Fetva Meclisi
Soru
Babam vefat ettikten sonra kardeşler arasında mirasını bölüştük. Çok zaman sonra babam adına bir tazminat ödendi, emekli ikramiyesi yıllar sonra geldi. Bu yeni gelen parayı nasıl bölüşeceğiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Babanızın vefatından sonra onun vasiyeti varsı ve vasiyeti bıraktığı malın üçte birini aşmıyorsa o vasiyeti uygulayın. Borçları varsa o borçları sahiplerine verin. Artan malın % 12,5'i annenizin, %43,75'i sizin ve %43,75'i de ağabeyinizindir.
Selamünaleyküm. Anne ve babanızın vefatı ile beraber, sizden başka mirasçıları yoksa kalan malın İKİ hisse erkeğe BİR hisse kıza şeklinde bölünmesi gerekir. Anne veya babanızın bunun dışında bir taksimatı vasiyet etmelerinin bir anlamı yoktur. Sağlıklarında erkeğe aktarabilirler. Bu caiz olabilir ama vebale girmeyeceklerini söyleyemem.
Yatırdığı anaparayı biliyorsanız onu alın, harcayın. Gerisini de alın ve fakirlere verin.
Selamünaleyküm. Allah size de eşinize de imanla bitireceğiniz uzun ömürler nasip etsin. Siz vefat ettiğinizde, sizin adınıza kalan ne varsa o malın tamamının % 50 si, eşinize gerisi kardeşinize kalır. Eşiniz vefat ettiğinde ise kalan malın tamamının % 25 i size, 37,5 erkek kardeşe, 18,75'er kız kardeşlere kalır. Ancak eşiniz vefat ettiğinde kardeşleri ve siz, ona ait mallarda bu taksimi yapacaksınız. Size ait olan özel mal, onun ölümü ile mirasa ortak olmaz. Allah'a emanet olun.
Babanız ölmeden elindeki malı size taksim edebilir ama bu taksim miras gibi değildir. Sizin aranızda paylaşma şeklindedir. Babanız, taksim etmeden ölürse (bize amca ve halalarınızın varlığını bildirmediğiniz için onları yok sayarak cevap veriyoruz) siz aranızda ondan kalan malı şu şekilde taksim edersiniz: Kalan malın yüzde yetmiş beşi size, Yüzde yirmi beşi de ölmüş kardeşinizin iki kızına kalır.
Babanız kırk yıl önce vefat etmiş olduğu halde niçin mirası taksim etmediniz? Burada tüm mirasçılar olarak kabahatlisiniz. Ama varislerden biri/birileri istediği halde vermediyseniz kul hakkına girdiğiniz anlamına gelir. Çünkü ortada hâlâ teslim edilmemiş hak vardır. Bu tür durumlarda doğru olan ölen kimsenin borçları ödendikten sonra hemen mallarının varisleri arasında taksim edilmesidir. Şimdi yapmanız gereken babanızın bıraktığı malları/oranı/değeri tespit etmektir. Daha sonra her hak sahibine (erkeğe iki, kıza bir hisse olmak üzere) hakkını verin. Ayrıca varislerin her birisinden helallik almak zorundasınız. Eğer varisler miktara rıza göstermezlerse anlaşabileceğiniz bir miktar üzerine sulh yapın. Allah yardımcınız olsun.
baba konusundaki diğer fetvalar
Babanızın evine dönmeniz babanızın emrine dönmeniz olur. İyi etmişsiniz, babanızın ve annenizin de duasını alırsınız. Tekrar evlenirken dahil olmak üzere babanızı yok kabul edeceğiniz bir iş yapmayınız. Allah Teâlâ eşinize rahmet etsin, size de sabırlar versin.
Anne ve babanın evlada duasının/bedduasının kabule yakın bir dua olacağı şüphe götürmez bir hakikattir. Babanın evladına duasını peygamberin ümmetine duası gibi görmeye mecburuz. Bu birinci kuraldır. İkinci kural da şudur: Allah Teâlâ zulme razı olmaz. Babanın veya başka birinin haksız yere yaptığı beddua ya da konmaz yere koydurmaya çalıştığı dua tesir etmez. Zira her kul, Allah’ın himayesindedir. Bunun neticesi şudur: Kul, dua eden kim olursa olsun kendisinin haklı veya haksız ne durumda olduğuna bakması gerekir. Gerisinde Allah kulunu korur.
Beddua doğru değildir. Peygamber aleyhisselam efendimiz insanın kendi yakınlarına beddua etmesini nehyetmiştir. Umarız duaları ağır basar.
Sen üzerine düşeni yaptın. Bir kız çocuğu olarak yapabileceğin bir şey yoktur. Kurduğu sofrada yemeğini ye, o sorumlu olur. Sen kalbinden onay verme yeter.
İnsani boyut, merhamet gibi duygusal bölüm dışında ele alındığında bir çocuk reşit olunca babası onun işini kurmak zorunda değildir. Herkes kendi işini kurar, hesabını yapar. İş kurala dökülürse durum böyledir.
Bu durumda sen ona kötülük yapma, kaba konuşma. O kendi bataklığında kalsın. İyiliğine ve kurtulmasına dua et. Hayatı da en iyi şekilde yaşamaya çalış.