Fetva Meclisi
Soru
Selamun aleykum hocam. Benim babam bankadan sürekli kredi çekiyor. Babama anlatıyorum haram diye bunun faizle bir olduğunu söylüyorum ama beni dinlemiyor hayır haram değil diyor fakat bilmiyor yani inanmıyor. Benim ne yapmam lazım. Babam Namazlarını kılıyor fakat okumamış. Kabul etmiyor kaç defa haram dedim, artık bunu kapat alma dedim. Ne yapmam gerekiyor? Ben de yiyorum o ekmeği o yemeği. Kardeşlerim de yiyor yani boğazımızdan haram geçiyor. Korkuyorum. Ne yapmam lazım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir hanım kız olarak sen babanın malının sakıncalı olmasından sorumlu olmazsın. Beğenerek ve razı olarak onun malından alıp yeme, biiznillah mesul olmazsın.
Aleykümselam. Evet. Babanızın yaptığı haram olan bir faiz işidir. Nasihatinizi dinlemiyorsa sizin yapacağınız bir şey yoktur. Siz, kalbinizle tepkili olun, o duruma rıza göstermeyin. Sizin mesuliyetiniz olmaz inşaallah.
Aleykümselam. Bereketsiz bir harçlık alıyorsunuz ama sizin için babanıza olduğu gibi haram değildir o para.
Selamünaleyküm. Harama yardım etme ve hemen evlen!
Aleykümselam. Babanızın size verdiğinden yemenizde sakınca yoktur. Müstakil kimliğiniz oluncaya kadar kerhen de olsa yiyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Müstakil duruma gelinceye kadar dikkatli olun, direk haram değilse de size dolaylı bir haram vardır. İnşallah kendi başınıza bütçeniz olur.
baba konusundaki diğer fetvalar
İnsani boyut, merhamet gibi duygusal bölüm dışında ele alındığında bir çocuk reşit olunca babası onun işini kurmak zorunda değildir. Herkes kendi işini kurar, hesabını yapar. İş kurala dökülürse durum böyledir.
Bu durumda sen ona kötülük yapma, kaba konuşma. O kendi bataklığında kalsın. İyiliğine ve kurtulmasına dua et. Hayatı da en iyi şekilde yaşamaya çalış.
Babanızın evine dönmeniz babanızın emrine dönmeniz olur. İyi etmişsiniz, babanızın ve annenizin de duasını alırsınız. Tekrar evlenirken dahil olmak üzere babanızı yok kabul edeceğiniz bir iş yapmayınız. Allah Teâlâ eşinize rahmet etsin, size de sabırlar versin.
Babanız vefat ettiğinde babanızın mirası olarak nasıl bölüştü iseniz, babanız adına tahakkuk eden ne varsa onu o şekilde bölüşeceksiniz. Bu yeni tahakkuk edenler ölmeden önceki malı durumundadır.
Borçların ödenmesi vasiyetin yerine getirilmesinden öncedir. Acilen borçları ödeyin, malı kalırsa vasiyetini yerine getirirsiniz.
İnsan ölünce bıraktığı malında dört hak oluşur: • Cenazesinin hazırlanıp defnedilmesi • Varsa borçlarının ödenmesi • Varsa üçte biri aşmayan vasiyetinin yerine getirilmesi • Bu görevlerden sonra geriye kalan malının mirasçıları arasında taksim edilmesi Miras taksimi, ölümden sonra olur. Ölmüş olmak şarttır. Ölmeden önce malı taksim etmek ise miras bölüştürmek değil HİBE ETMEKTİR. Çocuklarının kendisinden sonra kavga edebileceklerini, kendisi hayatta iken başarmalarını görmek istemesi, çocuklarının şeriat dışında bir sistemle malı bölmeye kalkışacaklarını anlaması gibi nedenlerle sağlığında malını çocuklarına bölüştürebilir. Bu bir hibe etme işlemi olur. Hibe etmekte de hiçbir sakınca yoktur. İnsan yabancısı olanlara dahi hibe yapabilirken kendi çocuklarına çok rahat yapabilir. Kendi sağlığında malını çocuklarına taksim eden birisi mirasta olduğu gibi kıza bir erkeğe iki şeklinde vermez. Erkeklerle kızları eşit tutar. (Sadece Hanbelî mezhebi âlimleri mirastaki gibi yapar demişlerdir.) Baba hayatta iken çocuklarına yaptığı bu hibeden dönmek isterse bu hoş olmamakla beraber makul bir gerekçeye dayanarak mesela çocuklarının malı heba etmeye başladıklarını gördüğünde hibesinden dönebilir. Hanefi mezhebi âlimleri dışındaki ulema bunu caiz görmüşlerdir.