Fetva Meclisi
Soru
Hocam, evleneceğim kişi 'zina ettiğini' itiraf etti ve bundan pişmanlık duyduğunu söyledi. Ben çok düzgün bir ailede yetiştim. Annem hoca, babam ilahiyatçı. Başıma böyle bir şey geldi. Ben bu kıza aşığım ve onu düzeltebileceğime inanıyorum. Ama daha önce zina yapan kadınla evlenilip evlenilemeyeceği hakkında birçok fetva okudum belli belirsiz, bu nedir; mekruh mu, haram mı ya da mübah mı? Nur suresindeki ayetleri okudum ama anlayamadım. Anneme babama da soramıyorum. Hayatımda hiç utanmadığım kadar utandım, boynum bükülmediği kadar büküldü. İnsanların yüzüne bakamıyorum. O insanı öylece kenara atmak da istemiyorum çünkü ben bırakırsam yine benzeri bir hayata devam edecek. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Büyük bir tevbe ile Allah'a dönmeniz gerekir. İstiğfar edeceksiniz. Yaptığınızın adı zinadır. En ağır günahlardan birini işlediniz. Allah'tan başkası sizi affedemez. O'na dönün. Dönüşünüzdeki samimiyeti O'na ispat edin.
Kızım; • Bu geçmişin için ciddi bir tevbe sahibi ol ve tevbeni hayatın kadar değerli bil. Şeytan seni bir daha asla kandıramamalıdır. • Bu geçmiş sıkıntıları kendin için iyi bir ders yapmalısın; bak şeytan böyledir işte. Yuvarlar yuvarlar da seni sen uçurumdan düşerken kıs kıs güler. Bunu kendine ölümsüz bir ders yap. • O kişi ile bir daha mutlu olamazsınız büyük ihtimalle. O, seni her zaman çürütebileceği, ezeceği bir geçmiş serüveninle tanıdı. Onu aklından sil. • Hiçbir insana, annene, eş adayına hatta KENDİNE BİLE bu rezaletleri anlatma. Anlatma. Anlatma! Allah’ın gömdüklerini açma. • İbadetlerine sarıl. Zikirler yap. Ve ruhunu bu düzeyden daha yükseklere kaldır. Allah’a emanet olasın kızım.
Selamünaleyküm. Bu durumda sizin, kendi onurunuzu da dikkate alarak uzaktan yönlendirmeniz uygun düşer. Tavsiye edin, yönlendirin; uzaktan olsun. Evlendirmeyi iyi düşünmüşsünüz. Ama kimsenin namuslu kızını aldatmayın. Kendi kapağıyla yuvarlansınlar. Bizim vazifemiz, iyiliğe delalet etmek, iyileşmesi için yardım etmek olmalıdır. Çok da üzerine yığılırsanız naza çeker, işi uzatır. Bırakın biraz kendi düşünsün. Sizlere dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Şunu bilmeliyiz: Tevbe yüzde yüz temizler. Yüzde yüz! Zina eden ve hâlâ tövbe etmeyen biri kesinlikle temiz biri ile evlenemez. Tövbe eden ise, tövbesinde samimi ve ısrarlı ise temizdir. Herkes gibidir. Geçmişindeki hatayı beyan ederek, onu kabul eden biri ile evlenebilir.
Selamünaleyküm. Ateş, ateştir. Herkesin yanması muhtemeldir ateşten. Bu sizin için büyük bir ders olsun. Kendiniz ve insanlığı bu ateşten korumak için mücadele etmeye azimli olun. Ortada bir zina yoktur.
O hocalar bir gün Medine'de Ömer'in başta olduğu devlette iken bunu söylesinler. Samimi bir tevbenin kapatamayacağı hiçbir günah yoktur. Hiçbir günah!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kullanımı mübah olan sanat eserlerinin ticari kullanımı koruma altına alınmış ise buna riayet etmek gerekir.
Faizle yapılan bir iş, 'şöyle durumlarda, böyle işlerde caiz oluyormuş!' sözleri, ölüm yerine riskli bir ameliyata girmek gibidir. Evet, caizdir diyen var ama bu ağır bir risktir. Uzak durun, kurtulun. Allah yardımcınız olsun.
Mesele sadece el bağlamakla bitmiyor ki? Her meseleyi bu şekilde araştırmaya ne kadar vaktiniz ve imkânınız olacak? Ayrıca zayıf diyenlerin yanında, değil diyenlerin de bulunduğu bir tartışma ile karşılaşınca ne yapacaksınız? Şunu bilmekte yarar vardır: Mezhepler, kör bir taassubun sonucunda oluşmamıştır. Daha makul düşünerek yolumuza devam edelim. Allah'a emanet olun.
'Tecdid' yenilemektir. Buradaki yenilemeden iki kasıt vardır. Birincisi, 'ola ki eskimiştir, yenileyelim!' tarzındaki anlayıştır ki, yaygın olan budur. Fıkıh açısından bir dayanağı yoktur bunun. Özellikle nikâhın bu şekilde yenilenmesi mümkün değildir. İmanın yenilenmesi ise bir tür istiğfar olacağından mümkündür. İkinci yenileme çeşidi ise, bozulan nikâhın eğer üç talakla tamamen kaybolmamış ise kadının da onayı ile yapılacak yeni bir akit şeklinde gerçekleşir. Genelde yapılanın bu olmadığı aşikârdır.
Kesinlikle tıbbî müdahale yapılmalıdır; tıbbî müdahalenin sonucuna göre tavsiyelerde bulunulabilir.
Kayınvalide veya kayınpeder anne ve baba hükmündedir. Eğer çok özel bir fitne söz konusu değilse ellerinin öpülmesinde bir sakınca yoktur. Ancak ulema bilhassa genç ve çekici olmak gibi bir fitneye karşı tedbirli olmak daha evladır. Kayın ise 'yabancı' hükmündedir. Çünkü evlilik için sürekli bir engel söz konusu değildir. Nisa suresinin yirmi üçüncü âyetinde kimin kime haram olduğu anlatılmaktadır. Bu hükümlerin önemli bir bölümü de oradan çıkmaktadır.