Fetva Meclisi
Soru
Hocam Allah sizden razı olsun. Allah ilminizi arttırsın. Allah işlerinizde kolaylık ihsan eylesin. Hocam günümüzde tazir cezasını gerektirecek bir suç işleyen kimse tövbe etse suçunun cezasını üzerinden kaldırır mı? Hocam bir de şeriat devleti kuruldu diyelim, kişi suçunu itiraf etmesi mecburi mi dir? Örnekle açıklar mısınız? Allah sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Kul hakkı ile alakalı bir günah için sahibi ile helalleşmek şarttır. Onun dışındaki günahlar için samimi bir tövbe ve tekrar dönmemek yeterlidir. Devletin tatbik etmesi gereken cezalarla düşen günahlar vardır ama şu anda böyle bir imkân olmadığından en büyük umudumuz tövbedir. Allah yardımcımız olsun.
Yaşadığımız devlet ne olursa olsun biz, Allah’ın kuluyuz. Günah işlersek devletin cezasından önce Rabbimizin mağfiretini ararız. Tevbe kapısı açıktır. Samimi ve sürekli bir tevbe cezadan daha önemlidir.
Selamünaleyküm. Tevbenizi yapın. Tevbenizi koruyun. Tekrarından Allah’a sığının. İbadetlerinizi yapın. Gerisini Allah’ın mağfiretine havale edin.
Cennete girmemek için imansız ölmüş olmak gerekir. İmanla ölen için biiznillah sonunda cennet vardır. Belirli bir insanın bedenine, malına veya onuruna zarar veren de ondan helallik almadıkça kul hakkı ile öleceği için ahirette cezasını çekecektir ama cennete er veya geç girer biiznillah. Devletin yani kamunun malına zarar veren veya maruf olan yasaları ihlal eden de kul hakkı gibi bir hak işlemiş olur ama bu onun cennete girmesine mani olmaz. Tevbe etmesi veya devletin takdir ettiği cezayı ödemiş olması inşaallah yeterli olur. Yeter ki tevbesi samimi olsun.
Cennete girmenin ana şartı Allah’a iman etmiş olmaktır. İman edip imanın gereklerini yapanlar için cennet vaadi vardır. İman etmeyenler için ise cehennem vardır. İman etmemiş sayılan hiç kimse için asla cehennemden kurtuluş umudu yoktur. İman ettiği hâlde imana aykırı günah işleyenler, günahlarından hakkıyla tevbe ederlerse ve o şekilde ölürlerse onların da cennette olmalarında sıkıntı yoktur. İman ettikleri hâlde günah sahibi olanlar tevbe etmeden ölürlerse onların durumu Allah’a kalmıştır; dilerse affeder direkt cennete koyar, dilerse de cehenneme koyup belli bir ceza çektirdikten sonra cennete koyar. Kime ne yapacağını burada bilemeyiz.
Selamünaleyküm. Allah o gün yardımcımız olsun; karşılaşalım veya karşılaşmayalım, durum ağırdır. O kişiyle karşılaşsan o ağır, onu yaratan ile karşılaşsan o daha ağır. Kul hakkını düzeltip ahirete gitmekten başka çaremiz yoktur.Evet, orada da helalleşmek mümkündür ama bu bizim ibadetlerimizden öbürüne verilmek yoluyla olacaktır. Allah Teâlâ bir yolla onu râzı edebilir ama böyle bir garanti yoktur, umuttur o sadece. Karşımızdakinin zararı telafi edilebiliyorsa açıklamaya gerek olmayabilir. Allah yardımcımız olsun.
ceza konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu verdiğiniz örnekler 'ölmeyecek kadar' ölçüsü içinde olursa açlığı ne ile tarif edeceksiniz? Bu yöntemi yani bu kadar basit bir sorunu ölümcül görmeyi kullanmamalısınız. Direnin, inşallah bir çıkış yolu bulursunuz.
Selamünaleyküm. Evvela, resmi olmayan yollarla bu işi sürdürmeyin. Pek çok mümin dost çevresi bu nedenle dağıldı. Haklar zayi oldu. Resmi olan yollarla sürdürmenizi tavsiye ederim.Yaptığınız iş, bir faiz uygulamasıdır. Hizmet eksikliği gibi bir yöntemle mesela cezalandırın ya da caydırmaya çalışın.
Selamünaleyküm. Allah'ın bir hükmü kıyamete kadar kalır, değiştirilmez veya kaldırılamaz. Bireylerin ise bedensel cezaları tatbik etmeleri mümkün değildir. Afganistan'daki durum kaostan başka bir şeyle yorumlanamaz.
Selamünaleyküm. Suudi Arabistan, kağıt üzerinde Şeriat ile yönetilen bir devlettir. Yasaları ve yönergelerinde bu hususa dikkat edilmektedir. Mesela faize müsamaha edilmemesi kanunlarda kayıtlıdır. Ceza kanunlarında da fıkıh kuralları önde durmaktadır. Bütün bunlar, Suudi Arabistan'ı ne kadar 'İslam Devleti' yapar bilemem, ortadaki durumu hep beraber görüyoruz. Böyle bir meselede Müslümanların, geçmişle geleceğin dengesini iyi kurmaları gerekmektedir. Bu da ancak uygulama anında ortaya çıkabilecek bir durumdur.
Selamünaleyküm. Böyle bir durumda aranızda sözleşme varsa o geçerli olur. Sözleşme yoksa, benzer durumlardaki örf yani muhasebeciler arasında biline gelen ve uygulanan uygulanır. Bu da yoksa, bir hakem tayin edilebilir.
Selamünaleyküm. Can ve organ cezalarını devletten başkasının tatbik etmesi caiz değildir.