Fetva Meclisi
Soru
Hocam bu dünyanın sonu gibi diğer dünya da son bulacak diye şüphe düşüyor içime. Rüyalarıma giriyor ve bir robot misali haşa Allah düğmemize basacak ahiret de son bulacak gibi geliyor. Bu düşünceden nasıl kurtulabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu bir savaştır, şeytan seninle savaşıyor. Ya mağlubiyeti kabul edip teslim olacaksın ya da ne olursa olsun sonuna kadar direneceksin; tercihini yap. Cennet istiyorsan kazanacaksın. Bin kere düşürse de seni şeytan bin birinci kere kalk, dikil ve Rabbine dön!
Selamünaleyküm. İçinizden geçenleri aklınıza takmayın. İçinizden geçenler organlarınıza yansımadıkça zarar vermez. Dolu dolu bir hayat yaşayın ki, şeytan sizi oyalamaya vakit bulamasın.
Aleykümselam. Böyle düşünceler yoğunlaşsa bile bunu imanınızla ilgili görmeyin. Bir şey yokmuş gibi devam edin ibadetlerinize. Bunların zihninize gelmesinden daha tehlikeli olan sizin bunlarla meşgul olmanızdır.
Selamünaleyküm. Şeytanı saldırgan bir köpek gibi bilmek gerekir. Onun saldırısından korkmak haktır ama o var diye de yoldan vazgeçmeyiz. Elimize çomağımızı alır ve onu yok kabul ederek yolumuza devam ederiz. Siz de böyle yapın: Onu yok kabul edin ama Allah’ı zikri, ilim meclislerini ihmal etmeyin. Yok kabul edin ve devam edin.
Size öncelikle şunu söylemeliyim: Bu durum size ait bir sonuç değildir. Belki pek çok insan için olabilecekler arasında bir durumdur. Bunu da imanla ilgili kabul etmemek gerekir. Bir mide ağrısını nasıl kabul ediyorsak öyle kabul ederiz. Gelir ve geçer görmek gerekiyor. Sabırlı olun, yılmayın. Bu birinci tavsiyedir. İkinci olarak da muhakkak bir psikologla görüşün. Üçüncü olarak da gündeminizi biraz daha yoğunlaştırın. Kitaplar okuyun. Gezi yapın. Namazı cemaatle camide kılın. En az bir vakti muhakkak camide kılın. Faydasını siz de izleyeceksiniz. Dua etmeyi de unutmayın. Allah yardımcınız olsun.
Şeytan boşluktaki insanları pek sever. Hiçbir insan aklı ve zihni işgal edebilecek ağırlıkta değildir. Kendinize gelin ve hayata bir insanla değil kendi ellerinizle tutunmaya bakın. İbadetlerinizi daha ciddi yapın. Kur'an okuyun. Dünyayı ve hayatını abartmayın. Ahiret yolcusu olduğumuzu unutmayarak yaşamaya bakın.
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Cennet ve cehennem şu anda vardır. Ahiret gününde gidenler şimdi var olana gidecekler.
Bu ümmetin şahitliği Allah’ın ve Resulünün sözünü teyit etme şeklindedir. Zira bu ümmetten bir mümin, kendi gözüyle gördüğünden daha fazla Allah’ın “oldu/yaptı/idi” sözüne imanı vardır. Peygamber aleyhisselama da tasdiki bu şekildedir. Kıyamet gününde bu ümmetten biri kendinden çok önceki ümmetlere dair olayları bu çerçevede şahitlik ederek doğrulayacaktır. Mesele sıradan bir şahitlik meselesi değil kâmil bir iman meselesidir.
Dünyadaki GÜN hesabı dünya, güneş ve belli bir yörüngedeki dönüş üzerinden hesaplanmaktadır. Dünyadaki gün kavramı diğer gezegenler için bile geçerli değildir. Ahirette ise bu sistem böyle olmayacaktır. Nasıl olacağını da Allah Teâlâ’dan başkası bilemez. Dünya ve evrendeki sistem tamamen değişecek adeta yeni bir evren ve yeni bir takvim kurulacak ahirette. Ahiretteki gün ile alakalı olarak şu bilgileri değerlendirebiliriz: Hac suresinin 47. ayetinde ve Secde suresinin 5. ayetinde ahiretteki günün dünyadaki BİN SENE KADAR olacağı bildirilirken Mearic suresinin 4. ayetinde ise o zamanki günün ELLİ BİN SENE olacağı bildiriliyor. Bundan da anlaşılıyor ki ahirette sadece Allah’ın bilebileceği ve onun hikmetinden kaynaklanan farklı durumlar olacaktır. Bunu biz gayba ait bilgilerden olarak görmeliyiz. Gayba ait olmak ise Allah’ın bildirmesi dışında bilemeyeceğimiz anlamına gelmektedir. Aynı kural, dünyanın yaratılması ile ilgili Kur'an ayetleri için de geçerlidir. Dünyanın altı günde yaratıldığını bildiren âyetlerdeki altı rakamını ve gün bilgisini Allah’a havale etmemiz yani insan aklı ile irdelememiz gerekmektedir. Ayetlerde geçen gün ifadesinin ne anlama geleceğini müfessirler farklı şekillerde yorumlamışlardır. Olduğu gibi hakikat olarak yani âyetlerde zikredilen rakamlar olarak anlayan da olmuştur, farklı mecazi anlamlar düşünenler de olmuştur. En isabetli olanın âyetlerde geçen günlerin anlaşıldığı rakamlar ve şekillerle anlaşılmasının olacağını zannederiz.
Mü'min hangi eziyeti çekerse o bir sabır konusudur. Kimi manevi denebilecek gözle görülmeyen, izlenemeyen sıkıntılar bedene eziyetten daha etkili olabilmektedir. Eziyet denebilecek ne varsa biiznillah sabırla karşılandığı sürece mü'min için ecir konusudur. Şüphesiz Allah’tan karşılık bekleme iddiası herkesin imanına göre farklıdır. Allah yardımcımız olsun. Âmîn.
Allah Teâlâ nişanlınızı mağfiret buyursun. Nikâh akdinden önce ahirette eş gibi buluşma mümkün değildir. İnşaallah iki mü'min gibi buluşmak ikinize de nasip olur. Böyle bir meseleye takılıp kalmanız doğru olmaz, hayat hızlı bir şekilde devam ediyor. Kendinizi yıpratmayın, ona mağfiret dileyip siz iyi bir mü'min olarak yaşamaya bakın. Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin.
İslam akide ve iman dinidir, renkler ve simgeler dini değildir. “Şu renk İslam rengidir” diye bir ifade kullanılamaz. Evet, yeşil rengi hoş görülmüştür. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi de ashabı yeşil renkli elbise ile görmüşlerdir ama yeşili emretmemiştir. Beyaz rengi tavsiye buyurduğu sözü ise daha bilinen bir sözdür. Cennette yeşil kıyafet ise ayetlerde geçmektedir. Cenneti anlamak için şunu bilmelisiniz: Bu dünya standartlarına göre düşündüğünüz bir cennet yoktur. Cennet oradadır ve oraya göre yaratılmıştır. Orada neyi neden ve ne kadar seveceğimizi buradan kestirmek oranın şartlarına aykırı düşmektir. Allah Teâlâ cennetlik kullarından kılsın bizi.