Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Altı buçuk yıl evlenmek isteyip de türlü sıkıntılardan sebep evlenemediğim biri vardı. Elhamdulillah dokuz aydır evliyiz. Evlenmeden önce, eğer evlenebilirsek, evli olduğumuz her gün nasıl bir nimet olduğunu unutmamak adına şükür namazı kılacağım diye niyet ettim. Kılıyorum hamdolsun. Ama şüphem var. Kendi kendime bir farz belirlemiş mi oldum, ömürlük bir şey sonuçta. Ve sormak istediğim, şükür secdesi de aynı görevi görür mü? Gün içinde aklıma geldiğinde evliliğim için secdeye kapanmam da aynı niyeti taşıyarak, yeterli olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Namaza niyet, kişinin hangi namazı kıldığını bilerek namaza durmasıdır. Sizin zikrettiğiniz şekilde sesli yapılan niyet, niyetin esası değildir. Şöyle de diyebiliriz: Namaza durduğunuzdan itibaren herhangi bir an, hangi namazdasınız sorusuna hemen şu namaz diyebiliyorsak namaz ve niyet tamam demektir. Allah kabul etsin.
Bu anlattıkların evlenmenin sana farz duruma geldiğini göstermektedir. İffetinden taviz vermeden, sabretmesini bilerek o süreci kendin için işletebilirsin. Sen yapabileceğini yaparsın, kaderin seni gelir bulur. Şunu unutmayasın: bir isteğin zaruri olması onun uğruna daha zaruri olanı feda etmeyi gerektirmez. Evlenmek zaruri ama iffetten daha önemli ve öncelikli değildir. Sabretmeyi bilmeyen bulamaz, bulduğunu alamaz. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Bu şekilde yapmanızda kazaları bitirme açısından bir sakınca yoktur. Dikkat edin, bu durum sizi namazların sünnetlerini yok saymaya götürmesin. Bir takvim tutun, o takvime göre ne kadar kazanız kaldığını bilin. Daha rahat edersiniz. Allah amelinizi makbul kılsın. Size dualar ederiz.
Allah Teâlâ dönüşünüzü mübarek kılsın. Sizi eşinizi ve çocuklarınızı cennetlik kullarından kılsın. Şeytan sizi namazdan alıkoyamadığı için pek üzgündür. Yeni sebepler üreterek sizden namazı terk etmenizi isteyecektir. Ölüm korkusu da böyle bir şeydir. Merak etmeyin, kıldığınız namaz çok geçmeden sizin bu husustaki şifanız olacaktır. Bu aralar kendinizi boş bırakmayın. Boş kaldıkça o korku sizi daha fazla sarsar. Siz namaz kılan bir mü'min olarak ölüme hazırlıklısınız elhamdülillah. Korkarak değil hazırlanarak yola devam edeceğiz. Geçmişte kazaya kalan namazların sadece farzlarını tek tek kılacaksınız. Bir takvim belirleyin. Mesela günde iki vakit veya benzeri bir takvim, ona uyun. Biiznillah namaz yükünüz de bitecektir. Kazaların yerine nafile kılınmaz. Kazaya kalan namaz kılınmaz diye de bir şey yoktur. Sadece farzları kılın. Bir de vitir namazını. Sünnetlerini kılmayın. Allah Teâlâ işinizi kolay etsin.
İletişiminizde bazı olmaması gereken şeyler var gibi görünüyor. Bunların sağlıklı bir şekilde izale edilmesi ve düzeltilmesi için bir müdahale gerekiyor. Fakat bu müdahale tabii ki bir yandan da riskli olabilir çünkü duygusal çıkışlar daha da yanlış anlaşılabilir. Bu sebeple bir uzmana gitmenizi, bir aile danışmanıyla veya psikologla görüşmenizi tavsiye ederim. Bu süreçte birbirinize şikâyetlerinizi ve taleplerinizi daima tatlı ve yumuşak bir dille ifade etmeye çalışın. İnşaallah daha iyi olur. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Bu durum sizde hastalığa dönüşmüş. Siz böyle olunca olmamış gibi devam edin namazınıza. Zihniniz bu olmamış gibiyi kabul etmiyorsa en azı imiş gibi kabul edip ilave yapın namaz içinde ama namazı bozup tekrar kılmayın. Sonra da sehiv secdesi yapın. Bir zaman sonra düzelir biiznillah.
adak konusundaki diğer fetvalar
Adağı zenginin yememesi gerekir. Bu nedenle sadece fakirlere ulaştıran kurumlara verin, onlar götürsün. Adak olduğunu da belirtin. Ağır iş nedeniyle oruç tutmamak diye bir şey yoktur. Böyle bir şey yapan yani işi ağırdır diye oruca niyet etmeyen keffaret tutmaz. Çünkü keffaret bir hatanın affolması içindir. Hiç niyet etmemek bir hatadar çok daha ağırdır.
Adağı olduğu gbi onlara verebilirsiniz. Et onların olduktan sonra size ikram etmelerinde bir sakınca yoktur.
‘Hafızlığım biterse kurban keseceğim’ ifadesi bir adaktır. Adaklar, adandığı şekilde yerine getirilirler. Bir başka ibadete dönüştürülmeleri caiz olmaz.
On beş yaşından önceki ya da baliğ olmadan önceki adaklar için adak niteliği olmayabilir.
Adak etini değerlendirebilecek bir kuruma bağışlayabilirsiniz.
Adak yaptı iseniz onun kefareti yemin kefareti değildir, yaptığınız adağı yerine getireceksiniz. Sözünü ettiğiniz durum yemin ise yeminler için de ayrı ayrı kefaret tutmanız gerekir. Hatırlamama gibi bir durum için inşaallah bir kefaretle geçmiş kapanır ama siz tevbe ve istiğfarı unutmayınız. Tekrarına karşı da dikkatli olmayı öğrenmiş olunuz.