Fetva Meclisi
Soru
Selamun aleyküm hocam. Öncelikle sitenizden fazlası ile istifade ettiğimizi belirtmek istiyorum. Allah sizden ve ekibinizden razı olsun. Hocam muhasebe işi ile iştigal ediyoruz. Zaman zaman müşterilerimize çeşitli cezalar gelebiliyor. Bu cezalarda bazen bizden kaynaklı olabiliyor. Örneğin beyannameyi zamanında vermeme gibi. Bunun dışında biz mükellefin yapmak zorunda olmadığımız bir çok işini yapıyor ve herhangi bir ücret almıyoruz. Ve mükellefi çeşitli noktalarda çeşitli ceza ve sıkıntılarda kurtardığımız oluyor. Mükellef ile aramızda böyle bir ceza gelmesi durumunda cezayı kimin üstleneceği hususunda da her hangi bir ön görüşmemiz olmuyor. Ayrıca odanın belirlemiş olduğu ücretin altında ücret aldıklarımız da oluyor. Hakkımızı alsak tamam biz ödeyelim diyeceğiz ama bu halde bunu deme noktasında zorlanıyoruz. Mükellefe gelen bu cezadaki sorumluluğumuz nedir? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam.Böyle bir durumda aranızda sözleşme varsa o geçerli olur. Sözleşme yoksa, benzer durumlardaki örf yani muhasebeciler arasında biline gelen ve uygulanan uygulanır. Bu da yoksa, bir hakem tayin edilebilir.
Selamünaleyküm.İlke olarak sigorta caiz değildir. Zorunluluk veya kanuni gerekçelerle yapılabilir. Bu zorunluluk ve kanuni durumu da siz belirleyebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Böyle bir zorunluluğunuz yoktur. Sadaka vermeye alışmak için yaparsanız o zaman güzel olur. Zekât mükellefi olacak duruma gelirseniz de zekât verirsiniz inşaallah. Verirken de kime itimat ediyorsanız ona verirsiniz. Bir sefer bir camiye verin, diğerinde bir vakfa verin. Allah yardımcınız olsun.
Sözleşme ile beraber, sözleşmedeki hukuk belli bir tarih veya belli bir işten sonrasına diye kayıt konmamış ise imza anından itibaren caridir. Sözleşmedeki cezai müeyyide de muteberdir. Meşru bir gerekçeye dayanmadan cayan cezayı öder. Cezanın niteliği de çökertecek çapta olmamalıdır.
Selamünaleyküm. Öncelikle size, bu işi yaparken ehil birini danışman tutmanızı tavsiye ederim. Bu işi yapanlar daha sonra kardeşliklerini, arkadaşlıklarını mahkeme salonlarında tükettiler. Şeytan için iyi bir yatırım olabilirsiniz. Aman çok dikkat ediniz. Şirketinizi bir şahıs gibi kabul etmeniz de mümkündür, şirkette herkesin hesabını kendisinin tutacağı bir yol da izleyebilirsiniz. İkisinde de yapacağınız şeyin sonucu aynıdır. İsterseniz, şirketin üzerinden hesap yapın ama bu kimin yakınına verilecek gibi bir tartışmaya neden olabilir aranızdaki samimiyete zarar verebilir. Paranızı işletecek birine yetki verin, kuralları koyun, o yürütsün. Allah işinize bereket versin.
Selamünaleyküm. Onların yaptığı, size verdikleri sözde durmamaktır. Siz, aynısı ile karşılık verirseniz onların seviyesine inmiş olursunuz. Hakkınızın verilmediği yerde durmayın, ayrılın ama zulme zulümle cevap vermeyin.
ceza konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Can ve organ cezalarını devletten başkasının tatbik etmesi caiz değildir.
Selamünaleyküm. Suudi Arabistan, kağıt üzerinde Şeriat ile yönetilen bir devlettir. Yasaları ve yönergelerinde bu hususa dikkat edilmektedir. Mesela faize müsamaha edilmemesi kanunlarda kayıtlıdır. Ceza kanunlarında da fıkıh kuralları önde durmaktadır. Bütün bunlar, Suudi Arabistan'ı ne kadar 'İslam Devleti' yapar bilemem, ortadaki durumu hep beraber görüyoruz. Böyle bir meselede Müslümanların, geçmişle geleceğin dengesini iyi kurmaları gerekmektedir. Bu da ancak uygulama anında ortaya çıkabilecek bir durumdur.
Selamünaleyküm. Namaz kılmayanın ahiretteki cezası bellidir. Dünyadaki cezası ise sanıldığı kadar yaygın ve kolay değildir. Başka tatbikatlarla bunu karıştırmayalım.
Selamünaleyküm. Allah'ın bir hükmü kıyamete kadar kalır, değiştirilmez veya kaldırılamaz. Bireylerin ise bedensel cezaları tatbik etmeleri mümkün değildir. Afganistan'daki durum kaostan başka bir şeyle yorumlanamaz.
Selamünaleyküm. Evvela, resmi olmayan yollarla bu işi sürdürmeyin. Pek çok mümin dost çevresi bu nedenle dağıldı. Haklar zayi oldu. Resmi olan yollarla sürdürmenizi tavsiye ederim.Yaptığınız iş, bir faiz uygulamasıdır. Hizmet eksikliği gibi bir yöntemle mesela cezalandırın ya da caydırmaya çalışın.
Selamünaleyküm. Başında Halife'nin bulunduğu bir devlet olmadıkça Kur'an'ın koyduğu cezalar infaz edilmez. Hata edenler ya hatalarını ahiret’e taşırlar ya da tövbe ederler. Tövbelerinde samimi olurlar ve tövbelerini korurlarsa inşallah mesele kalmaz.Suç, itiraf edilirse infaz için sebep hazırdır. Aksi takdirde belge ile ispat edilen suça ceza verilir. Mesela zinada ya itiraf gerekir ya da zinada geçerli olan dört şahidin şahitliği.