Fetva Meclisi
Soru
Hocam, kalp gözü için okunacak dua var mıdır? Kalp gözü açılması için Kur'an-ı Kerim öğrenmek şart mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Kur'an'ımıza tazim olan her şey kalpteki Allah takvasını gösterir. Aksi de zafiyeti gösterir. Kur'an okunurken bayanların başlarının açık olması, bir tahkir, hafif tutma gibi nedene dayanmıyorsa tehlike arz etmez. Şunu da sormak isteriz: Kur'an, kendisine karşı bir edep vermiyorsa ne verecektir sahibine?
Manevi bir anlam yüklenmemiş ise bu söze, gözün maddi bakışta yani normal bakışta daha iyi görmesi için okunacak bir dua yoktur.
Gözün kapalı olmasının bu ibadetlere bir zararı olmaz.
Namazda gözleri kapatmak gerekmez. Kapatınca da namaz bozulmaz. Bunu özellikle yapmamak gerekir.
Evet, böyle bir fark vardır. İnsanın göğsündeki kalbi, Kur'an’ımızda zikredilirken pek çok konuda bizim akıl ve beyin ile ifade ettiğimiz şeyi kalp olarak ifade eder. Örnek olarak belirtecek olursak: Anlayış, akletme merkezi kalptir. Sorumluluk merkezi kalptir. İman etmek veya etmemek kalptedir. Hissetmek veya etmemek kalptedir. Zevk almak veya almamak da kalptedir. Burada bizim “acaba?” diye düşünmemize gerek yoktur. Tıp bize beyni gösteriyor ve kalbi sadece kan pompası gibi gösteriyor ama Kur'an’ımız ısrarla kalbe de beyin gibi bir fonksiyon yüklüyor. Elhamdülillah, imanımızda bir sorun yoktur. Kur'an indi ve inişi bitti ama tıp devam ediyor, inceliyor araştırıyor… Tıp da araştırması ve sonuçlarıyla bitmiş olsaydı belki bir çelişki ihtimalinden söz edebilirdik.
Böyle bir zorunluluk yok. Dua ederken kalbinizin Allah'ı hatırlamasına önem verin. Gözyaşlarını ise doğal haline bırakın. Allah'a emanet olun.
dua konusundaki diğer fetvalar
Evet, bu bir umuttur, iyiye yorma emelidir ama Allah Teâlâ, mümin olmayan kulunun duasını da kabul edebilir. Duanın kabulünü sevilmiş olma olarak yorumlamak tam isabetli olmayabilir.
Hapşırma durumunda sünnet olan şöyledir: Hapşıran, ELHAMDÜLİLLAH der. Onun bu sözünü duyan mü'min de YERHAMUKELLAH der. Hapşıran kişi cevap olarak YEHDİKÜMÜLLAH VE YUSLİHU BALEKÜM der.
Ecel ne geç gelir ne erken. Ecel ancak vaktinde gelir. O vakti de hayatı veren belirler. Uzun hangisi kısa hangisi bunu neye göre belirleyebiliriz ki? Bir kilo samanın bir kilo demire göre daha hacimli olması ne değiştirir mesela? Ölümden ibret almak yerine onu irdelemeye kalkmak, aslanın dişlerini fırçalamaya benzer. İbret almalı ve kendimizi ‘her an ölüme müsait yaşta bir insan’ olarak görmeliyiz. Asıl olan budur. Bunu anlayıp gereğini yapabilenler için beyin yorucu bir durum oluşmaz.
Dua ederken elleri kaldırmak sünnettir. Bu konuda tartışma yoktur. Duadan sonra elleri yüze sürmekle alakalı ise sahih bir hadis yoktur ama zayıf da olsa buna işaret eden hadisler vardır. Dolayısıyla da yapılmasında sakınca yoktur. Fatiha’yı dua niyetiyle okuduğumuzdaki durum böyledir. Kur'an niyeti ile okuyunca ise zaten bu durum olmaz.
Öyle bir duasını bilmiyoruz ama onu Allah’ın öyle yarattığını biliyoruz. Sonradan dua ile güzelleşmedi.
Evla olanın gözü bile meşgul etmeden dua etmek olduğunu kaydetmeye gerek yoktur. Ancak istihare namazı ve duası nafile bir ibadettir. Nafile namazlarda Kur'an’a bakarak okumak caiz olduğuna göre istihare duasını bakarak okumakta hiçbir sakınca olmaz.