Fetva Meclisi
Soru
Yeni çıkan yapay zekâ ve yapay zekanın getirdikleri konusuna nasıl bakmalıyız? Kur'an da bunu söylemişti diyebileceğimiz bir notumuz var mı veya bunları kıyamet alameti gibi görmeliyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Teknolojinin baş döndürücü gelişmesini ne küçümseriz ne de abartırız. Neticede Allah'ın verdiği aklı kullandıkça insan ilerleyecektir. Her şey Allah'ın mülkünde ve onun izni ile gerçekleşiyor. Bugünkünden çok daha büyük ve akıl uçurtacak gelişmeler de olacaktır. Dünyanın ömrü uzadıkça bu gelişmeler beklenmelidir. Biz Müslümanlar olarak teknolojiyi geriden izleme hakkına sahip değiliz. Dünyanın en yüksek teknolojisi ne ise ona sahip olmaktan önce onu bizim icat edip sahiplenmemiz gerekir. Çocuklarımızın bu anlayışla yetiştirilmeleri bir nevi cihadımız da olabilir. Müslüman kimliğimizi koruyabildiğimiz sürece bu bir cihat işlevi görür. Şu kadar ki, her çocuk her alanda başarılı olamaz. Çocuklarımızın kabiliyet ve becerilerine dikkat ederek onları yönlendirmeliyiz. Bunu da anne baba değil uzmanı olanlar yapmalıdırlar. Bizim isteklerimize esir edilmiş çocuklar yetiştirmemiz beraberinde onları kaybetmeyi veya umulanın gerisinde kalmalarını getirebilir. Buna dikkat edelim.
Kıyamet günü Rabbimizin huzurunda hesap vereceğimiz şeyin adı yaşadığımız hayatımız, geçirdiğimiz saatlerimiz, ürettiğimiz işlerimizdir. Bizim imzamızla ortaya çıkmış bir şey kesinlikle bizim hesap gündemimizde olacaktır. O işi mekanik bir sistemle veya manüel bir sistemle yapmış olmamız ya da yapay zekâyı kullanarak yaptırmış olmamız Allah katındaki hesap açısından bir şey değiştirmiyor. Meseleye böyle bakmamız gerekiyor. Bunun özeti şudur: Biz Allah’a ve ahiret gününde yaptıklarımızın hesabını vermeye iman ettik. Elhamdülillah. Yeryüzünde tek başına yaşamamızla bizi gözetleyen yüzlerce denetçi ile beraber yaşamamız arasında bizim açımızdan bir fark olmamalıdır. Bizim denetçimiz yüreğimizdedir.
Ne yazık ki atsan atılmaz tutsan tutulmaz bir durumla karşı karşıyayız. Allah yardımcımız olsun. Boykot, fıkıhtan çok stratejik bir konu olarak görülmelidir. Küfre ve kafire karşı bir strateji oluşturmaya ne kadar muktedir olduğumuz ise ayrı bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Boykot yapmamız gereken işlerdendir ama sadece boykotla asıl yapmamız gerekeni beceremeyeceğimiz anlaşıldı. Bizim de sanayileşmemiz, bilim yolunda ilerlememiz hatta bunu ibadet heyecanı ile yapmamız boykottan daha öncelikli olmalıdır. Bu da ümmet adına hareket eden, nesil yetiştirme iddiasında olan partilerin, vakıfların, cemaatlerin yapacağı bir iştir. Umarım bu şuura kavuşmamız yakın olur. Birileri bu görevi üstleninceye kadar da biz bireyler olarak elimizden geldiği kadarını yapmaya gayret edeceğiz.
Yapay zekâ Allah Teâlâ’nın insana lütfettiği en büyük nimetlerden biri olacağa benziyor. Henüz tam yaygınlaşmamış ise de çok geçmeden hayatımızın bir parçası olabileceğini umuyoruz. Şunu bilmeliyiz: Allah Teâlâ’nın hiçbir nimeti sıfır sorunlu değildir. Her nimet beraberinde belli sorunlar da getirir. Müslüman iyiden kötüyü ayıran biri olduğu gibi iyinin en iyisini, kötünün de en az zararlısını ayırabilen insandır. Teknolojiyi kullanmakla ona esir olmak arasında bir denge kurulamadığı sürece kendimizi zarar ediyor kabul etmeliyiz. Yapay zekânın dine hizmette özellikle de hoca durumunda olanlar tarafından muhakkak kullanılması gerekir ama bu kullanma bizi asıl vazifemizden uzaklaştırmadan olmalıdır. Yapay zekâ, dine hizmette vakit tasarrufu, kaynak çokluğu, dil farkı engelini kaldırma gibi fırsatlar getirebilir. Daha çok insana ulaşma, yöre farklarının insana ulaşmada engel olmasını giderme, başka tecrübelerden daha çok istifade etmeyi de beraberinde getirecektir biiznillah. Yapay zekâ kullanımı bizi ana çizgimizden uzaklaştırmamalıdır. Bunun için de yapay zekâ kullanırken: İhlasımızın erimemesine, Onunla yaptığımız işin şeriatımıza uygunluğuna, Yapay zekânın kullanılması bir başka sakıncaya neden olmamasına, Yapay zekâ kullanmanın işimizde kaliteye vesile olmasına, Yapay zekâ ile insanların anlama düzeyini aşarak iş yapıp gayemizi yitirmemeye, Özellikle telif hakkı gibi hakları kollamaya özen göstermeye dikkat edilmelidir.
Yapay zekâ veya başka bir teknolojik gelişme iş gücü, işçi, işveren çerçevelerini daraltabilir veya genişletebilir. Bu nedenle insanlığın önündeki teknoloji nimetini ihmal etmesi gerekmez. Bu gelişme beraberinde işçilerin aleyhine bir iş daraltması getiriyorsa başka bir gelişme de yeni yeni iş alanları oluşturuyordur. İnsan oturmakla değil çalışıp üretmekle yükümlüdür. Bir hayat mücadelesi yapıyoruz. Bu mücadelede sıkıştığımız yerde teslim olmak hakkımız değildir. Kendimize yeni alanlar açmak ve sürekli bir nokta daha ilerisini hedeflemek durumundayız. Müslümanlığımız bunu gerektiriyor. Şüphesi bireylerden çok devletlerin bu gelişmeye karşı vatandaşlarını kollamaları gerekecektir. Bireyler bu alanda daha sınırlı ve yetkisiz durumdadırlar.
Bu tam anlamıyla bir KUL HAKKI ihlalidir. Kul hakkı dünyada suçtur ahirette ateştir. Cehennem Allah’a şirkten sonra en çok kul hakkı sorunu olanlarla dolacaktır. Mü'min insan asla kul hakkı olan bir işi yapmaz. Bu espri için de olsa aynıdır. Zamanımızın getirdiği her şeyi almak ve benimsemek zorunda değiliz. Teknoloji veya başka bir gelişme bizim için zarar veriyorsa ya da bir bölümü zarar veriyorsa ona karşı tavrımız olmalıdır. İmanımız bizi buna sevk etmelidir.