Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Şöyle bir sualim olacak. Diyelim ki; şeriatla yönetilmeyen bir ülkede yaşıyorum. Biri benim çok yakın akrabalarımdan birini haksız yere öldürüyor. Ve İslam’a göre kısas gereği benim de onu öldürebilme ruhsatım oluyor. Bu ceza kimin elinden verilmeli? Ben mi öldürmeliyim? Baştaki devlet İslam devleti değil ve devletin bunu yapmayacağı malum. Ben de bunu yaparsam kan davası şeklinde onların da benim ailemden birilerini öldürmesi gibi bir olasılık çıkıyor ortaya. Ama ben de tam kısas olarak hakkımı kullanmak istiyorum ve eğer öldürmezsem tatmin olamayacağım? Bu olay nasıl sonuçlandırılmalıdır? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mesafeli durabilirsiniz. Zorunlu insanî ilişkileri yerine getirir ileri gitmezsiniz.
Selamünaleyküm. Allah'ın bir hükmü kıyamete kadar kalır, değiştirilmez veya kaldırılamaz. Bireylerin ise bedensel cezaları tatbik etmeleri mümkün değildir. Afganistan'daki durum kaostan başka bir şeyle yorumlanamaz.
Aleykümselam. Herkes gibi onun durumu da Allah'a kalmıştır.
Selamünaleyküm. Boğulmakta olan biri gibi davranın ona. Siz elinizi uzatın, o elini çekerse yapacak bir şeyiniz yoktur. Ondan da ibret alın, kimsenin imanı garanti değildir. Allah ayağımızı sabit tutsun.
Selamünaleyküm. Cana kıymak, zina ve benzeri suçlardan daha büyük bir suçtur. Mü’min kadın ve erkek sonuna kadar iffetini koruma mücadelesi yapar sonra da çaresiz kalınca vebalden kurtulur.
Selamünaleyküm. Asıl o zaman Mü'min kimliğimizi ortayla koyacağız. Uzaktan bir akrabayı protesto etmeye nefis dayanabilir ama en yakından birine dayanamayabilir. Bizim kimliğimiz, babamız bile olsa puta tapan kimse, ona karşı durmayı gerektiriyor. İbrahimlik böyle bir şeydir.
ceza konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Namaz kılmayanın ahiretteki cezası bellidir. Dünyadaki cezası ise sanıldığı kadar yaygın ve kolay değildir. Başka tatbikatlarla bunu karıştırmayalım.
Selamünaleyküm. Böyle bir durumda aranızda sözleşme varsa o geçerli olur. Sözleşme yoksa, benzer durumlardaki örf yani muhasebeciler arasında biline gelen ve uygulanan uygulanır. Bu da yoksa, bir hakem tayin edilebilir.
Selamünaleyküm. Suudi Arabistan, kağıt üzerinde Şeriat ile yönetilen bir devlettir. Yasaları ve yönergelerinde bu hususa dikkat edilmektedir. Mesela faize müsamaha edilmemesi kanunlarda kayıtlıdır. Ceza kanunlarında da fıkıh kuralları önde durmaktadır. Bütün bunlar, Suudi Arabistan'ı ne kadar 'İslam Devleti' yapar bilemem, ortadaki durumu hep beraber görüyoruz. Böyle bir meselede Müslümanların, geçmişle geleceğin dengesini iyi kurmaları gerekmektedir. Bu da ancak uygulama anında ortaya çıkabilecek bir durumdur.
Selamünaleyküm. Evvela, resmi olmayan yollarla bu işi sürdürmeyin. Pek çok mümin dost çevresi bu nedenle dağıldı. Haklar zayi oldu. Resmi olan yollarla sürdürmenizi tavsiye ederim.Yaptığınız iş, bir faiz uygulamasıdır. Hizmet eksikliği gibi bir yöntemle mesela cezalandırın ya da caydırmaya çalışın.
Selamünaleyküm. Başında Halife'nin bulunduğu bir devlet olmadıkça Kur'an'ın koyduğu cezalar infaz edilmez. Hata edenler ya hatalarını ahiret’e taşırlar ya da tövbe ederler. Tövbelerinde samimi olurlar ve tövbelerini korurlarsa inşallah mesele kalmaz.Suç, itiraf edilirse infaz için sebep hazırdır. Aksi takdirde belge ile ispat edilen suça ceza verilir. Mesela zinada ya itiraf gerekir ya da zinada geçerli olan dört şahidin şahitliği.