İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam doktor raporu ile aklı olmadığı bilinen yani deli olan biri mirastaki payını alabilir mi?

Cevap

Bir insanın akıl sorunu olması hiçbir şekilde malının olmamasını veya ona gelecek bir mala hak sahibi olmamasını doğurmaz. Mirastan hissesine düşen onun malıdır. Kanuni vasisi kimse onun üzerinden malını kullanır. İnsan ruhunu teslim etmedikçe mal edinme hakkından mahrum edilemez.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dedeniz öldüğünde babanız ve amcalarınız yaşıyorsa siz dedenize mirasçı olamazsınız. Siz dedenize mirasçı olmadığınıza göre size MALININ ÜÇTE BİRİNİ GEÇMEMEK ŞARTIYLA vasiyet bırakabilir. Eğer malının üçte birinden fazla olursa bütün mirasçılarının izin vermesi ile o fazlalık size verilebilir. Tabii mirasçıların “verdim” demesinin kabul edilebilir olması, reşit olmalarına bağlıdır.

Dedem ölürken bana malından vasiyet etti. Babamlar bu vasiyetin caiz olmayacağın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Hastaya hizmet etmenin mühim mü'min karakterlerinden olduğunu unutmayınız. Kardeşinizin durumunu uzman doktor raporuna göre tespit ediniz. Eğer akli melekelerini kullanamıyor, "akıllı sayılmaz" deniyorsa kardeşinizden ibadet mükellefiyeti kalkmış demektir. Onunla bir bebek arasında ibadet açısından fark yoktur. Hayır, "aklı var, biraz düşük" türünden bir rapor veriliyorsa o da sizin gibi ibadetle yükümlüdür. Beceremedikleri elbette ondan kalkar ama genel olarak ibadetle yükümlü olacaktır. Namaz kılacak, oruç tutacaktır. Kendi başına haccedemez durumda ise ve malı da varsa birisini onun yerine hacca gönderebilirsiniz. Kardeşinizin bir yolla malı olabilir. Babanızdan kalan veya birinin ona bağışladığı şeklinde malı olabilir. Sizin malınıza sahip olmanızla onun malı olması ve o malının sahibi olması dinen aynı şeydir. Hiçbiriniz onun malı üzerinde tasarrufta bulanamazsınız. Bu durumda da mahkeme yoluyla ona bir vasi tayin edilmelidir. Vasi de makul bir şekilde onun malını, onun menfaati doğrultusunda harcar. Babanız veya bir başka birinden ona intikal eden mirasta hiçbir hak kısıtlaması yapamazsınız.

Hocam kardeşlerimden birinde OTİZM var. Yaşı da ileri yaş oldu. İbadeti ve babam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şeriatımızda evlatlık edinme yoktur. Dolayısıyla evlat olarak alınan biri herhangi biri gibidir. Herhangi birine nasıl mal bırakılıyorsa ona da o şekilde bırakılabilir. Bir insanın malından sadece çocukları mirasçı olarak yararlanmazlar; mirasta hakkı olan başkaları da vardır. Eğer ortada imani bir sorun yoksa mesela, malın intikal etmesi halinde onu şerre kullanacak imanı olmayan biri söz konusu olduğu için malını o akrabaya bırakmak istemiyor gibi bir durum varsa mesele yoktur. Bunun dışında iki türlü uygulama yapılabilir. Bir: Sağlığında iken kişi malını herhangi birine verir. Bu da onun vicdani bir sorunu olur. Yani kimseye 'malını neden birine verdin' şeklinde bir sorgulama yapılmaz. İki: Ölümünden sorası için vasiyet bırakır. Bu vasiyet ise malın üçte birini aşmamalıdır. Aşması halinde ise, mirasçıların vasiyeti kabul etmeme hakkı olur. Mirasçılar itiraz etmiyorlarsa bir sakıncası yoktur.

Çocuğu olmayan bir kişi malının tümünü akrabası olmayan evlatlığına hibe edebili
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir insana kızının çocukları mirasçı olamazlar. Onların mirasçı olabilmesi için hiçbir mirasçının bulunmaması gerekir. Başka hiçbir mirasçı olmadığı zaman, mirastan pay alabilirler.

Anneleri ölmüş fakat annelerinin babası yani dedeleri sağ olan çocuklar dedeleri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Daha önce benzer bir soruya verilmiş cevap şöyledir: Bir insana miras yoluyla intikal eden maldaki haramlar, intikal yoluyla haramdan arınmış olmaz; o malı haram olarak oluşturan açısından vebal devam etmektedir. Malın kendisine intikal ettiği kişi açısından ise durum şöyledir - Eğer gasp, hırsızlık gibi yollarla edinilmiş bir mal söz konusu ise o malı sahiplerine iade etmesi gerekir. Miras yoluyla intikal nedeniyle ona helal olmaz. - İntikal eden mal, faiz ve benzeri bir haram yoluyla elde edilmiş ise bu durumda, malın tamamının haramdan olması durumunda mü'min bir mirasçının o mala tenezzül etmemesi gerekir. İman ehli olmak budur. Eğer örneğinizde olduğu gibi, bankaya da giderek malını geliştiren biri ise miras bırakan, bu durumda elimizdeki intikal etmiş malın ne kadarının haramdan olduğunu bilmemiz mümkün olmayacaktır. Sadece 'çalışmasında haram da vardı' zannı ile bir insanın mirası reddedilmesi gerekmez. Belli bir miktarı, 'bu kadarı faizdendi' şeklinde bilebilecekseniz onu ayırıp sadaka olarak verebilirsiniz.

Hocam, kumar, şans oyunları v.b yollarla zengin olmuş birinden miras kalırsa, bu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mirasa hak sahibi olanların aralarında yaptıkları bir ittifakta zorlama, aldatma gibi hile yoksa ve herkes durma razı ise dinen bir sıkıntı olmaz.

Hocam, dinimize göre bir ailede baba öldükten sonra kalan mal varlığının kardeşl

akıl sağlığı konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimiz ibadet yükümlülüğünü AKLI OLANLARA getirmiştir. Akıl nimeti olmayanın veya onu kaybedenin ibadet sorumluluğu da olmaz. Bu nedenle kişilerin akli melekelerinin ne durumda olduğuna bakılarak ibadet yükümlüsü olup olmadığına karar verilebilir. Duygular ve vicdan gibi değerler bu açıdan ölçüm cihazı değildir. Böyle bir karar sadece gece ve gündüzü ayırt edememekle verilmeyebilir. Psikolojik ve psikiyatrik sorunları ibadet sorumluluğu açısından tek başına mükellefiyeti düşürücü olarak göremeyiz ama önemli bir karine olarak görebiliriz. Buna da kişiyi tedavi eden doktorun hastalığın akıl melekesini kullanmaya etkisi ile alakalı raporu üzerinden karar verebiliriz. Bir başka boyut da şudur: Söz konusu sıkıntı gelip geçici ise sıkıntı geldiği dönemlerde ibadet düşecek, düzelme durumunda devam edecektir. Sıkıntı artık sürekli ise genel hüküm uygulanacaktır. Kolaylık olması bakımından sağlık ocaklarında yapılan testleri de yaptırabilirsiniz. Mesela noterde işlem yapma ehliyeti var mı, bakılabilir. Allah yardımcınız olsun.

Hocam babam artık gece ve gündüzü ayıramayacak hale geldi. Psikolojisi de çok bo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Din, aklı olan insana inmiştir. Aklı olmayan için dindar olmak veya olmamak yoktur. Akıl yönünden engeli bulunan çocuk durumunda kabul edilir. Genel kural böyledir. Kişinin akıl engeli hakkındaki karar ve ölçü ise tıbbidir yani uzman hekimin engelliliği ve oranı hakkında vereceği karar muteberdir. Fıkıhta bununla alakalı sabit bir ölçü yoktur.

Akıl engeli bulunan birinin dindar olması veya olmaması açısından farklılığı olu

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.