Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bekâr, üniversiteyi yeni bitirmiş bir genç kızım ve ailemle yaşıyorum. Abim çalışmıyor, bizden habersiz iki özel bankadan kredi kartıyla yüklü miktarda harcama yapmış ve bunu bize söylemedi. Eve gelen bir kâğıttan durumu öğrendik. Babam duyarsa evin huzuru bozulur diye konuyu açmadık. Çalışarak biriktirdiğim altınları ve maaşımızı kullanarak onun borcunu kapattık. Bu durum beni ruhsal olarak çok yıprattı ve üzdü. Bu, abimin ilk hatası değil. Daha önce de annemin bankadaki yüklü miktarda parasını, şifresini öğrenerek habersiz harcamıştı. Üniversite eğitimi için gönderdiğimizde, okumayıp sahte diploma getirdiğini öğrendik. Annem bu olaylar nedeniyle çok yıprandı ve ben onun için çok üzülüyorum. Ancak abim sürekli bu şekilde hatalar yapmaya devam ediyor. Bu durumla nasıl başa çıkabileceğimi bilmiyorum. Bana yol gösterebilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Yazdıklarından anladığım bu borç, okul için kardeşinin çektiği krediden doğmuş ve esasen sana ait bir borçtur. Ailen bu borcu üstlenmiyorsa senin ödemen doğru olur. Ayrıca evliliğinden önce doğduğu için kocan bu borçtan sorumlu değildir. Evlilikle birlikte borç otomatik olarak eşe geçmez. Kocan bu borcu ödemek zorunda olmadığı gibi, bu konuda gönülsüz davranması da onun açısından doğal karşılanabilir. Eşin, evliliğe borçsuz biriyle başladığını sanırken yüksek miktarda bir borç ve onun getirdiği gerilimle karşı karşıya kalmış olabilir. Bu durum, erkek için güven ve sorumluluk açısından sarsıcı olabilir. Bu yüzden, eşinle bu meseleyi sakin bir dille konuşman, onu borcun muhatabı yapmadığını belirtmen, onunla açık iletişim kurman bu krizi hafifletebilir. Kardeşinle düşmanlık ortamı oluşmuş olsa da en doğrusu bir aile büyüğü veya güvenilir bir dinî/aklıselim kişi aracılığıyla sulh ve uzlaşma yoluna gitmektir. Sulh, dinen tavsiye edilen bir yoldur ve kinleri dindirebilir, düşmanlığı azaltabilir. Kardeşinle yalnız görüşme. Aile ortamında veya üçüncü bir kişi eşliğinde konuşmak daha güvenlidir. Gücün yettiği ölçüde evden ya da dışarıdan bir iş yaparak ödeme planı oluşturabilirsin. Hiçbir şey yapmadan sadece dua etmek değil, fiilî gayret de göstermelisin. Ödemek üzere niyetlenmen, bunu yazıya dökmen ve küçük küçük birikim yapman bile Allah katında kıymetlidir. “Kim insanların malını alma niyetiyle borçlanırsa, Allah onun borcunu ödemesine yardım eder.” (Buhârî) Özetle, bu borç senin borcundur ve sorumluluğun altındadır. Kardeşinle sulh/uzlaşma yoluna gitmek en doğru yoldur. Kocan bu borçtan sorumlu değildir ama anlayış göstermesi beklenebilir. Şiddete karşı korunman gerekir. Ama aynı zamanda ödemeye niyetli olduğunu da yazılı/sözlü bir şekilde ortaya koyman barışı kolaylaştırır. Kardeşin haksızlık etmiş olabilir ama sen kendi ahlakınla, adaletinle davranmaya devam et. Allah’ım! Bu kulun kalbinden yükünü hafiflet, sıkıntılarını ferahlığa çevir, düşmanlıkları dostluğa dönüştür. Onu rızana uygun adımlar atmaya muvaffak kıl. Borcunu helal yoldan ödeyebileceği kapılar aç, iffetini, haysiyetini ve huzurunu muhafaza eyle. Kalbine sabır, bedenine kuvvet, hayatına bereket ver. Kendisini yalnız hissettiğinde seninle olduğunu hissettirsin ona. Hakkı bilenlerden, adaleti gözetenlerden ve mağdur değil izzetli olanlardan eyle. Ya Rabbi, onu sevenleriyle hayırda birleştir, kırılan her yönünü Sen tamir eyle. Âmin.
Ailenize gönderdiklerinizi eşinize söylemek zorunda değilsiniz. Ayrıca bu konuları eşinize de açmayın; ailenizden bahsetmeyin. İlerideki hayallerinizi konuşun. Eşinizle daha iyi anlaştığınız ortak noktalar üzerinde sohbetler üzerinde odaklanın.
Evet, size vaat ettiği mehri vermek zorundadır. Size ait olan altınları almaya hakkı yoktur. Nikâh akdinde geçerli olan yalnız yaşama sözünüzde hakkınız vardır. Bunlar sizin hakkınız ama sırf bu nedenle boşanmaya kalkarsanız yarın içiniz yanar ve yaptığınıza pişman olabilirsiniz. Sabrı sonuna kadar zorlasanız daha iyi edersiniz.
Kıymetli kardeşim, aileniz ile eşiniz arasındaki bu sürtüşme sürecini, onlar bu kadar birbirlerine yakınken yapmanız sizin için zorlayıcı olabilir. O sebeple bir şekilde eşinizle yaşayacağınız ama anne-babanızdan da ayrı düşmeyeceğiniz başka bir lokasyona taşınmayı gündeminize alın. Finansman ile alakalı durumunuzu yeniden değerlendirin. Gerekirse evin kalitesi ile alakalı kriterlerinizi bir iki derece düşürüp bu konuyu gündeme alın. Gerek aileniz gerekse eşiniz konusunda sağlam bir duruş sergilemeye gayret edin. Ne anne babanızı incitin ne eşinizi incitin. İki tarafa da birbirlerine müdahale etmemelerini istediğinizi tavırlarınıza sözlerinize yerleştirin. Fakat bunu atacağınız adımlarla da destekleyin. Örnek vermek gerekirse başka yere taşınmak gibi adımlar mesela. Bunun yanı sıra anne babanızın, sözüne itibar edip saygı duyduğu başka aile büyüklerinizden de bu konuda nasihatlerle, aracılıklarla size yardım etmesini isteyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Bu anlattığınız gibi bir aile çok zor devam eder. Psikologla da görüşerek acı da olsa ayrılmayı düşünmeniz daha iyi olur ama bu kararı sizin dışınızda üçüncü bir kişi versin. Daha rahat olursunuz.
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
abi konusundaki diğer fetvalar
Mirasta hakkı bulunan abilerin haklarını sana devrettiklerine göre ortada bir endişe durumu yok demektir. Mirası alabilirsiniz. Abileriniz haklarını istiyor olsalardı sorun olurdu.
Onun nikâhı açısından bir sorun olabilir ama sizin tesettürünüz açısından sorun olmaz. Mesela ağabeyinizin yanında bulunur gibi onun yanında da bulunabilirsiniz.
Ortadaki sorun, sizin yaşınızda bir kız kardeşin çözebileceği bir sorun değildir. Siz kendinizi o fitneye bulaştırmamaya bakın. Onlar kendi ateşlerini yakıp etrafında dönüyorlarsa siz eteğinizi o ateşin tutuşturmasından çekinin. Yapabileceğiniz sadece budur.
Bu sorunun tek çözümü vardır: Tek kulaklı ve tek gözlü olacaksın. Dilinin de yarısını kullanmayacaksın. Bunun dışındaki çözümler anne ve babanı üzebilir. Elbette bu tek kulaklı ve yarı dilli olmanın senin adına sevap getireceğini de unutmamalısın.
Selamünaleyküm. Siz, kötülük yapmayan ama kötülüğe de razı olmayan biri olmalısınız. Onunla sürtüşmeyecek ortam üretmeye çalışın. İtmeyin, ezilmeyin.
Selamünaleyküm. Nasihat edin, dua edin ama içlerine girmeyin. Herkes kendi vebalini düşünsün.