Fetva Meclisi
Soru
Hocam akıntının çıkmasına engel olacak bir biçimde tampon ve benzeri bir şey kullanıldığında miktar çok olsa bile abdestin durumu nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu meseleyi daha önce bu sitede yazmıştık. Aşağıdaki adresten okuyabilirsiniz. Tıbbın tesbiti, sizin de belirttiğiniz gibi o akıntının bir idrar türü olmadığı şeklindedir. Bu tespiti biz de önemsiyoruz. Ne var ki mevcut kitaplardaki tespitleri de yok sayma durumunda değiliz. Aşağıdaki adresteki naklettiğimizi değerlendirebilirsiniz. http://www.fetvameclisi.com/fetva-bayanlarda-beyaz-akintisi-abdesti-bozar-mi-12978.html
Sızıntıyı engellemek için konan pamuk ve benzeri şeylerden dışarı sızma olmadıkça yani sıvı içeride kaldıkça abdeste mani yoktur. Yalnız, bu tür şeyleri sadece abdest açısından düşünmemek gerekir. Sağlık açısından da meseleye bakılmalıdır; doktorların zararlı gördüğü bir şeyi yapmamak gerekir.
Abdest aldığınızı hatırlıyor bozulduğunu hatırlamıyorsanız kendinizi abdestli kabul edin. Bozulduğunu kesin hatırlayıp aldığınıza dair şüpheniz varsa abdestsiz kabul edin. Bir de vesveseniz varsa sadece abdest konusunda mı yoksa başka konularda da var mı onu bir yoklayın.
Selamünaleyküm. Sürekli gelen akıntı, özür durumu demektir. Özür durumunda da her namaz vakti için bir abdest almak yeterlidir. Bunun dışındaki akıntı abdesti bozar. Buradaki sürekliliğin ölçüsü, iki namaz vakti arasındaki süre kadardır. Bu da yaklaşık olarak iki saattir.
Kadının ön uzvundan beş türlü akıntı gelir. İdrar, âdet kanı, lohusalık kanı, istihâze (hastalık) kanı ve kan karışık olmayan beyaz ya da renksiz akıntı. Bunlardan ilk dördü için pamuk (tampon ya da kürsüf) bir şey ifade etmez: Meselâ hastalık kanı akıntısı bulunan bir kadın pamuk (tampon) kullanıp bu özür kanını bir süre kesmekle özürlü olmaktan çıkmaz. Beyaz ya da renksiz akıntıya gelince; bu hemen hemen bütün kadınlarda bulunan normal bir durumdur. “Akıntı” meselesi ile alakalı hükmü ayrıca şöyle özetleyebiliriz: a- Bir kadından sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli yani normal olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. Ancak bu husus başta da belirtildiği gibi normal olmayan akıntı için geçerlidir. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın bir bölümüne göre abdesti bozacağı bir bölümüne göre ise bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söylemektedir. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü daha fazla teyit etmektedir. Böyle bir şeye ihtiyaç duymayanın kullanma zorunluğu yoktur. Dolayısıyla kürsüf kullanmak gibi bir zorunluluk yoktur. Tıp eğer bu uygulamanın zararlı olduğunu, daha riskli olduğunu söylüyorsa kürsüf yapılması hususunda hassas davranmak gerekir. Sağlıklı bir kadından gelen günlük akıntı abdesti bozmaz, dolayısıyla çamaşıra değdiğinde de necaset olmaz. Çünkü âlimlerin büyük bir bölümüne göre; sümük vb. gibi sayılmaktadır. Dolayısıyla pis sayılmamaktadır. Böyle bir durum sizde korku ve olumsuz bir etki bıraktıysa bir uzman psikologdan yardım istemeniz faydalı olacaktır. Ancak bu durumun sizde yorgunluk sebebi olmasına, vesveseye götürmesine izin vermeyiniz. Allah’a emanet olunuz.
Akıntı ile alakalı bu sitedeki 'bayanların akıntısı' cevabını okuyun. Bunun haricinde sizi özürlü duruma geçiren bir akmadan söz ediyorsanız, zaten özürlüsünüz. Akıntı olsa da namazınızda sakınca olmaz.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Kesinlikle doktor tedavisini önemsemelisiniz. İşiniz doktorla bitecek gibi duruyor. Allah şifa versin.
Size bir iki notum olsun, bana da dualar edersiniz. Siz adeta bir sevap makinesi gibisiniz. Yatarken, uyurken melekler size yazıp duruyorlar. Sabredip kadere asi olmadan yaşayın, mahşerde sabrınızın bedelini çok büyük bir ecir olarak bulacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Rabbimiz öyle Rahîm, öyle Latîftir ki, sözle yazıyla anlatılamaz o. O, kimseye kaldıramayacağını yüklemez. O, ayağını yıkayabilene yıkamasını emretti. Taharet yapabilecek kadar sıhhat verdiği kullarından üzerlerine necaset sıçratmamalarını istedi. Siz, taharetin ne olduğunu biliyorsanız ve yapabilecek olsanız yapmaya hazır iseniz tamam; sizin için bir sorun yok. Ne ayaklarınızı yıkayın ne de necaset endişeniz olsun. Yapabildiğinizi yapın. Sonra da Rabbinizin huzuruna dönün. Eksiğinizi melekler tamamlar. Siz yeter ki beyninizde tamam olun. Allah'a emanet olasınız. Dualarınızı beklerim.
Fıkhen gerekli olan necaset mahallinin temizlenmesidir. Bu hiç el değmeden de olabilir, peçete ile olabilir veya bir başka yolla olabilir. Kuralı şu şekilde bilin; tuvaletten çıktığınızda deride necaset kalmayacak.
Normal şartlarda ayağınızı yıkamanız mümkün olmuyorsa ayağınızı yıkamayın. Islak elinizle mesh edebiliyorsanız mesh edin. Onu da yapamıyorsanız bırakabilirsiniz. Üzülmeyin, bir eksikliğiniz yoktur. Ne mutlu size, hem ne mutlu! Bu hâlinizle ibadet ediyorsunuz. Sizinki abdest değil cennet vizesidir. Allah yardımcınız olsun. Bize de dua edin lütfen.
Hayır, özürlü olmanız için sürekli bir ıslaklık ve benzeri elle tutulur bir işaret gereklidir. Sizinki bir vesvese ise, onu yok sayıp ibadetinize devam edin. Ama yok sayın. Hiç aldırmayın. Bir akıntı fiilen varsa muhakkak doktora görünün.
Vesvese iman zayıflığından çok irade zayıflığından kaynaklanır. Eğitim ve ailevi nedenler de olabilir. Böyle bir meselede imandan şüphe etmek doğru olmaz.