Fetva Meclisi
Soru
Benim kaynım kendine ev aldı bir buçuk yıl önce. O zaman nişanlı veya evli değildi. Alırken faizle almışlar, 20-25 bin lira kadar faiz ödüyormuş. Kendisi yakında evlenecek, hanımıyla annesinin evinin üst katında oturacak, hanımı öyle istemiş. O alınan evde de, biz evlenince oturacakmışız. Benim nişanlımın o eve parası geçmedi ama faizle alındığı için ben tedirgin oldum, biz almasak da o evde barınacağımız için o faiz günahından biz de sorumlu olacak mıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Konuya borçlu-alacaklı çerçevesinde bakarsanız ve alacağınızı temin etmek isterseniz üvey babanızın parayı kredi çekerek getirmesi sizi sorumlu kılmaz. Bütün sorumluluk üvey babanıza aittir. Ama borçlu olan kimseye süre tanımanızın faziletli bir davranış olduğunu da unutmayalım.
Her üç sorunuzun cevabı da aynıdır: Takva açısından uzak dursanız iyi olur ama almanızda bir sakınca yoktur.
Direkt ve dolaylı olması günah işlemeye mani değildir. Siz dolaylı da olsa onların hatasına katılmış oluyorsunuz. Berrak denebilecek bir ticarette olmadığınızı düşünüyorum.
O evde, haram karışımı vardır. Karışım oranı kadar da sorumluluk vardı. Bu da babanızın sorumluluğu idi. Size direkt o evin haram olduğunu söyleyemeyiz. Yapabilirseniz faiz oranı kadar parayı çıkarıp bir kuruma verirseniz kalbiniz rahat eder.
Selamünaleyküm. Bankadan alınan faizi kim alırsa alsın, harama bulaşmış olursunuz.
Selamünaleyküm. O günah sizin için geçerli değildir inşallah.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Masrafların haram para ile karşılanması evliliğin varlığına ve geçerliliğine mani olmaz. Bu bir hatadır. İstiğfar ederek, varsa hak sahiplerine haklarını vererek hatadan kurtulmak gerekir.
Sadece belli beden hareketleri olarak bakıldığında yoga için haramlık belgesi bulunmayabilir. Yoktur da. Ne var ki bütün dünyada YOGA sözcüğü ilk kulağa geldiğinde Hinduizm, Budizm ve Janizm gibi putçuluk, ırk denebilecek sistemleri akla getirmektedir. Bu da demektir ki içinde bal varsa da o balı çöpten üreteceksiniz. Çiçekten bal üretmek varken neden çöpten üretesiniz. Ateşin etrafında dönmenin ne anlamı vardır. Bari adına yoga demeyin. Spor veya başka bir isim verin. Mü'min bir bayan olarak küfre ait kelimeleri bile telaffuz etmekten kaçınacak hassasiyeti göstermeli değil misiniz?
Konumuz kadının sokağa çıkması veya bakkala gitmesi konusu değildir. Konumuz şudur: Kadın, başkalarının gözüne batabilir mi, batsa sakıncası olur mu? Bu pencereden bakarsanız kolay anlarsınız. Kadın sadece kendisi açısından bakarsa meseleye anlayamaz bunu. Nedir kadının sadece kendisi açısından bakması? Şudur: Kadın, dışarı çıktığında ya da balkondan balkona konuştuğunda bir kadın veya erkek ne değişecek diye düşünebilir. Onu gören erkeğin gözlerindeki izleyiciliği ise bir erkek gibi ya da kadını da erkeği de yaratan Rabbi gibi anlayamaz. Bunun için de kadın kendini korumalıdır diyoruz. Konumuz sokağa çıkma konusu değildir. Kadın sokağa da çıkabilir, sahile de gidebilir. Yapamayacağı şey kendini erkeğin gözüne salmasıdır. Bu şekilde anlamaya çalışın.
Rüşvet lanetlenmiş haramlardan biri haramdır. Birinin hakkının yendiği veya yenmediği önemli değildir. Önemli olan sizin hakkınız olmayan bir şeyi elde etmeniz veya bir memurun mesela hakkı olmayan bir şeyi sizin vasıtanızla elde etmesidir. Rüşvet haramdır, kıyamete kadar da haram kalacaktır.
Erteleme ama faize ve harama karşı direncini de yitirme.
Bu hayvanı et için ayırıp yenisini kurban etmeniz gerekir. Kalbinizi rahatlatacak olan hüküm budur.