Fetva Meclisi
Soru
Küçük bir şirketimiz var. Şirketi ben yönetiyorum. Hayır kurumları şirketimize geldiğinde yardım istiyorlar. Ben de yönetici olduğum için veriyorum. Ortaklarımızdan biri bundan rahatsız oluyor. Benim yaptığım yanlış mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Ortaklar ticarî faaliyetlerde birbirlerinin vekilidirler. Bu vekâlet, ticarî faaliyet dışındaki alanları kapsamadığı için her birinin diğeri adına bağış (teberru) yetkisi yoktur. Dolayısıyla diğer ortakların izni olmadıkça şirket malından bağış yapmaları, sadaka, borç (karz) ve diğer ortakların zekâtını vermeleri caiz değildir. Zira ortaklıktan maksat, ticarî faaliyette bulunarak şirkete gelir sağlamaktır. Söz konusu tasarruflar ise ticarî ortaklıkta aranan bu amacı gerçekleştirmez. (Merğînânî, el-Hidâye, 3/14; Kâsânî, Bedâ’i, 6/71-72)
Aleykümselam. 'Mecburen' deyimi bir savunma değildir. Yeterli birikiminiz yoktu ise işe girmeyecektiniz. Öyle veya böyle bir hata işlemişsiniz. Tevbe ve istiğfar etmelisiniz. Tekrarını yapmamaya da azimli olmalısınız.
Borcun sahibi yani alacaklı mal sahibidir. Mal sahibi malı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Bu tasarruf çeşitlerinden biri de vekalet vermektir. Borçlu vekil olmayı kabul ediyorsa böyle bir vekalet caizdir. Vekalette vekil ile müvekkilin rızası şarttır. Alacaklı ortadaki borç kadar sadaka vermiş olur. O paranın sadakaya dönüşmesinden sonra da borçlu sorumluluğu üstlenmiş olur.
Selamünaleyküm. O kişinin malını ona geri vermeniz gerekir. Bizzat veremiyorsanız da bir yolla ona ulaştırmanız yeterli olur.
Ortakların oluşturduğu şirkette kazanç ya ortaklara dağıtılır ya da şirketin sermayesine ilave edilir. Her iki durumun da önceden konuşulması gerekir. Şirketi idare edenin ortaklardan birinin kârını onun bilgisi olmadan çalıştırması caiz olmaz. Bunun en basit ifadesi başkasının malını izinsiz kullanmak olur. Yeni dönemi nasıl sürdüreceğiniz konusunda aranızda anlaşın ve geçmiş için de helalleşin.
İnsanlardan belli bir hayır işini göstererek yardım toplayan o insanların o hayırdaki vekili gibidir. Vekil, kendisine vekâlet verilen işteki sınırlara bağlı kalmak zorundadır. İnsanlardan hayır isterken “bu hayrın yüzde şu kadarını ben alacağım” demediğiniz sürece aldatmış olursunuz. Aldatanın kazandığı helal olmaz. Asla böyle bir iş yapmayın.