İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, borcu olan bir kişi borcunu karşı tarafa ödemediği zaman, mesela 3-4 yıl geç ödenen bir borç aynı miktar da mı ödenmelidir? Paranın değeri 3-4 yıl sonra azaldığı için günlük enflasyon oranına göre bir hesaplama yapılıp yeni değer mi ödenmelidir?

Cevap

Borç verilen rakam aynıyla geri alınması gerekiyor. Elbette gecikme beraberinde bir zulüm getiriyor. Zalim kim ise o helallık istemelidir. Kendi gönlünden bir fark takdir edip vermelidir. Enflasyona göre belirlenmiş yeni bir rakam ise caiz olmaz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Borç, bir ticari ilişki değildir, iyiliktir. İyilikten kâr edilmez. Onun geciktirmesi ise zulümdür, helalliğinizi alması gerekir.

Selamünaleyküm hocam. Birisine 5-6 yıl önce borç para vermiştik. Fakat ödemedi.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Ortada bir zulüm olduğu kesindir. Bunun için helallik gerekir ama borç miktarını da değiştirmek yoktur. Aynısını geri verecek.

Hocam bir arkadaşım borç para almış üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra karş
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz, “şu kadar fark vereceksin” derseniz bu faiz olur ama o size fazlalık verirse sakıncası olmaz.

Hocam ben bir devlet kurumunda çalışmaktayım. 2021 yılının temmuz ayında bir ark
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu faiz denen işlemdir. Caiz olmaz. Şöyle olabilir: Siz ona istediği borcu verirsiniz. O size vaat ettiği günde aldığı kadarını geri verir. Sonra da size belli bir miktar hediye gibi bir miktar verir. Sizin ise öyle bir beklentiniz yoktur. Bu olabilir.

Hocam, bir esnaf arkadaşım benden belli miktarda para istedi. "10 bin ₺ bana ver
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir helalleşme mümkündür, caizdir. Allah'a emanet olun.

Hocam vadesi gelmemiş bir borcu, mesela 2500 TL, vadesinden önce ödediğimizde 20
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borç vermek bir külfete katlanıp iyilik yapmaktır. Paranın kaybı kadar sahibinin elinde bulunmaması da bir kayıp değil midir? Bankalar da zaten bu nedenle faiz almaktadırlar. Verilen borcun geri alınması esnasında kesinlikle bir ilave talep edilmeyecektir. Hem borç verip sevap kazanılacak hem de zarar edilmeyecek diyemeyiz. Her iyiliği bir bedeli olmalıdır. Vadesinde ödenmeyen borç bir zulümdür. Ödemeyen de zalimdir. Her zalim gibi borç geciktiren de Allah'ın huzurunda hesaba hazır olmalıdır.

Diyelim ki Allah rızası için borç verdim (karz-ı hasen), borçlu borcunu bir yıl

borç konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borç para veren biri parayı tahsil edeceği gün para yerine mesela prinç alabilir. Bu durum, önceden böyle anlaşılmadığı halde ödeme güne nakit sıkışıklığı sebebiyle olmalıdır ve mesela pirincin fiyatı da o ödeme günkü piyasa fiyatı ile tespit edilir.

Arkadaşıma borç para verdim. Ödeme yapması zor görünüyor. Bana paran verine piri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borcun alacaklıya farklı bir menfaat getirmemesi gerekiyor ki borçta faiz riski bulunmasın. Bu nedenle mutat yani eskiden beri devam eden akrabalık ilişkisinde mesela yazın köyden meyve göndermek gibi normal hediyeleşmeler dışında borçlunun alacaklıya hediye vermesi caiz değildir. Alacaklı bu hediyeyi almamalıdır. Özel konumu gereği hediyeyi geri veremeyen ise ya hediyeyi borçtan düşmeli ya da bir başkasına vermelidir.

Borçlu olduğum birine bir sebeple hediye götürdüm. Bana ağır bir tepki gösterdi.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İskat, insanın ölümünden sonra namaz ve oruçlarının yapılmamış olanlarının üzerinden düşürülmesi şeklinde anlaşılan bir meseledir. Bazı fakihler benzetmeler üzerinden yapılabileceğini söylemişlerse de Kur'an ve Sünnet üzerinden dayanağı yoktur. Üzerine kaza kalmış oruçları onun yerine tutma örneğinden sonuç olarak kılmadığı namazları da (namaz başı bir 'sadaka' vererek ölmüş kişiyi namaz borcundan kurtarma uygulaması yapılmaktadır. Kanaatimiz odur ki, bilhassa namaz için bir faydası yoktur.

Hocam, iskat konusu tam olarak nedir, dinimizde böyle bir şey var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz, aranızda borç ilişkisi yokken hediyeleşiyor, birbirinize ikramda bulunuyor idiyseniz onu devam ettirmenizde hiçbir sakınca olmaz. Böyle bir geçmişiniz yoktu ama araya borç ilişkisi girdiği için oluşturduğunuz bir hediyeleşme/ikram ortamı dinen sakıncalı olur. Bu şekilde durumunuzu tespit ediniz.

Ben yakın bir arkadaşımdan borç almak durumundayım. Size sorum şudur ki; bu kard
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Vasiyet yazmak genelde mal ile alakalı olarak bilinir. Aynı zamanda genel konularda da nasihat nitelikli vasiyet yazılabilir/yapılabilir, ona da vasiyet denir. Mal ile alakalı vasiyetin hükmü şöyledir: Vasiyet yazmak fukahanın ittifakı ile farz değildir. Bir müstahab/fazilet olarak kabul edilir ancak değişik durumlarda değişik hükümler alabilir: a- Ödenmemiş kefaret gibi dini bir vazifesi, resmi işlemlerle belgelenemeyecek borç ilişkileri gibi durumu olanların vasiyet yazması vaciptir. b- Varisleri zengin ama yakın akrabalarından yardıma muhtaç olanların bulunduğu birisinin onlara mal bırakacak bir vasiyet yazması ise müstahabtır. c- Mirasçıları mala muhtaç ve onun bırakacağı mal da az bir şey ise böyle birinin vasiyet yazıp başkasına mal bırakması mekruhtur. d- Malının üçte birinden daha fazlasını vasiyet edenin vasiyeti, -Zaten ona mirasçı olacak birine özellikle fazla alsın diye vaziyet yazması, -Haram bir şeye sebep olacak bir vasiyet yapılması, -Varislerin zarar göreceği bir vasiyet yapması haramdır.

Müslümanın vasiyet yazması farz mıdır yoksa sadece bir tavsiye midir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.