Fetva Meclisi
Soru
Altın alışverişinde teslim alma ve ödemenin aynı anda yapılması gerektiğini ve altının altınla değiştirilirken iki altın arasında farklılık olmaması gerektiğini biliyorum. Peki hocam altını altınla değiştirirken bu kural yani aynı gramda olanları değiştirme kuralı külçe altın için mi geçerlidir yoksa işlem görmüş ve ziynet eşyasına dönüşmüş olan altın için farklılık söz konusu mudur? Çünkü işlem gören altında işlem farkı bir emek oluşturmaktadır.
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, doğru söylüyorsunuz; altın ve gümüş ticaretinde ve ona benzetilerek de döviz ticaretinde diğer ticaret alanlarında olmayan farklı kurallar vardır. Bu kuralları şöyle özetleyebiliriz: Alışverişin yapıldığı yerden alan ve satan ayrılmadan malın ve paranın karşılıklı olarak teslim edilmiş olması gerekir. Bu durum altının altın ile değiştirilmesi veya para ile satılması durumunda aynıdır. Ve satılan ile bedelinin tamamının o ortamda teslim edilmesi gerekir. Mesela ödemenin bir bölümünün sonra yapılması mümkün değildir. Bu alışveriş türünde “geri verebilme şartı” getirilemez. Satılan satılmıştır ve işlem bitmiştir. Altın altın ile değiştirilirken mesela eski bir bilezik yeni bir bilezikle değiştirilirken gramlarının denk olması şarttır. Altın ile gümüş değiştirmek gibi iki farklı cins olursa gramlarının aynı olması gerekmez. Altının işlenme farkı, eski yeni olma farkı bu kural açısından hükmü değiştirmez. Piyasada altın ürünlerin gramla satıldığı bir ortamda kural böyledir. Eğer belli ürünler belli piyasalarda gramla değil de mesela bileziğin tanesi şu kadar şeklinde satılıyorsa bu kurala bağlı kalınmayabilir. Altın ve gümüş ile alakalı bu kurallar her ikisinin de fiyatı belirleyen değer olmaları nedeniyledir. Altın ve gümüş yerine bugün kullanılan para birimleri de altın ve gümüş gibidir. Dolayısıyla a ve b maddelerinde zikrettiğimiz hükümler döviz çeşitleri için de geçerlidir. Bu nedenle de mesela 1000 lirayı 1001 liraya satmak faiz kabul edilir. Faiz ise haramdır. Ama 1000 lirayı 500 dolara satmak faiz değildir. Altın ve gümüş iki farklı değer olduğu gibi lira ve dolar da iki farklı değerdir. Farklı olduklarında aralarında denklik olması gerekmez. Biri peşin diğeri taksitle olması da bu hükmü değiştirmez. İnternet gibi bir yöntemle altın ve döviz ticareti yapıldığında alıcı ve satıcı aynı anda ekran başında bulunuyorlarsa bunu a maddesindeki kurala uygun kabul ederiz. Bu durumda ödeme de aynı anda hesaba geçmiş olmalıdır. Kredi kartı ile altın, gümüş ve döviz ticareti yapılabilmesi için kartın dolu olması yani satın alırken satıcının hesabına hemen nakit geçmesi durumunda sıkıntı yoktur. Taksitlendirme gibi seçeneklerde ise caizlik ortadan kalkar. Muasır âlimler, altının fiyat belirleyen değer olarak değil de sıradan bir ticari meta olarak görülmesi de mümkün olabilir mi şeklinde incelemeler yapmaktadırlar ama bu incelemeler henüz yukarıdaki fetvaları başka türlü anlayabileceğimiz boyutta kabul görmemiştir.
Alışveriş ve ödemenin aynı anda olması şartı altı ve gümüş içindir. Diğer mücevherler bu kurala dâhil değildir. İnşaallah belirttiğiniz işlemde bu açıdan bir sakınca yoktur.
Şimdiki kura göre ödenecek. Bu altını ikiye de bölseniz de yine ikinize zekât ödemek farz oluyor. Bölerseniz her biriniz ayrı ayrı 100 gram altının bugüne ait kurdan zekâtını ödemelidir.
Selamünaleyküm. Altının o kiralanması caiz değildir.
Başkasının malını izinsiz kullanmanız kul hakkıdır. İzin alırsanız caiz olabilir.
Mahkeme ve tahsille ilgili bütün masrafları o faiz farkından tahsil edebilirsin. Bazı âlimler altın veya petrol gibi sabit değerler üzerinden fiyatı belirleyip tahsilat yapılabileceğini söylemişlerdir. Bunu kullanabilirsiniz.
altın konusundaki diğer fetvalar
Bu şekilde olduğunda sakınca olmaz biiznillah.
Bir yere borçlanmadıkça ileride araba alacaksınız diye o para ihtiyaç sayılmaz. Zekâtı da verilmesi gerekir ama bir daire borcuna mesela girerseniz o elinizde olsa bile borca karşılık olduğu için zekât gerekmeyecektir.
Günü gelmeden zekâtın verilmesi caizdir. Eğer günü geldiğinde verdiğiniz rakam gerekenden az ise aradaki farkı vermeniz gerekir. Sizin vermeniz gereken altın idi. Altını liraya çevirdiniz ve zekâtı verdiniz. Günü geldiğinde ise verdiğiniz para az kaldı ise farkı da veriniz. Allah kabul buyursun.
Kayınvalideniz o takıyı size emanet olarak taktı ise yani sonra alırım dedi ise onu geri vermeniz gerekir. Düğün hediyesi olarak taktı ise sizin onu kabul etmenizle beraber o sizin malınız olmuş oldu. Geri istenmesi diye makul bir tutum olamaz, geri vermeniz gerekmez. Tenezzül etmez de verirseniz onda da bir sakınca olmaz.
Kadınların altın, gümüş veya başka bir madenden süs eşyası kullanmalarını yasaklayan bir kayıt yoktur. Basit demir gibi bir şeyin yüzük olarak kullanılması muruet açısından doğru olmaz şeklinde bir kayıt konabilir ama ya altın gümüş veya olmaz şeklinde bir kayıt yoktur.
Şöyle özetleyebiliriz: Nisab miktarı (81 gr altın veya onu satın alabilir para) fazladan malı bulunan ZENGİN sayılır. Zengin olan zamanı gelince zekât verir, zekât alamaz. Zekât verecek kadar zengin olmayan yani fazladan malı olmayan ama ihtiyaçları yerinde olan ki buna fıtır sadakası veren kimse diyebiliriz, bunun sadaka alması doğru değildir. Günlük maişetini temin edenin dilenmesi caiz değildir.