Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben, yirmi yaşına kadar gayrimeşru bir hayat yaşadıktan sonra tövbe eden biriyim. Uzun yıllar turizm sektöründe, haram işletmelerde çalıştım. Yaklaşık sekiz yıl önce sizinle tanışmak, elinizi öpmek ve bir üniversitede akademisyen olmak için dua istemeye gelmiştim. Çok şükür, Rabbim bana sayısız lütuflarda bulundu ve akademisyen oldum. Şu an kendi alanımda İslami faaliyetlerde bulunmaya, bu alanda eksik kalan çalışmaları tamamlamaya gayret ediyorum. Şu anda doğuda bir üniversitede görev yapıyorum. Daha nişanlıyken buraya atamam gerçekleşti ve eşim, beni kırmayarak İstanbul’dan yanıma gelin olarak geldi. Ancak, gelmeden önce benden ileride İstanbul veya çevresine tayin olmam için söz istemişti ve ben de bu sözü verdim. Şimdi, eşim İstanbul’a taşınmamız konusunda yoğun baskı yapıyor. Akademik anlamda kendimi yeterince geliştirmeme ve İstanbul’daki üniversitelere başvurmama rağmen, gerekli bağlantılarım olmadığı için devlet üniversitelerine atanamadım. Başvurduğum bazı üniversitelerin yöneticileri bile bana, "Seninle çalışmak isteriz ama yukarıdan birini araya sokmadan bu mümkün değil" dediler ve bunu eşim de bizzat duydu. Buna rağmen, eşim en azından İstanbul’daki vakıf üniversitelerine geçiş yapmamı istiyor. Ancak vakıf üniversitelerinde, kendi alanım olan “gastronomi ve turizm” konularında İslami çalışmalara sıcak bakılmıyor. Ayrıca, daha önce vakıf üniversitesinde görev yaptığım için biliyorum ki bu tür üniversitelerde iş garantisi düşük; herhangi bir anlaşmazlık durumunda hemen işten çıkarılma riski var. Devlet üniversiteleri ise maddi ve manevi açıdan daha destekleyici, akademik özgürlük açısından daha rahat ve aileme daha fazla zaman ayırabilmeme olanak sağlıyor. Bu süreçte, eşimin psikolojisi olumsuz etkilendi ve evimizde huzur kalmadı. Bu durumda ne yapmalıyım? İstanbul’daki vakıf üniversitelerine geçmeli miyim, yoksa burada kalmaya devam mı etmeliyim? Bir hoca ve bir abi olarak tavsiyenize çok muhtacım. Allah rızası için bana yol gösterin.
Cevap
Benzer fetvalar
Nikâh akdi esnasında eşiniz İstanbul’da kalmayı şart koştu ise sizin buna bağlı kalmanız akit gereği olur. Bunun haricinde eşinizin gittiğiniz yer yaşanılabilir, güvenli bir yer olması şartıyla her yere sizinle gelmesi esas olandır. Normalde bunu söyleriz. İstanbul’un eğitim ve din açısından daha iyi olacağı ise tartışılabilir. Eşiniz dış görünüşüyle ele aldığı için böyle düşünüyor. Yalnız size şunu belirtmeliyim: Şeytan için sizin bu fikir farklılığınız bulunmaz bir fırsat olabilir ve ailenizi temelinden sarsabilir aman dikkatli olun. Sakın kaş yaparken göz çıkarmayın. Manisa sizin için daha müstakil, daha helale yakın bir ortam sağlayacaksa orayı tercih edin. Bunu da eşinizi ikna ederek yapmaya çalışın. Zorlamayın, baskı kurmayın. Allah yardımcınız olsun.
Kızım, baban “olmaz” demedikçe hiçbir sakınca olmaz elbette. Bu açıdan durum normaldir ama şunu da bilmeni isterim: İstanbul cennet değil, oranın da kendine ait sıkıntıları var ve o sıkıntılar seni muhakkak bulacak. Bunu da bilmelisin. Evlenme meselesine gelince, sakın bu hissiyatını karşındakilere sezdirmeyesin, aç kurtları uyandırmış olabilirsin. Senin için dua ederim. Gelebilirsen vakfımıza gelebilirsin, oradaki hanım arkadaşlarınla tanışırsın.
Allah yardımcınız olsun. Şimdi bu durumda sizin üzerinize düşen, onun dediği gibi yapıp kendi başınıza doktora ve gidilmesi gereken yerlere gitmek olur. Zira siz, hatanızı itiraf ediyorsunuz ve kurtarmak istiyorum diyorsunuz. Sonunda kurtulmayacak olsa bile maazallah, siz onun iddiasını sonlandırmak için doktora da gidin, bakkala da gidin. Her yere gidin ve sonunda olumsuzluk çıkarsa maazallah, kalbiniz rahat eder ve huzur içinde olursunuz. Böyle yapmazsanız bir zaman sonra “keşkeler” sizi yiyip bitirebilir. Allah yardımcınız olsun.
Her şey, tevbendeki ciddiyete ve kalıcılığa bağlı. Ne kadar kalıcı tevbe ettin ona bak. Gerçek bir tevbe sahibi kirli değildir. Temizle evlenebilir.
Bacı, derdinizi çok iyi anladım. Sizin gibi pek çok bacı ile bu konuda dertleşiyoruz. Yaşadığımız zamanda güya dindar insanların bile temel ölçüsü para ve cinsellik olmuştur desem abartmış olmam zannederim. Böyle bir zamana geldik. Sabrederek, dik durarak daha çok sevap kazanacağız. Sizin için dua ederim Rabbim sizi muhafaza buyursun. Size şunu söyleyebileceğimi zannediyorum: a. Sizinle önceliği iş olan yani sizin çalışmanızın gerekliliğini hissettiren bir görüşme yapanın aile hayatı emeli olduğunu zannetmem. İkinci bir cümleye gerek bırakmadan konuşmayı terk edebilirsiniz. b. Çok önemli bir konu da yavrunuza ne kadar babalık yapabilecek birinin size geldiğidir. İnsanlar kendi çocuklarına bile babalık yapmaya yanaşmamaktadırlar. Yavrunuzun ezileceği muhtemel bir evlilik yapmayın. c. Sizinle görüşen biri büyük ihtimalle öncesinde bir evlilik yapmış olmalıdır. Boşanma nedenini iyi araştırın. Şüphesiz bu araştırmada adil olun, iftiraya inanmayın ama araştırın. d. Bir harama düşme tehlikeniz maazallah söz konusu olduğu zamanda kurallarınızı gevşetip evlenebilirsiniz. O zamana kadar muhakkak sabredin. Çevrenizin bunaltan dedikodusuna itibar etmeyin. Duymayın insanların sizinle alakalı sözlerini. e. Bu süreci muhakkak ibadetlerinizi ve Kur'an okumanızı yoğunlaştırarak geçirin ki iç huzurunuz yerinde olsun. Aksi takdirde şeytan sizi kemirir, içten içe eriyebilirsiniz Allah göstermesin. Sizin için dua ederim.
Bu noktada eşin yüzeysel olarak da olsa doğruyu söylüyor. Sizin faaliyet isteğinizi zamana yayarak inatlaşmayı engellemenizi tavsiye ederim. Aksi takdirde şeytan yuvanızı dağıtmak için iyi bir fırsat yakalamış olur maazallah, dikkat edin. Aileniz ve huzurunuz faaliyetlerinizden daha öncelikli olmalıdır. Kanaatim budur.