Fetva Meclisi
Soru
İyi günler. Ben bundan birkaç yıl önce zina işledim (ilk ve tek olmak üzere). Aynı gün, aynı saat içinde o kadar derin bir pişmanlık yüreğimi dağladı ki izahı imkansızdır. Bir ben bilirim bir Allah bilir. Aynı günün akşamı vakit namazlarımı kılmaya başladım ve kendime öylesine çeki düzen verdimki Allah'ıma sonsuz şükürler olsun. O gün bugundür her namazdan sonra, her duamda ve defalarca tövbe ettim, pişmanlığımı dile getirdim. Ama bu işlemiş olduğum günah aklıma geldiğinde o kadar üzülüyorum o kadar karamsar duygulara kapılıyorumki, sanki artık ne yaparsam yapayım Allahın gözünden düştüm gibi hissediyorum. Ardından affolacağıma o kadar inanıyorumki, eğer dünya üzerinde bu günahı işleyip de bağışlanacak 1 kul varsa o da ben olacağım, ben olmalıyım diye düşünüyorum. Kuranı Kerim yer alan ilgili ayetleri araştırıp baktım ve Nur Suresinin 2.ayetinde zina edene 100 değnek vurun şeklinde bir ayet vardı. Ve bunu yaparken bunlara acıyacağınız tutmasın şeklindeydi, bir gurup mümin de bu cezaya şahit olsun yazıyordu. Bu bir ceza ise ben bu cezayı çekmek istiyorum, kim tarafından nerde dövülmem lazım. Ya da illa dövülmem gerekir mi. 2. sorum ise: Nişanlıyım ve Allah nasip ederse bi dahaki sene evleneceğiz, yıllar önce yaptığım bu günahı, evleneceğim kıza söylemeli miyim? Söylemek zorunda mıyım? Her kim şuan bunu okuyorsa teşekkür ederim. Allaha emanet olunuz. Hayırlı ramazanlar efendim.
Cevap
Benzer fetvalar
Af dileyin Rabbimizden. Tevbe edin! Allah'ın mağfireti dışında bir çıkışımız yoktur. Kurtuluşumuz O'nun bizi affına bağlıdır. Bundan sonra aynı hatanın yanından dahi geçmemek için şunlara dikkat etmelisiniz; - Zina günahına, haramına insanı sürükleyen ilk aşama gözdür. Gözünüzü kontrol altına almaya çalışın, ufacık gördüğünüz bir hatadan pişmanlığa koşun. Gözünüzü sizi kışkırtan şeylerden uzak tutun. - Gıdanıza, uykunuza özen gösterin. Düzenli ve yoğun bir hayatınız olsun. - Sizi olumsuz yönde etkilendiğini alenen gördüğünüz çevre, sosyal medya ilişkinizden uzaklaşın. - İşlemiş olduğunuz bu büyük günahı kimseye anlatmayın, yazarak dahi olsun tekrar o cümleleri kurmayın. Tevbe edin ve unutun. - İbadetlerinizle teselli bulun. İbadetle teselli bulduğunu düşündüğünüz insanlarla bir araya gelin, konuşun, takip edin. Bir kötülükten insan iyiliği hayatına geçirerek çıkabilir. Yaptığınız güzel amelleri artırın, dua edin, tevbe edin, namaz kılın, Kur'an’ı Kerim okuyun.
Selamünaleyküm. Uykunuz tam gelmeden yatağa girmeyin. Akşam yemeklerini hafif yiyin. Gündüzleri kendinize bir vakıfta, dernekte iş bulun; Allah rızası için çalışın. Sürekli Kur'an okumaya çalışın. Kendinizi dolu dolu bir ortamda tutun. Dua ederek yatın, bir zaman sonra rahat edersiniz.
Selamünaleyküm. Çok normaldir, iyidir de; neden merak ediyorsunuz, Rabbiniz var ve siz O'nun kulusunuz. Salın kendinizi O'na. Ondan sonra bastığınız toprak bile kurusun, endişelenmeyin. Kaç günlük dünya ki bu dünya? Yarın, cennetlerde bu sıkıntılarınızın sizi mutlu edeceğini bilin. Salın kendinizi Allah'ın rahmetine, gam etmeyin gerisini. Dertlere alışarak yaşayın. Dertlerden daha üstün olmayı bilin. Bakışınız böyle olsun rahat edersiniz. Yavrunuza sahip çıkın. Allah'a emanet olun. Allah kalbinize huzur, işinize bereket versin. Yavrularınız salihlerden olsun.
Aleykümselam. Hoş geldiniz, asıl yuvanıza, Rabbinizin huzuruna, insan kimliğinize, kaybettiğiniz uzun yıllara, boşlukta geçirdiğiniz zamandan sonra kanatlanıp uçacağınız zamanlara, kardeşlik dünyamıza, Cennet yolculuğumuza. hoş geldiniz. Mübarek olsun. Allah sizi kaymaktan, geri dönmekten muhafaza buyursun. Dik durun, taptaze kalın. Sakın eşinizle tartışmayın; onun da bir zamanı var, erken doğum için uğraşırsanız kaybeden siz olursunuz. Değişiminizle, merhamet ve nazik bakışlarınızla ona nasihat edin. Onu salın kendi dünyasına. Ahlâk olarak abes bir iş yapmadıkça karışmayın ona. Onu, sizin inceliğiniz ezsin gerekiyorsa. Zor ama sonucu kesin olan bir yoldur bu yolunuz. Şeytan, onu erken doğumla kurtarmak için sıkıştıracaktır sizi ama bilin ki, kaş yaparken göz çıkaracaksınız. Sabredin, susun, görmeyin, duymayın. Size dualar ederim, dualar, dualar. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Hiçbir engeliniz yoktur. Geçmişinizi karıştırmayın; eğer tövbenizde samimi iseniz, annenizden doğduğunuz gün gibi temizsinizdir. Yapamadım diye yılmayın, düştüğünüz yerden er geç kalkarsınız. Adım adım da olsa yola girin. Allah yardımcınız olsun.
1- Günahtan samimi bir tevbe etti iseniz, 2- O günaha tekrar dönmüyorsanız, pişmanlığınız devam ediyorsa, 3- İmani kimliğinizi koruyorsanız, salih amel yapmaya devam ediyorsanız, Şeytana aldanmayın; sizi geçmişinizle meşgul ederek oyalamak istiyor. Yolunuza devam edin. İyi işler yapmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
ceza konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Gurre, rahimde yaratılmış cenine müdahale edip öldürülmesine (kürtaj yapılmasına da diyebiliriz) karşılık konan bir cezadır. Yaklaşık iki yüz gram altın gurre bedelidir. Bu ceza, ölenin mirasçısı olacaklara verilir. Mirasçılar parayı almak istememeleri durumunda sadaka olarak verilebilir. Gurreyi, kişi kendi cebinden ödeyeceğine göre tarlasından veya başka bir malından verebilir Şunu da unutmamak gerekir ki, gurreden sonra tevbe ve istiğfar da gereklidir.
Vatandaşlık görevlerinden birini yapan duygusal olmamalıdır.
Selamünaleyküm. Namaz kılmayanın ahiretteki cezası bellidir. Dünyadaki cezası ise sanıldığı kadar yaygın ve kolay değildir. Başka tatbikatlarla bunu karıştırmayalım.
Selamünaleyküm. Can ve organ cezalarını devletten başkasının tatbik etmesi caiz değildir.
Selamünaleyküm. Böyle bir durumda aranızda sözleşme varsa o geçerli olur. Sözleşme yoksa, benzer durumlardaki örf yani muhasebeciler arasında biline gelen ve uygulanan uygulanır. Bu da yoksa, bir hakem tayin edilebilir.
Selamünaleyküm. Suudi Arabistan, kağıt üzerinde Şeriat ile yönetilen bir devlettir. Yasaları ve yönergelerinde bu hususa dikkat edilmektedir. Mesela faize müsamaha edilmemesi kanunlarda kayıtlıdır. Ceza kanunlarında da fıkıh kuralları önde durmaktadır. Bütün bunlar, Suudi Arabistan'ı ne kadar 'İslam Devleti' yapar bilemem, ortadaki durumu hep beraber görüyoruz. Böyle bir meselede Müslümanların, geçmişle geleceğin dengesini iyi kurmaları gerekmektedir. Bu da ancak uygulama anında ortaya çıkabilecek bir durumdur.