Fetva Meclisi
Soru
Hocam, mü'min bir kişi şer'an caiz olup olmadığını bilmediği ancak zor durumda kaldığı zamanlarda kendi içtihadıyla o mağduriyetini giderebilir mi? Örneğin, sefer halindeyken giyilip çıkarılması zor olan kışlık giysiler veya zaruri durumlarda kullanılan, hafif yıprandığı için su alan bir mest ile mesh yapabilir mi ya da benzer konularda kendi içtihadını oluşturabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Mest mubah bir iştir. Mubah olan bir şeyi kullanmak genç/ihtiyar ayrımına ancak onu mubah yapan nas ile mümkün olur. Mest için öyle bir ayrım yoktur. Kullanan kişinin onu keyfi için de kullanabilir zarureti için de. İbadeti hafife almak gibi bir kast ise her zaman ve herkes için olabilir. Onu ayrı bir zaviyeden değerlendiririz.
Bir müminin kendi isteği ile İblis'e yem olmayı istemesinin bu kadar güzel bir örneği zor bulunur. Bunu tasavvur etmek bile abestir. Kim böyle bir şey düşündü ise istiğfar etmelidir. Neden böyle bir abes işi hayal ettim diye kendine bakmalıdır. Hasbunellah; bu ne cürettir Allah'a karşı, ne cürettir! İblis'e külahını ters giydirmeye uğraşıyoruz, nedir bu hâlimiz! Lütfen ciddi olalım.
Selamünaleyküm. Suyun size zararı yoksa sözünü ettiğiniz nedenle meshetmeniz caiz olmaz. Mest çorap gibi bir seçenek kullanın.
Mü'min şeriatına göre yaşar. Şeriata göre yaşayınca da dininin teminatı altında olur. Biiznillah sorunsuz ve güçlü bir hayatı olur. Bunun için de temel ölçü olarak helaller/haramlar dairesinde kalır. Helalleri aşmamayı haramlara bulaşmamayı ilke edinmek böyle bir teminat verir. Bu da şu demektir: İmanlı insan olmayı hayatın anlamı olarak bileceksin. İmandan sonra en büyük vazifen tek bir haram da olsa haramdan uzak kalmak olacak. Haramla bulaşık kalmaktan ise hicret etmeye razı olmak demektir bu. Allah’ın farzlarından eksiğin olmayacak. Zira farzları eksik bırakmak da bir haramdır. Nafile ibadetlerden konumun, kabiliyetin ve fırsatların doğrultusunda yapabildiğini yapacaksın. Mü'min bir çevrede olmayı ilke edineceksin. Telefondaki arkadaş listenden çay içtiğin insanlara kadar seçici ve korunmuş kalma ilkeni bozmayacaksın. İnsanî ilişkilerin iyi olacak. Başta ebeveynin ve ardından akrabaların sende Allah’ın emaneti olarak bilinecek. Diğer insanlarla da mesafeli ama saygılı olmayı bileceksin.
Bir sakıncası olmaz, yapılabilir.
Bir kere böyle şeylerin basit ve seviyesiz insanların işi olduğunu, asla zannedildiği gibi etkili olmadığını, insanın psikolojik bir huzursuzluk yaşamasına sebep olacağını biliniz. Bunu yapan ise muhakkak kul hakkına girmiştir. Helallik almadıkça da ahirette ateşi bulacaktır. Zira insana zarar veren her ne ise o bir kul hakkı konusudur.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Nikâh var olduktan sonra eşler arasında herhangi bir konuşma sakıncası yoktur. Yalnız böyle bir konuşma sizi sulu bir muhabbete sevk eder ve ileride zararını görürsünüz. Yatak odası konularını yatak odası dışına taşırmamak gerekir. Bu esnada meni gelmedikçe, sadece konuşma ve ellemeden ötürü de gusül gerekmez.
Gusül almamak ibadet yapmamak anlamına gelmektedir. Bu da bir felakettir şüphesiz. İnşaallah iman açısından bir sorun yoktur da nikâh zarar görmemiştir. Eşi sabırla ve sebatla izah etmeye çalışacak. Yalvaracak, rica edecek. İş iman meselesi ise ortada nikâh sorunu var demektir.
Bir mezhepten diğerine geçme gibi bir iş yapmanız gerekmez. Her namaz vaktinde abdest almanız gerekiyor. Diğer namaz vaktine kadar o özürden başka bir abdest bozma nedeni olmadıkça abdestli sayılırsınız. Bu bir özür durumudur. Geçmiş olsun.
İki şeye dikkat edeceksiniz. Ses ve koku. Yellenme sesi duyuldu ise sonuç vesvese değildir. Aynı şekilde koku oluştu ise yine vesvese yoktur. Olmayan ses ve koku var kabul ediliyorsa o zaman psikolog devreye girecek demektir.
Ameliyat ile yapılan makyaj için özel fetva ile hareket edilmelidir. Caiz olanı vardır olmayanı vardır. Krem ve benzeri şeylerle yapılan makyajda iki sorun olabilir. Birincisi abdesti ve guslü engelleyecek bir tabaka oluşturmasıdır. İkincisi de, makyaj ve makyajlı bölgenin mahrem olmayana veya eşten başkasına gösterilme tehlikesidir. Bu iki durum söz konusu değilse makyaj yapılabilir. Sadece kullanılan malzemenin tıbben sakıncalı olup olmadığına bakılır.
Gusül iki şeyden gerekir. Birincisi, cinsel birleşmenin gerçekleşmesidir. İkincisi de MENİ dediğimiz sıvının dışarı çıkmasıdır. Bu ikisi yoksa gusül gerekmez.