Fetva Meclisi
Soru
Hocam, hafızlığım biterse kurban keseceğim dedim ve bitti Elhamdulillah. Kurban kesmek yerine o kurbanın parasını bir fakire vermem caiz mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Adak, kişinin ibadet niteliğindeki bir şeyi yapacağına dair Allah’a söz vererek üzerine borç kılması anlamına geldiğinden, bu borçtan kurtulması için adağını yerine getirmesi gerekir. Belirlenerek adanan şey aynen yerine getirilmedikçe adak yükümlülüğü düşmez (Kâsânî, Bedâi‘, V, 90). Bundan dolayı kurban keseceğine ve etini fakirlere dağıtacağına dair adakta bulunan kişi, ancak kurban kesmek suretiyle adağını yerine getirmiş olur. Bu itibarla, adak kurbanını kesmek yerine, parasını fakirlere vermek ya da aynî yardımda bulunmakla bu adak yerine getirilmiş olmaz.
Selamünaleyküm. Hayır, size kurban kesmek vacip ise kurban kesecek veya kestireceksiniz. Bir hayır kurumuna vererek kurban kestirin.
Selamünaleyküm. Bütün bunların yerine hayvanlara eziyet edecek yerde dua edin. Dua size yeter.
Adak olarak kestiğiniz hisseyi fakirlere dağıttı iseniz mesele bitmiştir.
Selamünaleyküm. Öyle adak olmaz, kesinlikle fakire vermeniz gerekir. Ya da bir kursa...
Bütün kazancı o işten ise yani hiç helal kazancı yoksa onunla ortak olmamanızı tavsiye ederiz.
adak konusundaki diğer fetvalar
Adağı olduğu gbi onlara verebilirsiniz. Et onların olduktan sonra size ikram etmelerinde bir sakınca yoktur.
Adak yaptı iseniz onun kefareti yemin kefareti değildir, yaptığınız adağı yerine getireceksiniz. Sözünü ettiğiniz durum yemin ise yeminler için de ayrı ayrı kefaret tutmanız gerekir. Hatırlamama gibi bir durum için inşaallah bir kefaretle geçmiş kapanır ama siz tevbe ve istiğfarı unutmayınız. Tekrarına karşı da dikkatli olmayı öğrenmiş olunuz.
Adağı zenginin yememesi gerekir. Bu nedenle sadece fakirlere ulaştıran kurumlara verin, onlar götürsün. Adak olduğunu da belirtin. Ağır iş nedeniyle oruç tutmamak diye bir şey yoktur. Böyle bir şey yapan yani işi ağırdır diye oruca niyet etmeyen keffaret tutmaz. Çünkü keffaret bir hatanın affolması içindir. Hiç niyet etmemek bir hatadar çok daha ağırdır.
Gereksiz bir iş yapmışsınız. Ömür boyu yapmayı kastetti iseniz, bir yemin keffareti yaparak bunu bitirebilirsiniz ama her gün mesela sabah namazının sünnetini kılarken buna da niyet edersiniz. Dikkat edin bu, sizin evhamlanmanıza neden olmasın.
Her engelli ekonomik ihtiyaç sahibi anlamına gelmez. Genelde engelli olmak ihtiyacı daha fazla olan biri olarak bilinir ama bu genelleme yapılabilir bir durum değildir. Bunun haricinde engelliler için Müslüman bir toplumda şu kaynaklar üretilebilir: a. Ekonomik imkânları olmayanlar için zekât birinci derecede kaynaktır. b. Miras hakkı, ailesinin ona tahsis edebileceği nafaka kullanılabilir. c. Müslümanların özel yardımları sadakaları kullanılabilir. d. Fitreler onlar için değerlendirilebilir. e. Adaklar ve keffaretler onlara tahsis edilebilir. f. Engellilerle alakalı vakıflar kurulup, kaynak üretilebilir. g. Engellilere imkânı olanlar vasiyet bırakabilirler.
Nafile bir orucu tutmaya karar vermek/niyet etmek hemen onu farz duruma getirmez. Gece kalkıp yese idiniz ve o anda niyet etse idiniz sonra da bozsa idiniz o günü kaza etmeniz gerekirdi. Bu durumda siz düşünmüş ama düşündüğünüzden vazgeçmiş durumdasınız. Bir ceza gerekmez. Adak adamış olsa idiniz onu yapmanız vacip olacaktı.