Fetva Meclisi
Soru
Çok Acil Yardımınıza İhtiyacım Var Hocam... Selamün Aleyküm Hocam, Allah sizden razı olsun. Verdiğiniz bilgiler gerçekten çok değerli. Hocam, ben üniversite öğrencisiyim. Bölümümü yüksek bir puanla kazandım. 1.sınıfta iyi çalışmadığımdan dolayı sınıfta kaldım ve bu sene 2.sınıfa geçemedim 1.sınıfın ilk dönemini tekrar okumaktayım. 2.dönem için 2. sınıfa geçme şansım var, bu da son sınavlarımdan yüksek notlar almama bağlı. İlk sınavlarım çok iyiydi annem de çok mutlu oldu ben de. Lakin 2.sınavlarım çok iyi gelmedi. Her şey son sınavlarıma kaldı. Yani finallere. Lakin annemle problemlerim başladı. Benim sürekli ders çalışmamı istiyor. Elbette haklı ama çalışmayınca da biraz ağır konuşabiliyor. Bu elbet küfür değil lakin benim canımı çok yakıyor. Ama bu annemin farkına vardığı bir şey değil. Evimde huzurlu değilim. Derslerime korkudan çalışamıyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Annem benim için gerçekten çok değerli ama ona karşı çok kırılıyorum. Onu incitmemek için ya sabır çekiyorum sürekli. Beddua almak istemiyorum. Derslerime adapte olamıyorum hep kalırsam tekrar, diye düşünüyorum. Ben ne yapacağım Hocam. Hiç huzurlu ders çalışamıyorum ve sınavlarıma gerçekten çok az kaldı.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
Kıymetli kardeşim bazı şeyleri netleştirmek lazım ki faydalı bir sonuca ulaşalım. Eğer sınava hazırlanmak istiyorsan öncelikle sınava hazırlanan arkadaşlar edin. Onlarla sınav hakkında konuşmalar yap. Onların hangi seviyede, kendinin hangi seviyede olduğunu sık sık kıyasla ve kendinde çalışma motivasyonu oluşturmaya çalış. Bu süreçte de seni disiplinden uzaklaştıran her boş şeyden uzaklaş! Bu önemli. Eğer çalışmak istemiyorsan o halde evlilik için uygun adımlar at. Yakın gördüğün çevrene durumunu niyetini belirt. Sen de bu süreçte üzerine düşeni en güzel şekilde yap. Hangi süreç olursa olsun daima bir miktar sabır gerektirir. Bunu da nefsine hatırlatıp şimdiden hazır olmasını bekleme. Hayattan çok yüksek beklentilere girmek can sıkabilen riskli bir iştir. Bunun yerine gerçekçi beklentiler içinde gayret etmek en sağlıklısıdır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Asla anneni aşmamalısın. Evlenme hususunda araştırmaya devam etmelisin. Ve sabretmelisin.
Kızım, sen suçlu değilsin! Annenin geçmişi, kırgınlıkları, travmaları olabilir. Kimsenin hayatı güllük gülistanlık değil. Ama o geçmişin sorumlusu sen değilsin! Senin dünyaya gelişin bir kaderdi. Ve Allah seni başlı başına bir kul olarak yarattı. Annenin duygusal boşluklarını doldurmak, geçmişindeki hataların bedelini ödemek senin görevin değil. “Annemin yaşadığı şeyleri ben yaşayayım diye uğraşıyor” diyorsun… Evet, bazen bazı anne-babalar, istemeden de olsa çocuklarını kendi acılarının tekrarı haline getirir. Bu zalimce bir döngüdür. Allah bu döngüyü kırman için seni uyandırmış olabilir. Anneni sevmek zorunda değilsin ama saygı çizgisini aşmamalısın. Bu cümle sana çok uç gibi gelebilir ama Nureddin Yıldız Hoca bu konuyu birçok kere dile getirdi: “Anne-babayı sevmek zorunda değiliz. Anne-babanın hakkı, sevgiden değil, itaate dair değildir. Onlara zulmetmeden, küfür etmeden, isyan etmeden yaşamaktır esas olan.” Yani sen “ben anneme artık içimden anne demek bile gelmiyor” derken günaha girmiyorsun. Ama annen hakaret etmek, ah almaya yol açacak bir laf etmek, öfke kusmak, senin kul hakkına girmen olur. O da seni başka bir dert zincirine hapseder. Bu yüzden iletişimi en aza indir ama saygıyı sıfırlama. Bir selamla, bir evet-hayırla, bir "olur" cevabıyla geçiştir. Kalpten değilse de dıştan çizgiyi koru. Zehirli anne-baba ilişkileri gerçek bir imtihandır. Senin annen "çocuklarını duygusal esir gibi kullanan", onların hayallerini bastıran, geçmişini silah gibi kullanan bir anne figürü gibi görünüyor. Bu gibi anneler için psikolojide "narsistik anne", "kurbanlaştırıcı ebeveyn" gibi terimler kullanılır. Ama biz buradan bakınca şunu deriz: Allah sana bu kadını imtihan olarak verdi. Ona rağmen iyiliği, doğru yolu, sabrı ve çizgiyi bulabilir misin? İşte bu da senin cihadın. Kimi ömrünü cephede verir, kimi anasının gözyaşlarını sile sile ömrünü tüketir. Seninki ikincisi. Ama unutma, Allah şahit… Hem de her gözyaşına, her içine attığın isyana, her “yine sustum ya Rabbi” deyişine… Kardeşim, Allah sana akıl, irade ve plan yapma yeteneği verdi, strateji üret. Şu anki işine odaklan. Ve unutma, evlilik bir kaçış değil, bir tercihtir. Ablaların bu acılardan kaçmak için evlendiyse ve pişman oldularsa sen evliliği bir sığınak değil, bir dava arkadaşlığı olarak düşün. Yani yalnız yaşaman gerekse bile doğru kişi gelmeden adım atma. Bir psikologla veya danışmanla görüş. Senin gibi hassas, düşünen, içi dolu biri için bu yaşananlar travmatik izler bırakabilir. Bir İslami değerleri olan, seni yargılamayacak bir danışmanla 3-4 görüşme yapman, hayatının yönünü değiştirebilir. Unutma psikolog şeyh değildir. Sadece yol haritası çıkarır. Allah seninle, seni görüyor ve imtihanının farkında. Hiçbir gözyaşı yerde kalmaz. Hiçbir "anne bile olsa zulmeden" mazur görülmez. Hiçbir iyi evlat da annesiyle yaşadığı sıkıntılar sebebiyle cezalandırılmaz. Allah sana ferahlık, dirayet ve sabır versin. Senin gibi düşünen biri, karanlıkta bile kıbleyi bulan biridir.
Kıymetli kardeşim sen iki ateşin ortasında kalmışsın. Ama önce şunu bil: Senin sağlığın, senin iyiliğin hepsinden önemli. Sen ayakta kalamazsan, kimseye de faydan olmaz. Bu yüzden önce kendini toparlaman lazım. Öncelikle bu yükü taşımanın seni hasta ettiğini fark et. Çünkü bu bir “görev” değil, hakkın olmayan bir yük. Annene de, eşine de, açıkça ve saygıyla bu seni hasta eden ortamı konuşman gerekiyor. Yanı sıra onların birbirleriyle olan diyaloglarını azaltacak adımlar at. Onların birbirleriyle ne kadar az görüşebileceği makul ve meşru yöntem varsa ortaya konulmalı ve ikisi birbirinden uzak tutulmalı. Senin onlardan birine gidince de birinin diğeri hakkındaki konuşmasından kaçınman lazım. "Bu konuşmanın kimseye bir faydası yok ama bana çok zararı var. Sağlığım bozuluyor. Bana zarar vermek mi istiyorsun açık açık söyle!" diyerek kişilere yaptıklarının tek sonucunun ne olduğunu iyice göster. Bu süreçte yalnız kalma. Dertleşeceğin dostlar bul. Bir psikologdan veya aile danışmanından yardım al. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.