Fetva Meclisi
Soru
Hocam burada yere çöp atmanın ve tükürmenin cezası var. Ben yere tükürsem ama polis görmese yine de o cezayı ödemem gerekir mi? Yani devlet malı çalmış olur muyum? Cennete giremez miyim? Bir de benim dedem kaçak silah aldı ve polis yakaladı. Dedem tövbe etse yeterli olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Cennete girmenin ana şartı Allah’a iman etmiş olmaktır. İman edip imanın gereklerini yapanlar için cennet vaadi vardır. İman etmeyenler için ise cehennem vardır. İman etmemiş sayılan hiç kimse için asla cehennemden kurtuluş umudu yoktur. İman ettiği hâlde imana aykırı günah işleyenler, günahlarından hakkıyla tevbe ederlerse ve o şekilde ölürlerse onların da cennette olmalarında sıkıntı yoktur. İman ettikleri hâlde günah sahibi olanlar tevbe etmeden ölürlerse onların durumu Allah’a kalmıştır; dilerse affeder direkt cennete koyar, dilerse de cehenneme koyup belli bir ceza çektirdikten sonra cennete koyar. Kime ne yapacağını burada bilemeyiz.
Selamünaleyküm. Başında Halife'nin bulunduğu bir devlet olmadıkça Kur'an'ın koyduğu cezalar infaz edilmez. Hata edenler ya hatalarını ahiret’e taşırlar ya da tövbe ederler. Tövbelerinde samimi olurlar ve tövbelerini korurlarsa inşallah mesele kalmaz.Suç, itiraf edilirse infaz için sebep hazırdır. Aksi takdirde belge ile ispat edilen suça ceza verilir. Mesela zinada ya itiraf gerekir ya da zinada geçerli olan dört şahidin şahitliği.
Kul hakkı ile alakalı bir günah için sahibi ile helalleşmek şarttır. Onun dışındaki günahlar için samimi bir tövbe ve tekrar dönmemek yeterlidir. Devletin tatbik etmesi gereken cezalarla düşen günahlar vardır ama şu anda böyle bir imkân olmadığından en büyük umudumuz tövbedir. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. nBunun gibi pek çok hadis vardır. Bu bir kuraldır: Cehennemde sıfır imanlı olanlar yani kâfirlerden başkası sonsuza kadar kalmayacaktır. Müm'inler ise dünya hayatında günah işledilerse ve tevbe etmeden öldülerse, günahlarının gerektirdiği kadar cehennemde kalacaklardır. Sonra da Allah Teâlâ'nın lütfu ile cehennemden çıkıp cennete gireceklerdir. Tabii bu durum, mü'minin günahlarını Allah Teâlâ'ınn affetmemesi hâlindedir. Af görürse zaten kurtulacaktır. Allah Teâlâ sonumuz hayertsin.
Selamünaleyküm. Zina yapanın dinde cezası bekâr ise yüz sopa, evli ise taşlanarak öldürülmektir. Mevcut durumda ise İslam'ın cezalarını uygulayacak bir devlet yapısı yoktur. Bu durumda da bu suçu işleyen kişiye samimi bir tevbe gerekir. Kat-i bir tevbe ile geçmişini temizlemeli ve Allah'a yalvarmalıdır.
Selamünaleyküm. Evet, böyle bir cinayet ağırdır, vahimdir ama öldürmekten de ağır değildir. Şu hususları bilmeliyiz: a- Allah'ın mülkünde Allah konuşur, kul dinler. Bize göre affolsa ne olur affolmasa ne olur? Cennet/cehennem kimin? b- Allah Teâlâ'nın affetmediği hiçbir günah yoktur. Yeter ki kul, tevbe etsin, tevbesinde samimi olsun. Bu HİÇ BİR ifadesini tekrar vurguluyorum. Bize göre değerlendirmeler tehlikeye götürebilir, dikkatli olalım. Bu şahsın cinayetini ağır görüyoruz. c- Zina ve taciz! Korkunç bir suç ağıdır bunlar. Tevbe de o denlimi büyük olursa o zaman Allah, Ğafûr ve Rahîm'dir, deriz. Hiçbir suç, o büyük Rahmet'i geçemez. Ama nasıl, onu sadece Allah bilir. Hele o kul, bir seller gibi yaşlar akıtsın bakalım d- İslam devletinde ise tecavüzün, idam cezasına varıncaya kadar ağır yaptırımları vardır.
ceza konusundaki diğer fetvalar
Evet, KAZF Müslüman, iffetli birine zina ithamında bulunmaktır ve cezası seksen sopadır. Bu suçun kadına veya erkeğe karşı işlenmesinin farkı yoktur, erkeğe de iftira edene aynı ceza verilir.
Böyle bir hesap yerine muhteşem bir tevbe yap. Yeniden diril, ayağa kalk, şeytanı tekmele ve ibadetlerine sarıl. Yer yarılsa sen yine o çirkin işe dönme. Böyle sürdür hayatının geri kalan kısmını. Dayaktan da kurtulursun biiznillah ahiret azabından da.
Ramazan ayı dışında tutulan bütün oruçlar bozulduğunda KAÇ GÜN İSE BOZULAN O GÜN KADAR kaza edilir, ek bir cezası yoktur.
Allah yardımcınız olsun. Bir iş ne kadar risk taşıyorsa o kadar da sevap yüklü demektir. Haramdan kaçmak, kaçma direncini canlı tutmak imanımızın aktif olmasından kaynaklanır. Meseleyi imanımızın aktif olması meselesi olarak görmeye çalışın. Hedefiniz SIFIR KABUL olsun. Bir bardak su bile kabul etmeyin. Zira bugün bir bardak su yarın bir litre mazot olur. Bir zaman sonra da ne olduğu bile takip edilemez. Size kati bir kural olarak şunu söyleyebiliriz: Belki bir bardak su için haram değildir diyebiliriz ama bir zaman sonra o suyun bir tanker petrol olmasını engelleyemeyeceğinizi de söyleriz. Şeytan önce yutulabilecek lokmalarla haram yedirmeye başlayacaktır. Sabredin, direnin. Allah yardımcınız olsun.
Kadına zor kullanarak tecavüz edilmesi durumunda kadın için bir ceza yoktur. Mahkeme, kadının ne kadar zorlandığını ve ne kadar kendi rızası ile iştirak ettiğini araştırır elbette. Erkek tarafı ise silah kullandı ise terör suçu ile yargılanır; cezasında idam, direkt öldürülme, el ve ayaklarını çaprazlama kesme ve sürgün vardır. Bunlardan birini hâkim takdir eder. Silah kullanmadı ise cezası zinaya verilen cezadır. Şüphesiz bu beyan İslam devleti içindir.
Böyle bir iddia doğru olmaz, yerinde de olmaz. Hastalık da sıkıntılar da Allah’tandır. Hatalarımız olursa istiğfar eder, tekrar etmemeye çalışırız. Böyle yapalım. Geçmiş olsun.