Fetva Meclisi
Soru
Hocam içimden bir ses Allah’ın insan kılığına girdiğini söylüyor. Mesela insanlara baktığımda bu Allah haşa şu Allah deyip duruyor. Kalbim bundan çok rahatsız oluyor ve şüpheye düşüyorum. Kendi kendime acaba Allah insan kılığına girer mi diye düşünüyorum. Bu düşüncelerimden dolayı günaha girer miyim gerçekten? Allah-u Teâlâ insan kılığına girer mi? Ne olur yardım edin.
Cevap
Benzer fetvalar
İlgisini bilmiyorum ama imtihan olduğu kesin. Kur'an şifadır; okuyun, dua edin. Allah okumalarınız ve duanız sebebiyle şifa verecektir. Şüpheniz olmasın.
Bunun adı hasettir. Bu hasedi aktif hale getirirseniz yani haset ettiğiniz kişilerin aleyhine olacak söz, davranış ve kararlar içinde olursanız hasediniz sizi yer. İçinizden geçmiş olmasını ise abartmayın. Dua edin, geçsin. Bu haliyle basit bir sorun olarak kalır bu. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. İçindekileri dışına vurmadıkça sakıncası yok, boş kalmamaya çalış.
Madem ciddisin, ateşle oynama ve çık önüne, düşünceni söyle ve kendini de onu da ateşten kurtar.
Muhakkak doktor tedavisine gideceksin. Onlar senin için tamam diyene kadar gideceksin.
Bu bahsettiğin durum pek çok insanın karşılaştığı bir durumdur. Kiminde kısa sürer kiminde uzun sürer ama neredeyse herkeste olur. Bir nevi hasta olup halsiz düşmek gibi kabul et. Takılıp kalırsan seni bitirir. Hiçbir şey yokmuş gibi devam etmek zorundasın. Yapabildiğin kadarını yap, gerisini de toparlayınca yaparsın. Gereksiz yere takılıp kalma bu soruna. Allah yardımcın olsun.
Allah konusundaki diğer fetvalar
Her Müslüman'ın bildiği ve tekrar ettiği ALLAHUEKBER sözü, ALLAH EN BÜYÜKTÜR şeklindedir. Minarelerden ve dillerden tekrarlanan bu gerçekten sonra haşa Allah'tan daha büyük gibi bir söz ne söylenebilir ne de düşünülebilir. Şeytana vesvese vermesi için bu tür fırsatlar oluşturmamak gerekir.
Dünyada tek kaldığını düşün, alternatifin olmadığını düşün, asıl hesabın ahirette yapılacağını düşün ve rahat et.
Allah'ın kullarını görmesi için hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Dolayısıyla melekleri vasıtasıyla görüyor demek yanlış olur.
Baki olanın ipkası ile baki kaldıktan sonra biz baki değiliz zaten. Allah Teâlâ baki edecek de kalacağız.
Latin harflerle de olsa mukaddesatımıza ait yazının çöp gibi görülmesine razı olamayız, buna sebep olamayız. Elimizden geldiği kadar dikkatli olmamız gerekir.
Bu ve benzeri konularda onlarca cilt kitap yazılmıştır. Onlarca da fırka oluşmuştur etrafında. Asırlardır tartışılmaya devam etmektedir. İlk günkü bakış farklılıkları ve derin anlama sıkıntıları ağırlaşarak devam etmiştir. Tek bir kelime üzerinde söz birliği sağlanamamıştır. Tek bir kelime! Bu birinci hakikat. İkinci hakikat: Sahabeden hiçbiri bu konuları merak edip uykusuz kalmamıştır. Duyduklarına iman edip yollarına devam ettiler. Üçüncü hakikat: Sahabeden sonraki nesiller pek merak saldılar bu ayrıntılara. Araştırdılar, tartıştılar, ayrıştırdılar. Dördüncü hakikat: Sahabe, Allah onlardan razı olmuş olarak gittiler bu dünyadan. Sonraki nesiller ise birbirlerini tekfir ederek, kendi düşüncesini uymayanların kuyusunu kazarak gittiler neredeyse. Beşinci hakikat: Bugün, içinde boğulduğumuz dünya sorunları ve dinimize dair kaybettiklerimize bu ve benzeri meselelerin çözümünün ne katkısı olacak? Sadece mü'minler arasındaki mesafeyi derinleştirecek! Farzı ayın olmayan bilgi üzerinde harcadığımız vakitler bizi farzı ayın görevlerimizden alıkoyuyorsa bu bir kayıptır. Lütfen bu açıdan da bakınız konuya.