Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Benim sorum bir vakıfta gönüllü olarak mefruşat veya diğer işlerde görev alıyoruz haftanın belirli günlerinde haliyle sabah saatlerinde gidiyor ikindiden sonra evimize dönüyoruz. Bazı kardeşlerimiz orda yeme ve içmenin doğru olmadığını savundu oysa bize şöyle bir açıklama yapıldı bu yere her ay düzenli olarak sadece orada görev yapanlara harcama maksadıyla vakfın havuzuna infak ediliyormuş. Bunun yanında yiyecek olarak infak edenlerde oluyor. İnfakını yapanlara zaten soruluyor veya kendisi söylüyor nereye niçin yaptığını söylüyor. Gerek yetim yurtdışı yurtiçi ne yapılanlardır mesela kermeslerde bizler paramızla alıyoruz çünkü o havuzdan gelen değildir. İşi vaktinden çok olanlar kitabınızda vakıf malı yememişti demiştiniz bizler ne yapmalıyız dediğim gibi sırf orada çalışanlar için verilendir peki bu vakıfta yeme içme ne kadar doğrudur? Bizim burada nasıl hareket etmemiz lazımdır? Şimdiden Allah celle celaluhu razı ve hoşnut olsun Es-selamünaleyküm…
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kur'an öğretmekten ücret almak caizdir. Almamak daha uygun ise de almakta sakınca yoktur. Yeter ki yaptığınızı Mus'ab gibi yapın.
Selamünaleyküm. Kimin yolunun yanlış olduğunu araştırmak görevimiz değildir. Kalbimizin ısındığı hangisi ise onunla beraber oluruz.
Aleykümselam. 'Vakıf veya derneği din gibi görmek' cahillikten başka bir şey değildir. 'Vakıf veya derneği gereksiz görmek' de akıllıca bir iş değildir. Her şeyi yerli yerine oturtmak gerekir. Bir mü'min ne vakıfta iyi mü'min olur diyebiliriz ne de evinde iyi olur diyebiliriz. Herkesin kapasitesi ve ihtiyacı farklıdır. Sizin gibi bir anne kadının evi en büyük merkezi olmalıdır. Vakıf ve toplantılara da evinden artan zamanlarında gitmelidir. Haftada dört gün az da olabilir çok da olabilir; bu kişiden kişiye değişir. Sizin kalbiniz orada huzur bulmadığına göre terk edin orayı. Yeni bir yer bulmaya çalışın. Öncelikle de eşinizin izin verdiği yer olsun. Dini kendisi gibi gören hocada da, vakıfta da hayır yoktur. Daha mutedil düşünün, abartmayın konuyu. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Kur'an öğretmekten ücret almak caizdir. Almamak daha uygun ise de almakta sakınca yoktur. Yeter ki yaptığınızı Mus'ab gibi yapın.
Selamünaleyküm. Vakıflara verilen bağışlar, şartlı ve şartsız olmak üzere iki sınıfa ayrılır. Şartlı bağış, 'şu şekilde veya şu kişiye' şeklinde sınırlandırılan bağış türüdür. Bu bağış, nasıl sınırlandırıldı ise o şekilde kullanılmak zorundadır. Diğer bağışlar ise serbest bağışlardır, serbest kullanılabilirler. Vakıf yöneticileri, kendilerine verilen bağışları kullanmada 'emin kişi' durumundadırlar. Bu emanet kuralına dikkat etmezlerse mesul olurlar.Sizin meselenizdeki durumda, özel isme verilmemişlerse bursları, bir dahaki aya aktarmakla da doğru yapmış olurlar.Vakıfların, verdiğimiz bursların boşa gitmesin diye, ayd bir kere bir konferans vermekle gençleri eğiteceklerini zannetmeleri boş bir beklentidir. Hiçbir genç ayda bir kere, bir seminer dinlemekle iyilerden olmaz. Vakıfların görevi, daha derin, daha yoğun işler üzerinden yürütülmelidir.
Selamünaleyküm. Sadece mü'minleri değil, bütün insanları kuşatan bir merhamet anlayışı ile yaşamak imanımızın gereğidir. Ne var ki, sizin gibi bir öğrencinin böyle bir sorumluluktaki hissesi mesela bir zenginin, bir üst seviyede bürokratınki ile aynı olamaz. Sizin bir âlime olarak yetişmeniz, ilminizi Allah için kullanmanız, akademik unvanlara takılmamanız şeytan için büyük bir yenilgi olacağına göre sizin, şu zikrettiğiniz gibi yetişmeniz, yapacağınız kermesten ve benzeri faaliyetlerden daha değerlidir. Bir başka mesele de, gençler böyle faaliyetleri yapıyorlar ama sonunda mesela kendi düğünlerine gelince Somali'de bir kasabayı doyurabilecek israfı yapmayı da kaçırmıyorlar. Demek istiyorum ki, işin edebiyatı ile uygulaması arasında fark olmamalı ki, samimiyetimize melekler inansınlar. Gayret ediniz ama ilk gayretiniz takva ile bezenmiş bir ilim için olsun. Çünkü sizin takva ile bezenmiş ilminizle biiznillah bir kurtuluş bekleme umudumuz olur. Allah'a emanet olunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu durum sadece Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme ait bir hüküm ihtiva etmektedir, bizim için geçerli değildir.
Selamünaleyküm. Öyle bir hayvanı salmak en doğru olanıdır. Eti yenen bir hayvan ise ve veteriner kesilmesinde sakınca görmezse kesilebilir.
Selamünaleyküm. Bunu bilerek yapmıyordu iseniz tekrar etmeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Tutmayın elinizle, en yakın çöpe atarsınız.
Selamünaleyküm. O tehlikenin yanında, insanların vakti israf ettikleri bir yer açmakla da iyi bir iş yapmamış olacaksınız. Hiç teşebbüs etmeyin.
Selamünaleyküm. Bir babanın çocuklarına hibede adil olması gerekir. Çocuklardan birinin beklentisi yok ya da durumdan şikâyeti yoksa onun da sakıncası yoktur. Gelinlerin böyle işlere karışmaya hiçbir dini hakları yoktur. Sadece fitne çıkarmış olurlar, seviyelerini düşürürler.