Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Bizim henüz resmiyet kazanmamış kooperatif tarzı 80 üyeden oluşan bir oluşumumuz var. Bir hisse bedelimiz 50 TL’dir. Şartımız her üyenin her ay en az bir hisse alması. İsteyen istediği kadar hisse alabilir. Toplanan paralarla 2 tarla ve inşaat aşamasında bir arsamız var. Geriye kalan paramızı katılım bankasına kar payı karşılığı yatırıyoruz. Ödemesini zamanında yapmayan üyemizden caydırıcılık(müeyyide)olsun diye alacağı hisse adedine bakmaksızın her ay için 20tl gecikme cezası almaktayız. Aldığımız ceza paralarını da katılım hesabındaki ortak paramıza havuzumuza aktarıyoruz. Aldığımız bu gecikme ceza caiz midir? Selametle.
Cevap
Benzer fetvalar
Direkt ve dolaylı olması günah işlemeye mani değildir. Siz dolaylı da olsa onların hatasına katılmış oluyorsunuz. Berrak denebilecek bir ticarette olmadığınızı düşünüyorum.
Selamünaleyküm. Siz bir hile yapmadıktan sonra onun rızası ile anlaşmanızda bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Öncelikle size, bu işi yaparken ehil birini danışman tutmanızı tavsiye ederim. Bu işi yapanlar daha sonra kardeşliklerini, arkadaşlıklarını mahkeme salonlarında tükettiler. Şeytan için iyi bir yatırım olabilirsiniz. Aman çok dikkat ediniz. Şirketinizi bir şahıs gibi kabul etmeniz de mümkündür, şirkette herkesin hesabını kendisinin tutacağı bir yol da izleyebilirsiniz. İkisinde de yapacağınız şeyin sonucu aynıdır. İsterseniz, şirketin üzerinden hesap yapın ama bu kimin yakınına verilecek gibi bir tartışmaya neden olabilir aranızdaki samimiyete zarar verebilir. Paranızı işletecek birine yetki verin, kuralları koyun, o yürütsün. Allah işinize bereket versin.
Selamünaleyküm. Bir kere, avukata vereceğiniz paranın sizin öz paranız olması gerekir. Sadece kendinizi aldatmış olursunuz. İkinci olarak da bu işlem yüzde yüz faiz gibi değildir. Şüpheli bir maldır. O bölüme ihtiyacınız yoksa onu vakıflara verebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Ortaklar arasında bu durumdan şikâyeti olan yoksa rakamsal olarak da onlarla aynı rakamı ödemiş oluyorsa bir sorun olmaz.
Selamünaleyküm. Böyle bir durumda aranızda sözleşme varsa o geçerli olur. Sözleşme yoksa, benzer durumlardaki örf yani muhasebeciler arasında biline gelen ve uygulanan uygulanır. Bu da yoksa, bir hakem tayin edilebilir.
ceza konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah'ın bir hükmü kıyamete kadar kalır, değiştirilmez veya kaldırılamaz. Bireylerin ise bedensel cezaları tatbik etmeleri mümkün değildir. Afganistan'daki durum kaostan başka bir şeyle yorumlanamaz.
Selamünaleyküm. Suudi Arabistan, kağıt üzerinde Şeriat ile yönetilen bir devlettir. Yasaları ve yönergelerinde bu hususa dikkat edilmektedir. Mesela faize müsamaha edilmemesi kanunlarda kayıtlıdır. Ceza kanunlarında da fıkıh kuralları önde durmaktadır. Bütün bunlar, Suudi Arabistan'ı ne kadar 'İslam Devleti' yapar bilemem, ortadaki durumu hep beraber görüyoruz. Böyle bir meselede Müslümanların, geçmişle geleceğin dengesini iyi kurmaları gerekmektedir. Bu da ancak uygulama anında ortaya çıkabilecek bir durumdur.
Selamünaleyküm. Başında Halife'nin bulunduğu bir devlet olmadıkça Kur'an'ın koyduğu cezalar infaz edilmez. Hata edenler ya hatalarını ahiret’e taşırlar ya da tövbe ederler. Tövbelerinde samimi olurlar ve tövbelerini korurlarsa inşallah mesele kalmaz.Suç, itiraf edilirse infaz için sebep hazırdır. Aksi takdirde belge ile ispat edilen suça ceza verilir. Mesela zinada ya itiraf gerekir ya da zinada geçerli olan dört şahidin şahitliği.
Selamünaleyküm. Bu verdiğiniz örnekler 'ölmeyecek kadar' ölçüsü içinde olursa açlığı ne ile tarif edeceksiniz? Bu yöntemi yani bu kadar basit bir sorunu ölümcül görmeyi kullanmamalısınız. Direnin, inşallah bir çıkış yolu bulursunuz.
Selamünaleyküm. Can ve organ cezalarını devletten başkasının tatbik etmesi caiz değildir.