Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben âlim olmak istiyorum, yirmi dört yaşındayım çok mu geç kaldım? Bunun için ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Her şeyden önce âlim olmak istediğinize melekleri inandırmanız gerekir. Bu da şu demektir: İstediğiniz şeyle yaşantınız benzeşmelidir. Âlim olacak birinin ilk dikkat edeceği şey zaman hassasiyetidir. Zamanı çok dikkatli kullanacaksınız; dakikaları ölçerek kullanın. Âlim için ehil bir çevreniz olsun. İlim konusunda mesafe almış birinin istişare halkasına girin, o sizi yönlendirsin. Ve çok dua edin.
Bir şeyin bu dünyada mü'mine yarıyor olması onun ahiretine de yaraması demektir. Bu dünya ahiretin tarlası değil mi?
Selamünaleyküm. Niyetiniz güzel olmasına güzel. Niyetin güzelliği ile o niyeti pratikte tatbik imkânını da düşünmeniz gerekir. İlerleyen yaşınızda doğumun sıkıntısının da artabileceğini düşünmelisiniz. Netice olarak da, ilim ve hizmeti birleştiremezseniz çocuk açığınız geri gelmez ama ilmi kırk yaşından sonra da elde etmeniz mümkündür. Niyetlerin iyi olması yeterli değildir, uygulanabilirliğini de iyi düşünmek gerekiyor. Allah muvaffak etsin.
Bunun yaş açısından bir sorunu olmaz. İlim her yaşın işidir. Alma ve kavramada farklılıklar olabilir ama ileri yaş, ilke olarak bir engel değildir. Medresenin niteliğini daha önemli tutunuz; hangi medresede nasıl bir eğitim, ona bakın. Bir de ailenizin tavrını önemseyin muhakkak. Allah yardımcınız olsun.
Yaşı yirmi dört olan evlenemez diye bir kural yoktur kızım. O yaşta veya daha önce evlenip bir ay sonra boşanan biri olmak mesela iyi bir sonuç mudur? Sabredip beklemek en güzelidir. Dert etme. Şeytan seni kederlendirerek içini kemirmek istiyor. Sen ise mü'min bir kızsın. Neden ona alet oluyorsun? Boş vakit geçirmemeye çalış. Çok oku, çok iş yap rahat edersin. Rabbim yardımcın olsun.
Aleykümselam. Allah'ı, ahireti ve cenneti düşün; karar ver.
alim konusundaki diğer fetvalar
a- Riyayı kastetmediğin ve tabii olduğun sürece bunu endişe etmen gerekmez. Özellikle teşhir ve farklılık isteği söz konusu olduğunda korktuğun başına gelebilir. Riyayı tamamen söküp atabilmek zordur, bir nevi mücadele alanımız olarak hep önümüzde olacaktır o sıkıntı ve biz kazanmak için gayret edeceğiz. Öz olarak böyle bil. b- Aklına geleni dilinle söylemedikçe ve elinle yazmadıkça endişe edecek durum yoktur biiznillah. c- İmanını güçlü tut. Hiçbir şekilde iman konularında tartışma ve esnek olma. Haramlardan uzak dur. Farzları ihmal etme. İffet ve ahlakını canın bil. Çevreni salihlerden oluştur. Ebeveynine karşı açık bir kusur işleme. Takatinin yettiğini ve kabiliyetine uygun olanı yap ve ihmal etme. Tembelliği kanser gibi bil, uzağında kal. Gerisini de merak etme. Allah yardımcın olsun.
Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun, akıbetimizi hayır kılsın. Salih ameller yapmaya gayret edelim. Biz, bizden helallik isteyene bağrımızı açmaya mecbur biliriz kendimizi. Hoş kalın, selamette kalın.
İslam âlimleri ezan bir ibadet olduğu için konduğu dili ile yapılmasının şart olduğunu söylemişlerdir. Bilal radıyallahu anhın okuduğu gibi ezan okunmalıdır.
Anne babanın elini öpebildiğin kadar öp. Âlimlerin elini ortam gerektiğinde mesela nadiren gördüğün biri ile karşılaşınca öp. Ailenizin çok yaşlı büyüklerinin yani baban yerine koyabileceklerin elini öp. Başka da dudak eskitme!
Dini bir emir, kanuni bir görev olarak rüyanın değeri yoktur. Günlük hayatta ikinci dereceden işler için yönlendirici olarak amel edebilirsiniz.
Mervan bin Hakem Osman radıyallahu anhın amca oğludur. Peygamber aleyhisselam vefat ettiğinde sekiz yaşlarında idi. Hadis duyup duymadığı bilinmiyor. Daha çok Osman radıyallahu anhın hilafeti döneminde öne çıktı. Bugün fitne olarak andığımız bazı olaylara adı karışmış ise de tabii nesli arasında adı zikredilmektedir. Fıkıh ve rivayet ilminde adı anılmaktadır. Oğlu Abdülmelik ve Said bin Müseyyeb gibi bazı tabiiler ondan rivayette bulunmuştur.