Fetva Meclisi
Soru
Hocam Allah kendisinden büyük bir şey yaratabilir mi? Yaratırsa Allah'tan büyük bir şey olamaz, yalan olur. Yaratamazsa gücü yetmez mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Cevabı, bir insanın işine yaramayacak sorularla meşgul olmak doğru değildir.
Evlilik tek başına elbette çözüm değildir. Namaz o kadar büyük bir ibadet olduğu hâlde tek başına yetiyor mu? Evliliğin içini dolduran bir hayat ve kulluk kurtarıcıdır.
Şeytan herkesin düşmanıdır. Herkesin cehennemlik olması onun gayesidir. Kimine küçük gibi görülen bir mikrop bulaştırarak sonunda ibadetinden hatta namazından kopmasına neden olur. Böylece de gayesine ulaşır. Size de çengel atmaya çalışıyor. Bu tür vesveselere itibar etmemeniz gerekir. Bir psikoloğa giderek yardım isteyebilirsiniz.
Aleykümselam. Böyle düşünceler yoğunlaşsa bile bunu imanınızla ilgili görmeyin. Bir şey yokmuş gibi devam edin ibadetlerinize. Bunların zihninize gelmesinden daha tehlikeli olan sizin bunlarla meşgul olmanızdır.
Ne olursunuz Müslüman bir kimseyi küfür gibi ağır bir ifadeyle itham etmeyin. Müslüman kardeşlerinizin iman muhasebesini tutmayın. Allah'tan korkun.
Allah zulmetmez. Hâşâ zulüm Allah’ın işi değildir. Cezalandırmayı kastediyorsanız, Allah dilediğini yapar ama onun genel kanunu rahmetini daha geniş tutmaktır.
Allah konusundaki diğer fetvalar
Dünyada tek kaldığını düşün, alternatifin olmadığını düşün, asıl hesabın ahirette yapılacağını düşün ve rahat et.
Zihninizi kontrol sorunu yaşıyorsunuz. Acilen doktora gidin. Aksi takdirde bu sorununuz daha da ilerler. Allah şifalar versin.
Allah'ın kullarını görmesi için hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Dolayısıyla melekleri vasıtasıyla görüyor demek yanlış olur.
Baki olanın ipkası ile baki kaldıktan sonra biz baki değiliz zaten. Allah Teâlâ baki edecek de kalacağız.
Latin harflerle de olsa mukaddesatımıza ait yazının çöp gibi görülmesine razı olamayız, buna sebep olamayız. Elimizden geldiği kadar dikkatli olmamız gerekir.
Bu ve benzeri konularda onlarca cilt kitap yazılmıştır. Onlarca da fırka oluşmuştur etrafında. Asırlardır tartışılmaya devam etmektedir. İlk günkü bakış farklılıkları ve derin anlama sıkıntıları ağırlaşarak devam etmiştir. Tek bir kelime üzerinde söz birliği sağlanamamıştır. Tek bir kelime! Bu birinci hakikat. İkinci hakikat: Sahabeden hiçbiri bu konuları merak edip uykusuz kalmamıştır. Duyduklarına iman edip yollarına devam ettiler. Üçüncü hakikat: Sahabeden sonraki nesiller pek merak saldılar bu ayrıntılara. Araştırdılar, tartıştılar, ayrıştırdılar. Dördüncü hakikat: Sahabe, Allah onlardan razı olmuş olarak gittiler bu dünyadan. Sonraki nesiller ise birbirlerini tekfir ederek, kendi düşüncesini uymayanların kuyusunu kazarak gittiler neredeyse. Beşinci hakikat: Bugün, içinde boğulduğumuz dünya sorunları ve dinimize dair kaybettiklerimize bu ve benzeri meselelerin çözümünün ne katkısı olacak? Sadece mü'minler arasındaki mesafeyi derinleştirecek! Farzı ayın olmayan bilgi üzerinde harcadığımız vakitler bizi farzı ayın görevlerimizden alıkoyuyorsa bu bir kayıptır. Lütfen bu açıdan da bakınız konuya.