Fetva Meclisi
Soru
Yatsı namazının vaktiyle ilgili farklı görüşlerden dolayı yatsı namazının farzını ezandan önce ve sonra iki defa kılan kişi, bunlardan herhangi birisinin nafile olacağını düşünerek bunu yapsa ancak her ikisine de farz diye niyet etse bu namaz bozulur mu yoksa bu namazlardan birisi nafile yerine geçer mi? Bir vaktin namazının iki kere kılınamayacağını biliyorum ancak iki defa kılınca kendimi daha huzurlu hissediyorum. İhtiyaten, farz namazı farz niyetiyle iki defa kılmakta bir sakınca var mıdır? (Bunlardan birisi farz birisi nafile olur düşüncesiyle)
Cevap
Benzer fetvalar
İmam, kılınan namazın türü itibarıyla, kendisine uyan kişiden aşağı durumda olmamalıdır. Ancak cemaat imamdan daha aşağı durumda olabilir. Buna göre; nâfile namaz kılan kimse farz namaz kılana imam olamaz; fakat farz namaz kılan ise nâfile namaz kılana imam olabilir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/58-59; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 1/371; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/590; Desûkî, Hâşiye, 1/339; Buhûtî, er-Ravd, 134) Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: ‘‘Farz namaz, bir günde iki kere kılınamaz.” (Dârekutnî, es-Sünen, 2/285 [1544]; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, 2/78 [6675]) Bir vaktin namazı iki kere kılınamayacağına göre, ikinci kere kılınan namaz nâfile olacaktır. Bu durumda imam cemaatten daha alt konumda olacağından o kişinin imamlığı geçerli olmaz. Şâfiî ve Hanbelîlerde tercih edilen görüşe göre farz namaz kılacak olan kişi, nâfile namaz kılana uyabilir. Bu içtihatlara göre bir vaktin farz namazını kılmış olan kimse aynı vakit için başkalarına imam olabilir. Kendi kıldığı nâfile, cemaatin namazı da farz olarak geçerli olur. (Mâverdî, el-Hâvî, 2/316; İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/166)
Şeytanın ibadet üzerinden de bizi ezmeye çalışabileceğini unutmamalıyız: Farzları eksiksiz yapın. Namaz dışındaki farz görevlerinizi mesela evli iseniz eşe karşı görevlerinizi, ebeveyne karşı görevlerinizi yerine getirin. İnsan olarak onurlu bir hayat için gerekenleri yapın. Kur'an okumak, ilim öğrenmek gibi ihtiyaçları karşılayın. Artan vakitte de nafile kılın ama bu abartılı olmasın, şeytanın işini kolaylaştırmayın.
Allah Teâlâ sizi muhafaza buyursun, batıla karşı yardımcınız olsun. Hakkı tutan kaldıran mümin olmayı size kolay kılsın. Bir Müslüman için “namaz kılmamaya/ertelemeye ruhsat” hiç bir zaman olamaz. Dolayısıyla “o belirttiğiniz durumlarda namazı erteleyin” gibi bir fetva olamaz. Sizin durumunuzdaki bir müminin şu şekilde bir uygulama yapması mümkündür: 1- Namazı vaktinde normal zamanlarda olduğu gibi eda etmeye kararlı olun. 2- Bir darlık söz konusu olduğunda sünnetlerini bırakarak sadece farzı kılın. 3- Namazı ilk vaktinden son vaktine kadar erteleme ile uygun bir vakitte kılmaya fırsat bulamazsanız öyle bir durumda öğleyi ikindi ile sadece farzlarını birleştirerek kılabilirsiniz. Akşamı da yatsı ile birleştirerek kılabilirsiniz. Bu da şu demektir: Gün içinde öğleye vakit bulamayacağınız bir durumda ikindi vaktinin son anı olan akşam namazı vaktine kadar ikisini birlikte kılmanız mümkündür. Buna cem etme diyoruz. Aynı şey akşam ve yatsı için de yapılabilir. Ya da sıkışık durumlarda önceden vakit ayarlama imkânı varsa ikindiyi öğlenin vaktine, yatsıyı da akşamın vaktine çekebilirsiniz. Bu da caiz olur sizin için. Yeter ki namazsız bir gününüz olmasın. Sabah namazı için ise böyle bir uygulama yoktur. Yalnız bu uygulama sadece sizin gibi olağan dışı olayların baskısı altında olanlar için getirilmiş bir ruhsattır. Her şeye rağmen bunu da yapma fırsatınız olmaz ise siz niyetinizi namazı kılmaya hazırlıklı tutun. Silah bırakıp kıbleye yönelemezseniz Allah Ğafûrdur. Allah yardımcınız olsun.
Buluğ çağına girdiğiniz tarihi biliyorsanız, o tarihten itibaren; bilmiyorsanız on beş yaşından gün aldığınız tarihten itibaren namaz başladığınız güne kadar üzerinizden kaç vakit namaz geçtiğini hesaplayın. Ondan sonra da yaptığınız gibi bir kaza takvimi yapın. Mesela 2000 sabah namazı, şu kadar öğlen namazı diyerek borcunuzu bilin. Her fırsatta da 'üzerime kaza kalan son sabah namazı' diyerek bir namazı kaza edin. Sadece farzları kılacaksınız. Bir de vitir namazını. Yalnız sabah ve ikindi namazından sonra kılmasanız daha iyi olur. Başka yapacağınız bir şey yok. Tövbenizde samimi oldukça endişe etmeyin. Allah ğafûrdur, rahimdir.
Vitir namazının farz olmadığı kesindir. Farz ile Sünnet arasında bir yerde durmaktadır vitir namazı. Bu da şu demektir. Kılınmaması mesela sabah namazının kılınmaması gibi değildir. Ama diğer Sünnet namazlar gibi de değildir. Vitir namazını böyle bir ortalama konumda görmemiz gerekiyor. Vitrin kılınacağı vakit de Yatsı namazının sonrası ile imsak vakti arasında kalan zaman dilimidir. Terk etmeyeceğimiz bir namaz olarak bakacağız vitre.
İkindi ve yatsının ilk sünnetleri kılınmasa da onların yerine kaza namazı kılınsa bundan bir sakınca oluşmaz. “Böyle yapması gerekir” şeklinde anlaşılırsa o yanlıştır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bir kişinin sütbabası normal babası gibidir. Sizin açınızdan bakıldığında eşinizin normal babasını nasıl görüyorsanız sütten babasını da öyle göreceksiniz. Özel bir fitne söz konusu değilse kayınpederiniz gibi davranabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Bu bir risk işidir. Gazeteciliği daha büyük ve daha riski az alanlarda düşünün. Şimdiden kadın saçı düşünmeniz iyi değil.
Koyun cinsi hayvanların kurban edilebilmeleri için en az bir yaşında olmaları gerekir. Sadece şöyle bir istisna olabilir: Koyun. Altı ayı geçmiş ama bir yaşından daha büyük gibi görünüyorsa o da kurban edilebilir.
Bu şu demektir: Senin doksan gün oruç borcun vardır. Bunu bir kenara kaydet. Kış günleri gibi kolay oruç tutabileceğin zamanlarda bu doksan günü birer birer de olsa bitireceksin. Aynı zamanda tutman gerekmez. Doksan gün borcunu bitir de nasıl bitirirsen bitir, diyebilirim sana. Geçmiş olsun.
Bu durumun sizin ona yer satmanız açısından bir sakıncası yoktur. Nasihatinizi yapın elbette ama onun para kaynağı sizin meseleniz değildir.
Erkeğin ölen eşini mezara indirmemesini tercih ederiz ama zorunlu durumda indirebilir.