Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. İmam Ahmed'in devletle çatıştıktan sonra Müsned'inden zalim sultana karşı çıkmayla ilgili hadisleri çıkardığı bilgisi ne kadar doğrudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Siyasi lider anlamında bu şekilde bir hadis vardır. Fatih'in yaptığı ise (eğer yaptı ise) doğru değildir. Olmamış şeylere hüküm tatbik etmek doğru değildir.
Selamünaleyküm. Biz ve siz, inşaallah ashabı kiramın itikadı üzereyiz. Saydığınız isimler itikat koymuş/koyabilecek kimseler değildir. Onlar bizim sınıf öğretmenlerimiz durumundadır. Anlamadıklarımızı bize izah etmişlerdir. O kadar.
Aleykümselam. Herkes gibi onun durumu da Allah'a kalmıştır.
Selamünaleyküm. Muteber kitaplardaki ve SAHİH olarak belirtilen hadislerle amel ederseniz sıkıntı olmaz.
Aleykümselam. Sözünü ettiğiniz şahıs hakkında yeterli bilgi sahibi değilim.
Aleykümselam. İki isim de kullanılabilir.
ahmed bin hanbel konusundaki diğer fetvalar
İbadetlerde kişisel kanaat ve zevkleri takip etmeyi basit buluruz. Mü'min, ya Kitap ve Sünnet'i anlar ya da anlayanın izinden gider. Bir ona bir buna bağlanmanın akıbetinden endişe ederiz. Kanaatimiz budur. Allah'a emanet olunuz.
Telbîsü İblîs hicri yılında vefat eden meşhur âlim İbnü’l-Cevzî’nin değerli bir kitabıdır. İbnü’l-Cevzî’nin bu kitabı ve bir başka eseri (hatıratı) olan Saydulhatır’ı çok değerli notlarla doludur. Özellikle Arapça olarak okuyabilecekler için öncelikli okumalar arasında olmalıdır. Tavsiyemiz bu şekildedir. Bu iki eserinde yaklaşık olarak doksan yıla yakın hayatının özetini vermektedir. Kendisini, yaşadığı asrı, siyaseti, ilim adamlarını özetlemektedir. İbnü’l-Cevzî’nin yaşadığı asır, ahlâk ve takvanın zayıfladığı bir asırdır. Yaşadığı bu asırdaki çöküşe dur diyebilmek için Ömer bin Hattab radıyallahu anh, Ömer bin Abdülaziz, Ahmed bin Hanbel gibi isimlere ait eserler yazmış, onları örneklendirmeye çalışmıştır. Telbîsü İblîs (Şeytanın Aldatmaları) kitabı yaşadığı asırdaki farklı grupların din ismi ile anıldıkları halde hangi yanlışları ile bilindiklerini izah etmektedir. Olduğu gibi doğru tespitlerden oluştuğunu iddia edemeyiz. Neticede bir âlim gözlemlerini bize aktarmaktadır. Ancak o çapta bir âlimin gözlemleri oldukça önemli notlar niteliğindedir: Kur'an hafızlarının müzik notaları gibi bir kıraatle okuması, ibadet ruhundan uzaklaşmış kıraatin öne çıkması gibi yönlerini ileri sürmektedir. Fıkıhla meşgul olanların ilk neslin fıkıhtaki heyecan ve samimiyetini taşımadıklarını, neredeyse başka fıkıhçıların eksikleri üzerine yoğunlaştıklarını anlatır. Siyasetçilerle yakın bağlantılarını, fetvada takvadan uzaklaşmalarını zikreder. Vaaz veren hocaların samimiyetsizliklerini, hikâyelerle insanları oyalamalarını anlatır. Edebiyatçıların, şairlerin kibirlendiklerini anlatır. Günahlara batmaktan çekinmediklerini izah eder. Tasavvufun aldığı üzücü şekli tenkit eder. İlk mutasavvıflarla o asırdakiler arasındaki derin farkları örneklendirir. Yaşadığı asrın siyasi gücü olan Selçuklu devletini yöneten sultanların ve bürokratların yanlışları üzerinde durur. Zenginlerin malı nasıl kazanıp harcadıklarına örnekler verir. Fakirlerin onurlarını koruyamayışlarını izah eder. Kadınların dikkatsizliklerini anlatır. Bütün insanların düştüğü yanılgılara değinir. İbnü’l-Cevzî, yaşadığı asra şahitlik etmektedir. Elbette, tuttuğu notları onun asrına aittir ama öyle veya böyle bugün de insanlık benzer buhranlar içindedir. Geçmişi ve geleceği paralel bir zeminde görebilmek ve ibret almak için kitap çok güzel bir kaynaktır. Allah ona rahmet etsin.