Fetva Meclisi
Soru
Hocam, babam zina yapıyor yaklaşık 15 sene den beri. Bunu bütün aile çevrem biliyor ve müdahale etmeye çalışıyorlar fakat olmuyor. Annem üç kardeşime ve bana babanızla konuşmayın diyor. Birkaç hafta sonra kendisi barışıyor ve ben kötü oluyorum babam ile. Kazandığım parayı alıp zina yapıyor. Kazandığım paradan dörtte birini dahi alamıyorum. Bir o gün sordum; “baba düğünümüz nasıl olacak hangi para ile yapılacak diye o da şöyle cevapladı; “ben de para yok kredi çekip yaparsınız” dedi. Ben de artık para biriktireyim dedim. Yani benim kazandığım paraya dokunmayalım ve kardeşlerimin düğününde bu parayla yapalım istedim. Fakat kazandığım 1 senelik para ancak eşyalarıma ve kendi özel giderlerime yetti. Babam da bana verdiği lokmaları zehir zıkkım kıldı. Evlendikten sonra para istedi inanmadı paramın yok olduğuna. Ben bu durumda babama karşı nasıl davranmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, Allah seni muhafaza buyursun. Aklını ve varlığını korusun. Hem annene hem babana karşı bir kusur işleme. Kötü evlat durumunda olma. Onları sevmek zorunda da değilsin. İyi bir evlilik yapıp kurtulunca onları da unutursun inşaallah.
Öncelikle sakin olun. Babanıza karşı öfke ve kırgınlığınızın sakinleşmesi için biraz uzak durun. Zamanla mesafeli bir şekilde görüşürsünüz. Bu süreçte kırıcı olmayın. https://fetvameclisi.com/fetva/zalim-bir-babaya-da-mi-saygi-gostermek-zorundayiz https://fetvameclisi.com/fetva/haramlar-icindeki-zalim-babaya-karsi-nasil-davranilmali
Seninle zina eden biri için “İYİ” sıfatını nasıl kullanıyorsun anlayamadım. Her şeye rağmen onunla evlenmen rezilliği gizlemeniz için iyi olur. Gerekiyorsa ailene mecbur oluşunu anlat. Ailenden birisine anlat, o annene babana dolaylı baskı yapsın. Bunu yapamıyorsan ve günaha girmeye devam edeceksen bari git devletin resmi kanalı ile evlen.
Babanızın rızası olmayan bir işten hayır görmezsiniz. Ailenizden birilerini aracı yapın, yalvarın ama onun gönlünü yapın. Babanız, evlilik sizin için artık farz haline geldiği hâlde evlenmenizi engeller ve size evlenebileceğiniz uygun başka bir alternatif göstermezse o zaman sizin istediğiniz evliliği yapmanızda bir sakınca olmaz. Allah'a emanet olun.
Evet, size vaat ettiği mehri vermek zorundadır. Size ait olan altınları almaya hakkı yoktur. Nikâh akdinde geçerli olan yalnız yaşama sözünüzde hakkınız vardır. Bunlar sizin hakkınız ama sırf bu nedenle boşanmaya kalkarsanız yarın içiniz yanar ve yaptığınıza pişman olabilirsiniz. Sabrı sonuna kadar zorlasanız daha iyi edersiniz.
Selamünaleyküm. Bir kız çocuğu çalışmak zorunda değildir, babası onun nafakasını temin eder. Sizin durumunuz ise kural dışıdır. Meseleye çalışıp kazandığınızı babanıza vermek şeklinde değil de, babanızın gönlünü yapmak şeklinde düşünmeye çalışın.
baba konusundaki diğer fetvalar
İnsani boyut, merhamet gibi duygusal bölüm dışında ele alındığında bir çocuk reşit olunca babası onun işini kurmak zorunda değildir. Herkes kendi işini kurar, hesabını yapar. İş kurala dökülürse durum böyledir.
Borçların ödenmesi vasiyetin yerine getirilmesinden öncedir. Acilen borçları ödeyin, malı kalırsa vasiyetini yerine getirirsiniz.
Sen üzerine düşeni yaptın. Bir kız çocuğu olarak yapabileceğin bir şey yoktur. Kurduğu sofrada yemeğini ye, o sorumlu olur. Sen kalbinden onay verme yeter.
İnsan ölünce bıraktığı malında dört hak oluşur: • Cenazesinin hazırlanıp defnedilmesi • Varsa borçlarının ödenmesi • Varsa üçte biri aşmayan vasiyetinin yerine getirilmesi • Bu görevlerden sonra geriye kalan malının mirasçıları arasında taksim edilmesi Miras taksimi, ölümden sonra olur. Ölmüş olmak şarttır. Ölmeden önce malı taksim etmek ise miras bölüştürmek değil HİBE ETMEKTİR. Çocuklarının kendisinden sonra kavga edebileceklerini, kendisi hayatta iken başarmalarını görmek istemesi, çocuklarının şeriat dışında bir sistemle malı bölmeye kalkışacaklarını anlaması gibi nedenlerle sağlığında malını çocuklarına bölüştürebilir. Bu bir hibe etme işlemi olur. Hibe etmekte de hiçbir sakınca yoktur. İnsan yabancısı olanlara dahi hibe yapabilirken kendi çocuklarına çok rahat yapabilir. Kendi sağlığında malını çocuklarına taksim eden birisi mirasta olduğu gibi kıza bir erkeğe iki şeklinde vermez. Erkeklerle kızları eşit tutar. (Sadece Hanbelî mezhebi âlimleri mirastaki gibi yapar demişlerdir.) Baba hayatta iken çocuklarına yaptığı bu hibeden dönmek isterse bu hoş olmamakla beraber makul bir gerekçeye dayanarak mesela çocuklarının malı heba etmeye başladıklarını gördüğünde hibesinden dönebilir. Hanefi mezhebi âlimleri dışındaki ulema bunu caiz görmüşlerdir.
1- Çocuk doğduktan reşit olana kadar baba onun velisidir. Aklı veya benzeri bir ehliyet sahibi olmasına mani engeli varsa o engel kalkana kadar yine velisidir. Veli ise velisi olduğunun üzerinde tasarruf hakkına sahiptir. Bu velilik hakkı, akıllı, Müslüman bir baba için geçerlidir. Aynı şekilde baba mal üzerinde savurgan harcama yapan biri ise bu velayet hakkı ondan alınır. Baba çocuğunun malı üzerinde velilik hakkını kullanırken maslahatı gözeterek kullanır. Sınırsız bir hak sahibi değildir. 2- Muhtaç ve kazanamayan bir baba çocuğunun malından yer, bundan dolayı da günaha girmez, çocuğu da vermemezlik edemez. Baba, muhtaç durumda değilse çocuğu küçük olsun büyük olsun malından alamaz. Cumhur ulemanın görüşü bu şekildedir.
Bir insan öldüğünde onun borçları terekesine yani geride bıraktığı malına kalır. Malı borçlarına yetmiyorsa, çocuklarının o borçları ödeme mecburiyetleri yoktur. Babalarına iyilik yapmış olmak için öderlerse onlar adına bir fazilet olur.