Fetva Meclisi
Soru
Allah dualarımızı kabul ettiği zaman kulunu sevdiği anlamına mı gelir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bunun için kati olarak seviyor/sevmiyor dememiz mümkün olmaz ama işaretlerle çok yakın noktaları görebiliriz. Mesela kulun Allah’ı ne kadar sevdiğine, o sevgiyi ne kadar farzları yapma, haramlarından kaçınmaya dönüştürdüğüne bakabiliriz. Bunlar iyi bir işaret olur.
Bir haram veya harama sevk eden olmadığı sürece her şeyi istememiz, onun için dua etmemiz mümkündür.
Cünüp olana yasak olan Kur'an okumasıdır, dua yasaklar arasında değildir.
Allah’a iman etmeyen kâfirler de Allah’ın kullarıdırlar. Dualarının kıyamet açısından hiçbir faydası yoktur. Dünyalık işlerde ise onlar da dua etseler Allah onların dualarını kabul eder. Cumhur ulemanın kanaati bu şekildedir.
Duaların kabulünde şunu unutmayın: Allah sizi hep dua ederken, O’nun zatına yalvarırken görmek istiyor olabilir. Duadaki sabrınızı ve samimiyetinizi test ediyor olabilir. Bu yüzden erteliyordur. İstediğinizin Allah katında size sonraları daha büyük sorunlar oluşturacağını bildiği için Allah, size acıdığı için kabul etmiyor olabilir. Duaların kabulünü ahiret gününe bırakmış olabilir. https://fetvameclisi.com/fetva/dualarim-kabul-olmuyor-ne-yapmaliyim https://fetvameclisi.com/fetva/hangi-dualar-kabul-olur https://www.youtube.com/watch?v=N4b388Cy9Sk
Bu, insanın bencil hislerden kurtulup kendisi gibi insan olanların insani ihtiyaçlarını görmede gayretli olması demektir. Bu da bir farklılıktır.
dua konusundaki diğer fetvalar
Kalp gözü manevi bir kavramdır, kalpte fiilen bir göz yoktur. Kalp gözü açık olmak demek, insanın sıradan görülemeyen şeyleri de görebilmesi/hissedebilmesi/idrak etmesi demektir. Bu da sağlam bir imandan sonra takva bir hayat yaşamakla mümkündür. Takva hayatı ise haramlardan arındırılmış bir hayat olarak anlayabiliriz. Haramlardan uzak ve farzları yapan bir müminin kalp gözü biiznillah açık olur.
Hapşırma durumunda sünnet olan şöyledir: Hapşıran, ELHAMDÜLİLLAH der. Onun bu sözünü duyan mü'min de YERHAMUKELLAH der. Hapşıran kişi cevap olarak YEHDİKÜMÜLLAH VE YUSLİHU BALEKÜM der.
Dua ederken elleri kaldırmak sünnettir. Bu konuda tartışma yoktur. Duadan sonra elleri yüze sürmekle alakalı ise sahih bir hadis yoktur ama zayıf da olsa buna işaret eden hadisler vardır. Dolayısıyla da yapılmasında sakınca yoktur. Fatiha’yı dua niyetiyle okuduğumuzdaki durum böyledir. Kur'an niyeti ile okuyunca ise zaten bu durum olmaz.
Ecel ne geç gelir ne erken. Ecel ancak vaktinde gelir. O vakti de hayatı veren belirler. Uzun hangisi kısa hangisi bunu neye göre belirleyebiliriz ki? Bir kilo samanın bir kilo demire göre daha hacimli olması ne değiştirir mesela? Ölümden ibret almak yerine onu irdelemeye kalkmak, aslanın dişlerini fırçalamaya benzer. İbret almalı ve kendimizi ‘her an ölüme müsait yaşta bir insan’ olarak görmeliyiz. Asıl olan budur. Bunu anlayıp gereğini yapabilenler için beyin yorucu bir durum oluşmaz.
Evla olanın gözü bile meşgul etmeden dua etmek olduğunu kaydetmeye gerek yoktur. Ancak istihare namazı ve duası nafile bir ibadettir. Nafile namazlarda Kur'an’a bakarak okumak caiz olduğuna göre istihare duasını bakarak okumakta hiçbir sakınca olmaz.
Öyle bir duasını bilmiyoruz ama onu Allah’ın öyle yarattığını biliyoruz. Sonradan dua ile güzelleşmedi.