Fetva Meclisi
Soru
Akıl engeli bulunan birinin dindar olması veya olmaması açısından farklılığı olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere mesleğinle ilgili sana görev veren makamın kuralları senin için dinin açısından da bağlayıcıdır, bunu bilmelisin. Açık bir din aykırılığı olmadığı sürece seni görevlendiren makamın kurallarına uyacaksın. Bunun ötesinde bir fıkıh bilgisi olarak şu notları bir kenara kaydedebilirsin: a- Normalde hastanın izni alınarak hastaya müdahale edilir ancak acilde durum böyle olmayabilir; baygın olma, vakit yetersizliği, hastanın yanında muvafakat verecek kimsenin bulunmaması gibi durumlarda hastanın iznine gerek olmadan müdahale edebilirsiniz. b- Mevcut kurallara göre, uzmanı tarafından daha iyi olacağı umulan bir tedavi yapılmasında dinen sakınca olmaz. c- Bu kurala normal bir tedavi ya da acil bir ameliyat dâhildir.
Dinimiz ibadet yükümlülüğünü AKLI OLANLARA getirmiştir. Akıl nimeti olmayanın veya onu kaybedenin ibadet sorumluluğu da olmaz. Bu nedenle kişilerin akli melekelerinin ne durumda olduğuna bakılarak ibadet yükümlüsü olup olmadığına karar verilebilir. Duygular ve vicdan gibi değerler bu açıdan ölçüm cihazı değildir. Böyle bir karar sadece gece ve gündüzü ayırt edememekle verilmeyebilir. Psikolojik ve psikiyatrik sorunları ibadet sorumluluğu açısından tek başına mükellefiyeti düşürücü olarak göremeyiz ama önemli bir karine olarak görebiliriz. Buna da kişiyi tedavi eden doktorun hastalığın akıl melekesini kullanmaya etkisi ile alakalı raporu üzerinden karar verebiliriz. Bir başka boyut da şudur: Söz konusu sıkıntı gelip geçici ise sıkıntı geldiği dönemlerde ibadet düşecek, düzelme durumunda devam edecektir. Sıkıntı artık sürekli ise genel hüküm uygulanacaktır. Kolaylık olması bakımından sağlık ocaklarında yapılan testleri de yaptırabilirsiniz. Mesela noterde işlem yapma ehliyeti var mı, bakılabilir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Günah günahtır. Allah'ın lütfettiği nimetler arttıkça hesabı da ağır olur elbette. Açık belgeleri bile görmemek şüphesiz vebali artırır ama günah, herkes için günahtır.
Kişinin dinen sorumlu olması için aklî melekelerinin yerinde olması ve ergenlik çağına ulaşmış olması şarttır. Bu iki niteliği taşıyan herkes, dinen sorumlu kabul edilir. Aklî dengesi yerinde olmayanlar, bu niteliğe sahip olmadıkları için gusül, abdest, namaz vb. dinî vecibelerle yükümlü değillerdir. (Ebû Dâvûd, Hudûd, 16 [4403]; Tirmizî, Hudûd, 1 [1423]; Abdülazîz el-Buhârî, Keşfü’l-esrâr, 4/371-373)
Bahsettiğiniz farz olan sorumlulukların düşmesi aklını tamamıyla yitirmiş deliler için geçerlidir. Sizin gibi rahatsız olanlar için geçerli bir mazeret değildir. Durumunuz bedeninde bir rahatsızlıktan dolayı secde edemeyip de îmâ ile namazını kılan kimseye benzer. Siz yapabildiğiniz kadarıyla yükümlüsünüz. Örneğin ilaçların verdiği uyku ağırlığı sebebiyle uyuya kaldığınızda sorumlu olmazsınız; kalktığınızda kaza edersiniz. Veya abdest alırken psikolojik olarak sizi zorlayan o vesveseyi yapmadığınızda (kolunu yıkamadın, abdestin bozuldu gibi) Allah katında mesul değilsiniz. Allah şifalar versin.
Sağlıklı olmak herkese göre değişken bir sonuçtur. Dinen böyle bir yasak yoktur. Akıl ise herkese göre herkeste farklı çalışır. Bunu bir hocaya değil aklınıza sormalısınız. Aklınızı da paradan ve duygusallıktan arındırarak sormalısınız.