Fetva Meclisi
Soru
Adak olarak bir adet kurban keseceğim. Benim komşum ile hiçbir akrabalık bağımız yok. Kızına düğün yapacak maddi durumu çok iyi değil. Bu kestiğim kurbanı onlara versem düğünde yapılacak yemeklerde kullanabilir mi? Ben iki kilo da fazladan et alıp versem benim ailem de o yemeklerden yiyebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kardeşe verilebilir.
Selamünaleyküm. İkisi de olabilir, sizin niyetinize bağlı bir durumdur bu. Şükür kurbanı niyet etti iseniz, kesin herkes yesin. Adak niyet etti iseniz fakirlere vereceğiniz bir koç kesin.
Selamünaleyküm.'Doğru dürüst' ile ne kastettiğini kendisi bilir. O dediği düzeye geldi ise bir koç kesmelidir. Durumunuz müsait değilse, olunca kesebilirsiniz.
Bütün kazancı o işten ise yani hiç helal kazancı yoksa onunla ortak olmamanızı tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Bir kere, şükür kurbanı kesmeniz, yaparsanız çok iyi yapmış olacağınız, kaçırılmaması gereken bir iş değildir. Evet, şükür kurbanı kesebilirsiniz ama ondan daha önce kalbinizden Allah'a şükretmeyi denemeniz evla olandır. Netice olarak şükür kurbanı keserseniz onun eti adak gibi değildir. Bildiğiniz kurban bayramındaki kurban gibi kabul edebilirsiniz onu. Kestiğinizi fukaraya dağıtırsanız daha da iyisini yapmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Anne ve babanıza verdiğiniz et kadar parayı sadaka verin. Kaç kilo et verdi iseniz o kadar para verirsiniz. Kayın pederiniz ve kayın valideniz fakir iseler yiyebilirler ondan.
adak konusundaki diğer fetvalar
‘Hafızlığım biterse kurban keseceğim’ ifadesi bir adaktır. Adaklar, adandığı şekilde yerine getirilirler. Bir başka ibadete dönüştürülmeleri caiz olmaz.
Adak yaptı iseniz onun kefareti yemin kefareti değildir, yaptığınız adağı yerine getireceksiniz. Sözünü ettiğiniz durum yemin ise yeminler için de ayrı ayrı kefaret tutmanız gerekir. Hatırlamama gibi bir durum için inşaallah bir kefaretle geçmiş kapanır ama siz tevbe ve istiğfarı unutmayınız. Tekrarına karşı da dikkatli olmayı öğrenmiş olunuz.
Adağı zenginin yememesi gerekir. Bu nedenle sadece fakirlere ulaştıran kurumlara verin, onlar götürsün. Adak olduğunu da belirtin. Ağır iş nedeniyle oruç tutmamak diye bir şey yoktur. Böyle bir şey yapan yani işi ağırdır diye oruca niyet etmeyen keffaret tutmaz. Çünkü keffaret bir hatanın affolması içindir. Hiç niyet etmemek bir hatadar çok daha ağırdır.
Gereksiz bir iş yapmışsınız. Ömür boyu yapmayı kastetti iseniz, bir yemin keffareti yaparak bunu bitirebilirsiniz ama her gün mesela sabah namazının sünnetini kılarken buna da niyet edersiniz. Dikkat edin bu, sizin evhamlanmanıza neden olmasın.
Her engelli ekonomik ihtiyaç sahibi anlamına gelmez. Genelde engelli olmak ihtiyacı daha fazla olan biri olarak bilinir ama bu genelleme yapılabilir bir durum değildir. Bunun haricinde engelliler için Müslüman bir toplumda şu kaynaklar üretilebilir: a. Ekonomik imkânları olmayanlar için zekât birinci derecede kaynaktır. b. Miras hakkı, ailesinin ona tahsis edebileceği nafaka kullanılabilir. c. Müslümanların özel yardımları sadakaları kullanılabilir. d. Fitreler onlar için değerlendirilebilir. e. Adaklar ve keffaretler onlara tahsis edilebilir. f. Engellilerle alakalı vakıflar kurulup, kaynak üretilebilir. g. Engellilere imkânı olanlar vasiyet bırakabilirler.
Nafile bir orucu tutmaya karar vermek/niyet etmek hemen onu farz duruma getirmez. Gece kalkıp yese idiniz ve o anda niyet etse idiniz sonra da bozsa idiniz o günü kaza etmeniz gerekirdi. Bu durumda siz düşünmüş ama düşündüğünüzden vazgeçmiş durumdasınız. Bir ceza gerekmez. Adak adamış olsa idiniz onu yapmanız vacip olacaktı.