Fetva Meclisi
Soru
Cuma namazından sonra kılınan Zuhri Ahir namazının durumu nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
'Zuhriahir' olarak kılınan namazın ilk kitaplardan çok, sonraki dönemlere ait bir bilgi olduğunu söyleyebiliriz. Ve özellikle Hanefi mezhebine ait bir uygulamadır. Hanefi mezhebi içinde de görüş birliği ile uygulanmamaktadır. Kılınmasında sakınca olduğunu söyleyemeyiz. Kılmayan için de abes bir iş yaptı denmesi yanlıştır. Herkes niyetini tashih ederek ve mutemet bir ilim adamına uyarak hareket ederse doğruya daha yakın iş yapmış olur. Allah'a emanet olun.
Zuhr-i âhir, son öğle namazı demektir. Bazı İslâm bilginleri, bir yerleşim yerinde birden fazla mescitte cuma namazı kılındığında ilk kılınan cumanın dışındakilerin sahih olmama ihtimaline binaen, ihtiyaten o günkü öğle namazının kılınmasını önermişlerdir. Zuhr-i âhir adıyla kılınan bu namaz, cuma namazına dâhil değildir. Hz. Peygamber’den ve ilk dönemlerden gelen rivâyetler arasında bu isimle kılınmış bir namaz yoktur. Zuhr-i âhir, İslâm coğrafyasının genişlemesi ve şehirlerde nüfusun kalabalıklaşması sonucu, cuma namazının, Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde olduğu gibi bir şehirde bir tek camide kılınmasının mümkün olmaması, birden fazla camide cuma namazının kılınması zorunluluğunun ortaya çıkması ile gündeme gelmiş bir namazdır. Gerekçesi de birden fazla camide kılınan cuma namazlarından ilk önce kılınanın geçerli olacağı, diğer camilerde kılınan namazın ise geçersiz olabileceği varsayımıdır. İşte bu şüpheli durumdan kurtulmak için içinde bulunulan cuma vakti kastedilerek ihtiyaten, zuhr-i âhir yani “vaktine ulaşılıp da eda edilemeyen son öğle namazı” niyeti ile dört rek’atlık bir namaz kılınması bazı âlimlerce uygun görülmüştür. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/145-147; Karâfî, ez-Zahîre, 2/354-355; İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/248; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/544-545) Cuma namazının tek camide kılınması, cumanın anlamına uygun olmakla birlikte, kalabalık şehirlerde bunun yerine getirilmesi mümkün olmamaktadır. Zaten Hanefî mezhebinde fetvaya esas olan görüşe göre, herhangi bir kayıt olmaksızın bir şehirde birden çok camide cuma namazı kılınabilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/145-146) İmam Şâfiî de Bağdat’a gittiğinde cuma namazının birden fazla yerde kılındığını görmüş ve buna karşı çıkmamıştır. (Nevevî, el-Mecmû’, 4/585; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/544) Böyle olunca, her bir camide kılınan cuma namazının ayrı ayrı geçerli olması, bu yönden aralarında bir fark gözetilmemesi esas olup cuma namazı kılanların ayrıca zuhr-i âhir (son öğle namazı) kılmaları gerekmez.
Selamünaleyküm. Bu namazların evde kılınmasında sakınca yoktur. Bu namazlar Cuma Namazı'nın ana ekseninden değildir. İhtiyaten kılınmaktadır.
Selamünaleyküm. Bu namazın, ilk fıkıh kaynaklarında sabit bir yeri yoktur. Kılınmaması bir eksiklik doğurmaz. Kılınması ise fazilet getirir. Buna göre de üzerinde yoğunlaşmaya gerek yoktur.
Selamünaleyküm. Bunu yanlış olarak adlandıramayız. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Yörenizdeki âlimlerin fetvasına göre hareket etmelisiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Farzlardan sonraki tesbihat ve duaları bir zikir kabul edebilirsiniz ama namazın şartlarından biri gibi görmek caiz değildir.
Aleykümselam. Sakın böyle bir temizlik yapma, sakın! Namazı ihmal etmen gayet ağır bir hata olur. Normal peçete kullan, ne kadar temizlenirse o kadarı yeterli olur. Sen özürlü durumdasın. İyileşinceye kadar böyle devam et. Çamaşırını da günde bir defa değiştirmen yeterli olur. Senin için ayrıntılı temizlik gerekmez. Çok geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Yapılan hatanın hacmi ve adı ne olursa olsun tevbeden sonra hiçbir hata hata olarak kişiye kayıtlı kalmaz. Yeter ki tevbe ciddi olsun, samimi olsun, tevbe korunsun. Tevbenizi koruyun, istiğfar edin umutlu olun.
Selamünaleyküm. Kıblesi yanlış bir camide namaz kılınmayacağı gibi, namaza hizmet maksadı dışında siyası bir maksat ve düşmanlık amacı ile inşa edilmiş bir camide namaz kılınmaz. Böyle bir cami var mıdır sorusunu ise cevaplayabilecek imkânımız yoktur. Dileriz öyle bir cami bulunmamış olsun.
Selamünaleyküm. EL-FATİHÂ şeklindeki uygulama ilk nesillerde yoktur. İslam dünyasında da özellikle Osmanlı kültürünün hâkim olduğu yerlerde vardır. Bir sakıncası olduğunu söyleyemeyeceğimiz gibi dinin bir rüknü olduğunu da söyleyemeyiz.
Selamünaleyküm. Keşke böyle bir tartışma yapmasaydınız. Kadın itiraz etti diye sakal kesilmez. Kadınlar böyle bir nedenle boşanma noktasına da gelinmez. İki çizginin ortasını bulmalısınız. Bunun dışındaki alanlarda ortak konularda aranızı ıslah etmeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.