kimseyi yönlendirmediği başlıklar olmalıdır. Yönlendirme olursa terk etmelisiniz. Kadınların birbirlerinden etkilenmede hassas oldukları unutulmamalıdır. Birbirini kışkırtma gibi bir durum uyarı konusu olmalıdır. Çocuk eğitimi, aile düzeni gibi konularda kültür aktarımı faydalı bir iş olarak görülmelidir. Mümkünse her toplantı birkaç âyet okunarak başlamalı ve bir hadis şerhi ile beraber kısaca okunmalıdır ki bereket olsun. Vakit hassasiyeti önemlidir. Şu kadar saat için toplanıyoruz diye bilinmeli ve o saat limiti aşılmamalıdır. Toplantı bittiğinde şu dua okunmalıdır: سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ ، أَشْهَدُ أَنْ لا إِلَهَ إِلا أَنْتَ ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Hocam bir arkadaş grubumuz var. Hepimiz evli ve çocukluyuz. Hem çocuklar sıkılma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Annenizin bakıma ihtiyacı var ve diğer kardeşlerinden biri o ihtiyacı göstermediği için seni yanında istiyorsa gitmek zorundasın. Onun emri senin için bağlayıcıdır. Annen sana acıdığı için mesela seni yanında görmek istiyorsa onu ikna ederek izin al git ki, yaptığın işten bereket göresin.

Hocam biz on bir kardeşiz, ben en küçükleriyim. Yirmi bir yaşındayım ve İstanbul
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bütün samimiyetimle seni ve eşini tebrik ederim. Diyebilirim ve umarım ki ailece cennetteki bir üzüm salkımına elinizi temas ettirdiniz de ha kopardı ha koparacak kadar güzel bir noktadasınız. Allah mübarek etsin. Tekrar ve tekrar tebrik ederim sizi. Kesinlikle güzel bir iş yapıyorsunuz ve güzel sürdürüyorsunuz. Doğrusu imrendim size, hem de çok imrendim. Tavsiyemi şöyle özetleyebilirim: -Bu süreçten niyetiniz kadar sevap kazanacaksınız. Niyetinizi, ihlasınızı yüksek tutun. Şeytanın sizi rahat bırakmayacağını tahmin edebilmelisiniz. - Size o kızlar tamamen yabancınızdır diye tespit yapanlar isabetli bir tespit yapmış. Esasen de tam olarak dinimizin hükmünü iletmişler size. Yalnız bir fark var. O fark da şudur: Siz o çocuklar için bir doktor hükmündesiniz. Doktorun hastası ile olan ilişkisindeki ayrıntıların sizin için de muteber olacağını zannederim. Doktora, karşı cinsi tedavi ederken tanınan ruhsatın bir benzeri size tanınabilir. Örtüsü başındayken elinizle teselli etmeniz örneği biraz riskli bir örnek. Bu da dâhil olmak üzere yüzde yüz garantide hissetmeden kendiniz çocuklarla ilgilenmeniz, onlara babalık yapabilmeniz bir yandan gerekli bir yandan da alternatifsiz gibi duruyor. Gevşememek, eşinizle mümkün olduğunca bir arada olmak gibi tedbirler alarak devam etmenizi tavsiye ederim. -Bu çalışmayı yürütürken psikolojik destek almanız çok önemli ve zorunludur, asla ihmal etmeyin. Aynı şekilde devletin yabancı çocuklarla ilgili kurallarıyla da sürtüşmeyin. -Sizin kız çocukları karşısındaki durumunuzun bir benzerinin eşiniz açısından erkek çocukları için geçerli olacağını unutmayın. -Bu yaptığınız bereketli işin sizi kendi çocuklarınıza karşı babalık/annelik eksikliğiyle itham edilecek duruma getirme riskine çok dikkat edin. -Önceki dönemlere ait taciz ve benzeri iddiaların ne kadar ve nasıl var olduğunu bilmiyoruz ama sık sık öyle bir gündem çocukların ilerlemesini engelleyebilir. Bu başlık psikolog kardeşlerimizi çok ilgilendiriyor ama bir yandan da hayatın ilerlemesi gerektiğini, “insan” kelimesinin unutmak anlamındaki “nisyan” sözcüğünden türediğini unutmamak gerekir. Geçmişteki sıkıntıları ebedîleştirmeme yönünde gayret etmeli, çocukları bu şekilde mümkün olduğu kadar yönlendirmeliyiz. -Bildiğin olumsuz örneklerden yola çıkarak bir hususu daha hatırlatmak isterim: Gönül ister ve akıl der ki bu çocuklarla bu kadar samimi ilgilenmenin doğal sonucu, onların bu hizmeti yapanlara karşı minnet duygusu içinde olması ve kendilerinden beklenene uygun bir yaşantı içinde olmalarıdır. Dilerim böyle gerçekleşir ama siz en kötü sonuca hazırlıklı olun ki manevî bir yıkım yaşamayasınız. Böyle olmaması için dua edin. -Bu çocuklar nedeniyle size yapılan maddî desteklerin her an sizin için bir şayia nedeni olabileceği ve ailenizin de masumların duygusallığını sömürme iftirasına uğrama tehlikesine karşı tedbirli olun. Buna çok dikkat edin. Birilerinin size desteğini mümkünse bir dernek üzerinden kayıtlı hâle getirin. Bu mümkün değilse şahısları verdiklerinin nasıl değerlendirildiğiyle yüzleştirin. Bugünün gülücükleri ve dualı tebessümleri sizi aldatmasın. -Çocukları en erken zamanda iş sahibi yapmaya çalışın. Onların iş sahibi olmaları iyi bir eğitim olur. Hafızlık ve benzeri eğitimlerini ise psikoloğun izni kadar yürütün. Önce insan kalitesi, sonra bilgi diye bir planınız olmalıdır. Allah yardımcınız olsun. Size imrendim. Özellikle de eşinizin bu yükün altına girmesi pek mübarek bir iş, ne mutlu. Sizin için dua ederim. Sizden de dua beklerim. Benim size desteğim olacağı minvalinde bir kanaatiniz olursa o desteği vermeye hazırım. Allah'a emanet olun.

Hocam, babaları Suriye'de vefat ettikten sonra Türkiye'ye gelmiş yedi yetimle al
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu tür karmaşık konularda tek taraflı anlatımların adil karar vermeye yeterli olmayacağını zannediyorum. Kızımız mağdur kimliği ile durumu savcılığa taşıyabileceğini karşı tarafa iletmeli ve bir kereliğine de olsa boşama sözünü duymalıdır. Aksi takdirde ömrünün sonuna kadar şeytan onu “…zaten sen…” diye kemirir durur. Nikâha gelince de anlatılan kadarı ile nikâh olmasında şöyle veya böyle bir sorun görülmüyor.

Hocam ben İstanbul’da bir Kur’an kursunda Öğretici olarak görev yapıyorum. Bir k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bundan da beteri olabilir hatta dünya yıkılabilir ama sen ve ben elimizdeki fidanı dikmekle yükümlü değil miyiz? Kimse kalmadı ise sen ve ben yaşamıyor muyuz? Matem ibadet değildir ama gayret ibadettir. Umut ibadettir. Bir dakikayı değerlendirmek ibadettir. İbadeti yapmaya devam et.

Hocam ben kendine ümmetin ailelerini dert edinmiş çaresiz bir evladınızım, karde
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Babanız çocuklarının birinin yanına gitmeyi kabul eder de yine kimse bakmazsa o zaman bedduasında tam haklı olur. Bu durumuyla da evladı açısından elbette nahoş bir durum ve onun üzülmesi bir vebal ama babaya bakmamak, ayağına gitmemek değil de onu çaresiz bırakmak olarak ortaya çıktığında büyük bir vebal olur. Sizin eşinizin durumu da şu şekilde olabilir: Eşiniz babanızla dar bir evde aynı çatıda yaşamak için oraya gideceğinizde kabul etmeyecekse bunda hakkı vardır. Babanızın bulunduğu veya herhangi bir şehre gittiğinizde gelmeme gibi bir hakkı yoktur. Nikâh akdinde böyle bir şart koşmuş siz de kabul etmiş olsa idiniz şimdi haklı olurdu. Sizin de boşanma gibi bir afeti aklınıza getirmeniz hiç doğru değil, dert içinde neden dert üretiyorsunuz? Eşinizin aile büyüklerinden de yardım alarak ve siz de verdiğim örnekte olduğu gibi durumu biraz esneterek çözüm üretmeye bakın. Hayat bu, böyle geldi böyle gidecek. Eşinizi de bir gün bakıp bakmamayı konuşacak doğurdukları. Gelecek uzak değildir. Allah yardımcımız olsun.

Hocam ben imam olarak görev yapmaktayım. Evliyim ve iki küçük kızım var. Annem v

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.