Fetva Meclisi
Soru
Hocam zina yoluyla hamile kalan bir kadın kırk gün içinde çocuğu aldırmak istese caiz midir? Ya da zaten zina olduğu için çocuğu aldırmak zorunda mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Kırk günü geçmiş bir hamileliğe müdahale sadece hayati bir tehlike anında söz konusu olabilir. Kırk günü geçmeyen bir hamilelik için de size en yakın müftülüğe giderek bizzat görüşün ve gereken cevabı alın. Sizin için daha hayırlı olur. Allah yardımcınız olsun.
Tıbbî veya benzeri bir neden olmadan ana rahmine düşen çocuğu aldırmak büyük bir vebaldir. 'Dininiz' size asla böyle bir imkân tanımıyor. Üç çocuk fazla değildir. Dört çocuk bile çok değildir. Sakın böyle bir işe bulaşmayın. İyi düşünün öyle karar verin.
Selamünaleyküm. Böyle sorular, kişinin kendisi tarafından ve doktor raporunun ayrıntıları ile sorulması gerekmektedir.
Sürpriz, hesapta olmayan şeye denir. Bebeğiniz ise siz ve sizin ecdadınız yaratılmadan binlerce sene önce Allah'ın kaderinde yazılmıştı. Ona belki bir nüfus kâğıdı henüz yazılmadı ama Levhi Mahfuz'da kayıtları var. Kırk günü geçmiş bir cenine ancak ölümcül bir nedenle müdahale edilebilir. Kırk güne kadar da yine ağır sebeplerle bu müdahale yapılabilir. Siz, kendi mutluluğunuzu, cennet umudunuzu baltalıyorsunuz. Tevbe edin, sıhhat ve afiyet üzere çocuk büyütmeyi size nasip etmesi için Allah'a sığının.
Selamünaleyküm. Sizin sağlığınız açısından bir tehlike olmadıkça rahimdekine dokunmayın. Sizin sağlık riskinizi de doktor belirleyebilir. Her halükârda bu da kırkıncı güne kadardır.
Böyle bir mesele için o kardeşimizin bizzat kendisinin bir müftüye gidip cevap alması gerekir. Can ile alakalı bir konuda siz de böyle bir aracılık yapmayın.
bebek konusundaki diğer fetvalar
Bu söylediklerinizin hiçbirisinin dini bir dayanağı yoktur. Zanla söylenmiş sözlerdir. Dinimiz böyle zanlarla yönlendirmez bizi. Helal ve kuralına uygun yaptığımız her iş doğrudur ve hakkımızdır.
Kalbi durmuş yani ölmüş bir bebeği doktorun alması anne sağlığı ile alakalı hassas bir ayrıntıdır, aldırabilirsiniz. Geçmiş olsun.
Endişelenmenizi gerektirecek bir durum değil bu, çocuklarda sıkça görülebilmektedir. İyi bir pedagog ile görüşerek sorunu çözebilirsiniz biiznillah. Sakın bu nedenle çocuk üzerinde olumsuz düşüncelere sevk etmesin sizi şeytan. Allah yardımcınız olsun. Âmîn.
Size TV’yi tamamen kapatın, atın diyemeyeceğim ama iki soruyu da nasıl cevaplarsınız onu da bilemem. Birincisi, nereden İslamî dediğiniz filmleri bulacaksınız? İkincisi de çocuğu nasıl sınırlayacaksınız? Dadandıktan sonra kontrol o kadar kolay değil. Ve şunu da biliniz, evet katkısı olur ama TV çocuk için tek çare değil. Kendinizi daha geniş bir alanda görmeye çalışın. İnterneti ilk dönemler için daha kolay kontrol edebilirsiniz mesela. Öyle veya böyle anne baba olarak siz kendi sorumluluğunuzu başka birine devretmeyin. Siz biiznillah yetersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Doğmamış çocuk için fitre vermek gerekmez.
İki yaşından küçük bir çocuk alınız. Onu anne olacak kişi emzirsin. Sütünü başka bir aletle çekip biberonla ağzına akıtmayla da olsa emzirsin. Bu emzirme dört beş kahve fincanı kadar olsun. Artık o çocukla aranızda hiçbir mahremiyet sorunu yoktur. Kendi doğurduğunuz gibidir. Kendi doğurduğunuzla ne olacaktı iseniz siz ve eşiniz için o odur. Sadece mirasınızı alması ona helal olmaz. Onu da önceden ona devrederek çözersiniz. Ona söyleyip söylememe meselesini onun ileri yaşlarında bir pedagog/psikolog nezaretinde çözersiniz. Şu anda bunu düşünmeniz gerekmez. Dinen ise onun sütannesi/sütbabası olduğunuzu söylemeniz gerekir. Bunun yaşını pedagogla görüşerek belirlersiniz. İnsanların kendi doğurdukları ile yaşadıklarını duyuyorsunuzdur. Bu muhtemel yavrunuzun da size neler getirebileceğini bilemezsiniz, siz her şeye hazır olun. Onu şımarık bir puta çevirmemeye bakın ki sizi de çiğnemesin ileride. Allah Teâlâ yüreğinize rahatlık versin.