Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bipolar bozukluk hastasıyım. Akıl hastalığı, genellikle kalıtımsal bir hastalık olarak tanımlanıyor ve beyin fonksiyonlarındaki bir bozukluk olarak açıklanıyor. Bu, benim de akıl hastası olduğum anlamına geliyor. Diyanet'in bir fetvasına göre, ruhsal engeli olanlar dinin emir ve yasaklarıyla muhatap değillerdir ve ibadetlerle mükellef değildir. Ben de ruhsal engelliyim. Bu fetva beni kapsıyor mu? Herhangi bir ayrım var mı? Dini sorumluluklarım hakkında bilgilendirir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Kıymetli kardeşimiz ne dinden çıktınız, ne günaha girdiniz. Sizde bir vesvese hastalığı var. Bu da olağan bir hastalıktır. Bununla mücadele etmek gerekir. Bunu da en iyi bir psikolog ile yaparsın. Unutma dinden çıktım mı acaba diye tereddüt ettiğin sürece dinden çıkmış sayılmazsın biiznillah. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Aşırı hassasiyetim oluyor, sürekli takıntı vesvese dediğiniz durumda dini OKB olabilir. Bu konuda bir uzman desteği almanızı tavsiye ederim. Bu durum ister dinden olsun ister olmasın herkesin yaşayabileceği bir şeydir. İnsanın aklına pek çok farklı düşünce gelebilir ancak her düşüncenin bir olmadığını da göz önünde bulundurmalıyız. Dikkate almamız gereken düşünceler ve hiç önemsememeniz gereken düşünceler arasında ayrım yapmalısınız. Bir düşünceye sahip olmak o düşüncenin gerçek olduğu anlamına gelmez. Bu durumda "ben düşüncelerim değilim" şeklinde bir ilke edinebilirsiniz. Size gelen vesveselerden herhangi biriyle aşırı meşgul olursanız onu zihninizde çok büyütmüş, onu güçlendirmiş olursunuz. Düşünceye odaklanarak onu güçlendirmeyi istemeyiz ve bununla birlikte onu bastırarak, oluşmasını engellemeye çalışarak davranışların değişmesine izin vermeyiz. "Bu düşünce şeytanın vesvesesidir ve bu yüzden reddediyorum. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir ve ben elimden geleni yaptım, bu şekilde devam ediyorum" gibi bir düstur edinip bu değer doğrultusunda hareket etmeye çalışabilirsiniz. Düşünceler geldiğinde bir iki dakikalık nefes egzersizleri yapıp bedeninize yönelebilirsiniz, farkındalığınızı bedeninize ve şimdiki ana verebilirsiniz. Ayrıca vesvesenin zihin düzeyinde olduğunu, kalpte imanın muhafaza edildiğini, kalbinizde taşıdığınız inanca eşdeğer olmadığını bilerek ikisini ayrıştırabilirsiniz. Rabbim hayırlı ve kalıcı şifalar versin.
Diyanet bu konuda izin veriyor. Diyanet gruplarından biri ile giderseniz en azından siz vebalde olmazsınız diye umarım. Ben ise aynı kanaatte devam ediyorum. Allah yardımcınız olsun.
Hastalık durumunuzu kabul edip çözüm aramanız dahi iyileşme yoluna girmeniz için en önemli ve kıymetli bir adımdır. Rabbim dertlerinize şifalar versin. Öncelikle ibadet hayatınızı zorlaştıran, ibadetlerden soğutan ve nihayetinde manevi huzurunuzu bozan bir durum içerisindesiniz. Böyle bir kaygı hastalığına dair dinimiz kolaylıktan yanadır. Mesela; vesvese, takıntı bozukluğu yaşayan kişilere yönelik âlimlerin verdiği fetvalar o hastalığın çözümüne yöneliktir. Özellikle Hanefi fıkhında ve diğer mezheplerde bu tür vesveselerle mücadelede "yakîne dayanmayan şüpheye itibar edilmez" prensibi temel alınır. Psikolojik destek sürecinde âlimlerin bu fetvalarını dikkate almalısınız "bir defa abdest aldıktan sonra vesveseye aldırmadan ibadetine devam etmek gerektiğini" bilmeniz gerekir. Bu durum din açısından uygundur ve hatta gerekli bir telkindir. Bunun için ilim ehli, fıkıh bilen size yardımcı olabilecek kişilerden yardım almalısınız. Namazı bırakmanız asla bir çözüm değildir hatta bırakmak sizi tamamen namazdan uzaklaştıracak bir sürece götürebilir Allah korusun. Mezi ise şehevi düşünmeler veya şehvetin hareketlenmesinden sonra gelen ince, şeffaf ve kaygan olan sıvı genellikle MEZİDİR. Mezi ise gusül gerektirmez. Necistir, temizlenir ve abdest alınır. Bu işaretler görülmüyorsa vesveye daha çok kapılmamak için çamaşır değişikliğine gitmemelisiniz. Bu durumu anlayabilmek için doktorunuzdan da yardım alabilirsiniz. Çözüm hususunda bolca dua ediniz. Rabbimiz bu hastalığın şifasını gösterecektir. Asla vazgeçmeyin böyle bir süreçte mücadele vermeniz de sizin ayrıca ibadetinizdir. Mü’min her yandan imtihanlarla mücadele eden insandır. İbadetleriniz hususunda imtihan oluyorsunuz. Hamile olan hanımların bu imtihanı yaşamaları, lohusalık döneminde bilhassa daha hassas bir süreçten geçildiği için psikolojik olarak da etkilenme ihtimalleri yüksek olabilmektedir. Allah’ın izniyle durumunuz geçici bir durumdur. Rabbim hayra ve güzele yönlendirsin yaşadığınız sıkıntı size güzel ecirler, iyi sonuçlar kazandırsın.
Özür sahibi olmak başka psikolojik rahatsızlık başkadır. Bunları ayırmak gerekir. Eğer öyle olmadığı halde öyle zannediyorsanız bu vesvesedir. İlgilenmeyin. Ama stresiniz size gerçekten gaz problemi vs... yapıyorsa ve özür sahibi olabilme şartlarını gözetmeniz gerekir. (Bu konuda Hocamızın "Özür sahibi kime denir?" fetvasına bakabilirsiniz.) Bir vakit namaz kılmak için bu kadar tuvalete gitmek anormal bir davranış ve vesvese. Kendinize eziyet etmeyin. Namaz yük olmaz yük alır. Sizin iç huzurunuzu sağlar. Burada yanlış giden bir şey var. Onu da mutlaka bir psikologla görüşerek çözmeye çalışın. Ayrıca bu konuyu en yakın ilçe müftülüğüne giderek yüz yüze fetvanızı almanızı tavsiye ederim. Allah şifalar versin.
Kıymetli kardeşim, vesveseli bir bakış açısı içine girmişsin gibi görünüyor. Senin bu hassasiyetin, bir tür "dini OKB" (obsesif kompulsif bozukluk) yönünde olabilir. Bu çok yaygındır ve tedavi edilebilir. Dini bilen bir psikologla çalışman, bu süreci hem ilmen hem ruhen güçlendirir. Bu takıntılar senin suçun değil. Ruhunun bir rahatsızlığı bu. Tıpkı grip olmak gibi. Bir psikoloğun yanı sıra şunları da uygulamaya geçir: - Güvendiğin bir ilim ehliyle düzenli olarak görüş. Fıkhî meselelerde içini ferahlatacak açıklamalar duymaya ihtiyacın var. - Şüpheli gördüğün işleri bir kâğıda yaz, sonra gerçekten haram mı diye araştır. %80’inin vesvese olduğunu göreceksin. - Sabah namazlarından sonra 5-10 dakika tevekkül ve teslimiyet duaları oku. (mesela: “Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ huv…”) - Sanatına devam et. Bunda hiçbir beis yok. Güzel, faydalı işler yap. Allah’ın ismini yüceltmek için kullan bu yeteneğini. - Kendine karşı şefkatli ol. Allah sana merhamet ediyorken sen niye kendine bu kadar yükleniyorsun? Vesveselerinden korkma. Onlar senden korksun. Onlarla cesurca mücadele edip üzerlerine gidince inşaallah onlar da kaybolup gideceklerdir. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Köpeğin salyasının bulaştığı yeri sadece yıkamanız yeterlidir.
Abdestsiz de olsalar namaza uygun setru'l-avreti sağlayamasalar da sizin odaklanmanız gereken namazı öğretmenizdir. Yanlış bir iş yapmadınız. Peygamberimiz dinimizi öğrenmek isteyen Hristiyan kimseyi camiye de koymuş üstelik ona her zamanki nezaket ve zarafetini göstermiş. Buna karşılık o kimse (Adiy b. Hâtim) Müslüman olmuştur. Siz de nezaketinizle öğretme odaklı olabilirsiniz.
Gerekmez.
Şehvetsiz gelen sıvıdan dolayı gusül gerekmez.
Gusül esnasında abdest uzuvları da yıkandığından banyodan çıktıktan sonra tekrar abdest almaya gerek yoktur. Yeter ki kişi bu süre içerisinde abdestini bozacak bir iş yapmasın.
Bir sakınca olmaz.