Fetva Meclisi
Soru
Ben yakın bir arkadaşımdan borç almak durumundayım. Size sorum şudur ki; bu kardeşimle ailecek görüşüyoruz. Gidiş gelişler oluyor aramızda. Benim bir borçlu olarak bu arkadaşıma ikramda bulunmamda sorun olur mu? Bu arkadaşım borcumu ödeyene kadar evime hiç çağırmayayım mı? Dikkat etmem gereken hususlar nelerdir?
Cevap
Benzer fetvalar
Borcun alacaklıya farklı bir menfaat getirmemesi gerekiyor ki borçta faiz riski bulunmasın. Bu nedenle mutat yani eskiden beri devam eden akrabalık ilişkisinde mesela yazın köyden meyve göndermek gibi normal hediyeleşmeler dışında borçlunun alacaklıya hediye vermesi caiz değildir. Alacaklı bu hediyeyi almamalıdır. Özel konumu gereği hediyeyi geri veremeyen ise ya hediyeyi borçtan düşmeli ya da bir başkasına vermelidir.
Borç aldığınız kişinin, sizin bir baskınız olmadan borç parayı size bağışlaması hakkıdır. Bu bir hediye türüdür ve sevaplı bir iştir. Kabul edin, teşekkür edin; o da iyilik yapmış olsun.
Bütün apartmana veriyor olması gerekmez. İkram, helal olsun diye herkese verilecek şeklinde bir şart yoktur. Siz bu konuda biraz abartıyorsunuz. Allah kabul etsin.
Bu bir özel hayat sayılmalıdır. Sizin bu denli derin sorunuz rahatsız edebilir ve size karşı gizliliğe teşvik olur. Siz de bu tür bir hassasiyet ya da fazla karışma türü bir ilgi varsa evlenmeyi yeniden düşünmenize bile değer.
O para size, ona haram olduğu gibi bir haram değildir. Ama sizin için de bir bereketsizlik olabilir. Zorlanmadıkça sokmayın onu evinize.
Borç alma anında vaat edilen şey faizdir, caiz değildir. Sözleşmede olmadığı hâlde ödeme gününde hediye gibi verilende sakınca yoktur.
borç konusundaki diğer fetvalar
İskat, insanın ölümünden sonra namaz ve oruçlarının yapılmamış olanlarının üzerinden düşürülmesi şeklinde anlaşılan bir meseledir. Bazı fakihler benzetmeler üzerinden yapılabileceğini söylemişlerse de Kur'an ve Sünnet üzerinden dayanağı yoktur. Üzerine kaza kalmış oruçları onun yerine tutma örneğinden sonuç olarak kılmadığı namazları da (namaz başı bir 'sadaka' vererek ölmüş kişiyi namaz borcundan kurtarma uygulaması yapılmaktadır. Kanaatimiz odur ki, bilhassa namaz için bir faydası yoktur.
Bu faiz denen işlemdir. Caiz olmaz. Şöyle olabilir: Siz ona istediği borcu verirsiniz. O size vaat ettiği günde aldığı kadarını geri verir. Sonra da size belli bir miktar hediye gibi bir miktar verir. Sizin ise öyle bir beklentiniz yoktur. Bu olabilir.
Vasiyet yazmak genelde mal ile alakalı olarak bilinir. Aynı zamanda genel konularda da nasihat nitelikli vasiyet yazılabilir/yapılabilir, ona da vasiyet denir. Mal ile alakalı vasiyetin hükmü şöyledir: Vasiyet yazmak fukahanın ittifakı ile farz değildir. Bir müstahab/fazilet olarak kabul edilir ancak değişik durumlarda değişik hükümler alabilir: a- Ödenmemiş kefaret gibi dini bir vazifesi, resmi işlemlerle belgelenemeyecek borç ilişkileri gibi durumu olanların vasiyet yazması vaciptir. b- Varisleri zengin ama yakın akrabalarından yardıma muhtaç olanların bulunduğu birisinin onlara mal bırakacak bir vasiyet yazması ise müstahabtır. c- Mirasçıları mala muhtaç ve onun bırakacağı mal da az bir şey ise böyle birinin vasiyet yazıp başkasına mal bırakması mekruhtur. d- Malının üçte birinden daha fazlasını vasiyet edenin vasiyeti, -Zaten ona mirasçı olacak birine özellikle fazla alsın diye vaziyet yazması, -Haram bir şeye sebep olacak bir vasiyet yapılması, -Varislerin zarar göreceği bir vasiyet yapması haramdır.
Zekât için TEMLİK şarttır. Temlik, zekâtı bir kişiye sahiplendirmek demektir. Şirket kişi değildir. Aynı şekilde bir camiye de zekât verilemez. Eğer şirket zararda ise ve borçlarını kapatamıyorsa bu, sahiplerinin borcu olarak kabul edilebilir. Şirketi olduğu hâlde artık bitmiş durumdaki biri kişi olarak zekât alabilir ama burada ne kadar bitti ne kadar önü açık olduğu hâlde mevcut durumu sıkışıktır diye bir inceleme yapılması gerekir.
Borç para veren biri parayı tahsil edeceği gün para yerine mesela prinç alabilir. Bu durum, önceden böyle anlaşılmadığı halde ödeme güne nakit sıkışıklığı sebebiyle olmalıdır ve mesela pirincin fiyatı da o ödeme günkü piyasa fiyatı ile tespit edilir.