Fetva Meclisi
Soru
Hocam Allah’ın bir kulunu sevip sevmediğini nasıl anlarız?
Cevap
Benzer fetvalar
Elbette kesin bir bilgimiz olmaz bu konuda ama büyük oranda Allah’ın hangi kulunu sevdiğini bilebiliriz. Allah bir kulu seviyorsa o kul: 1. Allah’ın sevdiğini sever, sevmediğini sevmez. 2. İbadetlerini zevk alarak yapar. Mesela namaz onun için bir rahatlama zamanı olur. 3. Peygamber aleyhisselama uymakta titiz olur. 4. İlk Müslümanlar olarak ashabı kiramı sever. 5. Mü'minlere karşı merhametli kâfirlere karşı şedit olur. 6. Kendisi için sevdiğini mü'min kardeşi için de sever. 7. Allah’ı çokça zikreder. 8. Dua etmekten lezzet alır. 9. Günahlar onu mahzun eder. 10. Allah için olduktan sonra veremeyeceği şey yoktur. 11. Dünyaya karşı zahid olur. (Malı mülkü olur ama onlara tapınmaz.) 12. Kadere razıdır. 13. Korku ile umut arasında dengede yaşar.
Dert bir sınav ve derece nedenine dayanır. Dert vermediği kulunu da başka bir sebeple sınamış olabilir Allah. Böyle gaybi konularda zan yürütmek mümkün değildir.
Evet, bu bir umuttur, iyiye yorma emelidir ama Allah Teâlâ, mümin olmayan kulunun duasını da kabul edebilir. Duanın kabulünü sevilmiş olma olarak yorumlamak tam isabetli olmayabilir.
Her ikisi için de “öyledir” denemez. Sıkıntı çekmek veya çekmemek bir karine yani işaret olabilir ama belge olamaz. Ayrıca kimin ne çektiğini neyi de çekmediğini dahi bilme imkânımız tam olarak yoktur. Bu tür yan bilgileri bir işaret olarak görüp ileri taşımamak en doğrusudur.
Bir haram veya harama sevk eden olmadığı sürece her şeyi istememiz, onun için dua etmemiz mümkündür.
Allah'ın sizi imtihan etmek ve iradenizdeki ciddiyeti ortaya çıkarmak istemesinden kaynaklanıyor olabilir mi? İradenizi korumanıza rağmen mi Allah mı sizi korumadı?
Allah dostları konusundaki diğer fetvalar
Gayet ağır ve altından kalkılamaz bir benzetme olmuş bu. Evet, bunu çağrıştıracak bir uygulama furyası vardır, aransa bulunabilir ama 'Allah Dostu' ifadesi Kur'an kaynaklıdır. Mevcut hatalar ortadadır, vardır, ne yazık ki önlenemiyor ama o hata gibi bir hata da bunu yaygınmış gibi görmek olur. Bu benzetmeyi yapmamanızın daha basiretli olacağını zannediyorum. 'Pire için yorgan yakmak' ya da 'papaza kızıp oruç bozmak' denebilir buna. Allah yardımcımız olsun.
Konuyu tarikatlar açısından ele almayalım. Zira tarikat ehli mümin kardeşlerimiz, böyle konularda alıngan olabiliyorlar. Günah irtikâb eden bir mümin, ilk fırsatta o günahtan kurtulmaya çalışmalıdır. Ramazan ayını, Kadir gecesini haccı beklemesi yanlıştır. Bir gün hatta bir saat bile beklemeden tevbe kapısına yönelmelidir. Ne Arapça dua etmesi ne abdest alması gerekmez. Tevbenin bekleyecek anı yoktur. Eğer bir salih insan ona yol gösterebiliyorsa ne güzel. Gidilecek yolu kendisi biliyorsa kimsenin aracılığına ihtiyacı yoktur. Tevbe Allah'a sığınmaktır. Allah ise kullarına pek yakındır; dua edenin duasına icabet etmektedir. Allah Teala kulluğunda muvaffak olmayı hepimize müyesser kılsın.