Fetva Meclisi
Soru
Merhabalar. Nisa suresi 23. ayet ile ilgili soruları biliyorsunuzdur. Burada geçen "-anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur-" ayetinde " zifaf" kelimesi bütün meallerde cinsel birleşme olarak alınmış. Bu islamı eleştirmek için çok kullanılan bir soru ve ben net bir cevaba muhtacım. Şimdiden teşekkürler.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Erkek veya kadın böyle bir talepte bulunmuyorsa yani durumdan şikâyetçi değilse süresiz bir şekilde de olsa bunun zararı yoktur.
Belirttiğiniz büyük günahı yani Allah’a küfretmeyi yapan bir insan dinden çıkmış olur. Eşi ile nikâhları da o anda biter. Eşinin iddet bekleme süresi (üç hayız dönemi) geçene kadar tekrar tevbe edip iman ederse yeni bir nikâha gerek kalmadan bir araya gelebilirler. Bu süre içinde tevbe etmezse iddet bitimi ile beraber nikâh da sonsuza kadar bitmiş olur. Yıllar geçse de durum böyledir. Daha sonra ne zaman tevbe eder ve yeniden evlenmek isterlerse iki şart önemlidir: a- İman ve tevbe gerçekleşmiş olacak. b- İlk evlilik gibi yeniden nikâh yapacaklar. Bu hükmü bu şekilde bilmeden dinden çıktığı hâlde karı koca olmaya devam ettikleri günler varsa, onun için Allah’a istiğfar edecekler. Ayrıca yapılacak bir iş yoktur.
Burada iki durum var. Birincisi, sen eğer gerçekten nikâh yaptı isen o ne derse onu yapmak zorundasın. Nikâhınız uyduruk bir nikâh ise zaten nikâhlı sayılmayacaksınız. Ailenin yanında kalman bir mani sayılmaz. Annen senin onunla bir arada olmana izin vermiyorsa izin verdikleri nikâhın anlamını bilmiyorlardır. İkincisi, fiilen bir araya gelmenize mani bir ortam varken onun böyle bir istekte bulunması bir çocukluktur. Senin de onun da çocukluk yapmamanız gerekir. Sabredin, sabretmeyene bereket gelmez, işi de hayırlı olmaz.
Selamünaleyküm. Gizli nikâh nikâh değildir. Şahitleri olmayan nikâh yoktur. Boşamanın da anlamı olmaz böylece.
Nikâh kıyıldıktan sonra henüz zifafa girilmeden yapılan boşama geçerlidir. Bu durumda bir bâin talâk meydana gelir. Kadının yeni bir evlilik için iddet beklemesi gerekmez. Erkek, boşadığı kadınla tekrar evlenmek isterse, ancak yeni bir nikâhla evlenebilir. Zifaf veya halvet-i sahîha olmadan yapılan boşamalarda mehir önceden belirlenmişse kocanın, mehrin yarısını kadına vermesi gerekir. Mehir belirlenmemişse kocanın, bütçesine ve toplumun örfüne uygun bir hediye (müt‘a) vermesi gerekir. Boşanan çiftler arasında zifaf veya halvet-i sahîha olmuş ve mehir de önceden belirlenmiş ise mehrin tamamının verilmesi gerekir. Şayet mehir önceden belirlenmemiş ise mehr-i misil verilmelidir. Mehr-i mislin miktarı kadının baba tarafından akrabaları arasında kendi konumuna denk kadınların aldığı mehir miktarıdır. Bu durumda kadın yeni bir evlilik için iddet beklemelidir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/102-103, 131, 172-173)
Eşinizin size "kâfir" demesi ve ağır hakaretler etmesi dinen son derece ciddi bir konudur. Bir Müslümanı kâfir olarak nitelemek büyük bir günahtır. Peygamber Efendimiz aleyhisselam şöyle buyurmuştur: "Kim birine 'Ey kâfir!' derse ve o kişi gerçekten kâfir değilse bu söz sahibine döner." (Buhârî, Edeb 73; Müslim, Îmân 111) Nikâh açısından ise iki durum vardır: Eğer eşiniz, sizin gerçekten İslam’dan çıktığınızı kastederek "kâfir" diyorsa bu küfür hükmüne girer ve kendisi İslam'dan çıkmış olabilir. Bir kişinin küfre düşmesi durumunda nikâh da düşer. Eğer öfke ile bilinçsizce veya aşağılamak amacıyla söylemişse bu küfür hükmüne girmez ama büyük bir günah işlemiş olur. Bu durumda nikâh düşmez ancak şiddetli bir günah işlediği için tövbe etmesi gerekir. Aile içi saygısızlık ve psikolojik şiddet, İslam’da kabul edilemez. Peygamber Efendimiz aleyhisselam, "Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır." (Tirmizî, Menâkıb 63) buyurmuştur. Evlilikte temel değerler olan sevgi, merhamet ve saygı bozulduysa kadının hakkı gözetilmelidir. Kocanız sürekli kötü davranıyor, hakaret ediyor ve psikolojik şiddet uyguluyorsa öncelikle eşinizle ciddi bir konuşma yapmalısınız. Onun bu davranışlarını kesinlikle kabul etmediğinizi belirtmeli ve tevbe edip değişmesi için adım atmasını istemelisiniz. Bu konuda aile büyüklerinden veya güvenilir saygın bir âlimden destek alabilirsiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Oradaki evi satmak niyetiyle yani ticaret maksadı ile yaptırmıyorsanız zekâtla bir alakanız yoktur. O kooperatife emlakçı mantığıyla yani ticaret için girdi iseniz söz konusu parayı ticari bir mal gibi zekâta tabi tutarsınız.
Selamünaleyküm. Bu durumda bir gün kaza etmeniz yeterlidir. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. İhtilafsız bir namaz için ezan okunmadan selamı vermiş olmanız gerekir. Rekât ise, rükü yapılıp secdeye gidilen hâle denir.
Selamünaleyküm. Orucu bozmaya niyet edip eyleme dönüştürmemek orucu bozmaz. Orucu eylem bozar.
Selamünaleyküm. Niyete rağmen imsak vaktine kadar yiyip içebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Şeker hastalığınızın boyutu hakkında doktorunuzdan alacağınız bilgiye göre hareket edebilirsiniz. Çünkü oruç tutup tutamayacağınıza doktorun karar vermesi gerekir. Tabiiki doktorunuzun oruç tutan bir mü'min olması gerekir.