Fetva Meclisi
Soru
Evimin yıkımına sebep olan kayınvalidem, benden düğünde taktığı altın setini geri istiyor. Ona bunu vermem gerekiyor mu? Bir oğlum var 22 aylık onun için altınları muhafaza ediyorum ama geri vermeyi de açıkçası istiyorum. Annem ve babam buna razı olur mu bilmiyorum. Onların gözünden düşmek istemiyorum. Şu an babamın evinde yaşıyorum. Çok şükür bir işim var ve çalışıyorum. Çocuğuma annem bakıyor. Sizce ne yapmalıyım hocam? Altın setini iade etmeli miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu konuyu kişisel algılamadan önce sizin ve eşinizin örfünü dikkate almanız gerekiyor. Örf buysa eğer, bunu bir kasıt olduğu için değil örf böyle olduğu için böyle yapmışlardır. Geçmişe dair telafisi mümkün olmayan şeyler yüzünden ailenizdeki huzuru gözden çıkarmayın derim. Affedin. Doğru olan bunun en başta konuşulması idi ama hem sizin çekinceleriniz hem onlarınki... Sonuç böyle olmuş. Ailenizle huzurunuzu tesis etmeye bakın. Allah azze ve celle size bol, hayırlı ve bereketli rızıklar ihsan etsin. Eşinizi de çalışması için tatlı dille teşvik edin. İlla mezun olduğu alanda işe gitmesi şart değil. Olmuyorsa başka alanlardan devam edebilir. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Şunu netleştirmeniz gerekiyor: Siz, altınları eşinize borç olarak verdiniz de şimdi borcu geri mi ödüyor yoksa ev alımına katkıda bulundunuz da eşiniz şimdi katkınız kadar parayı size iade mi ediyor? Eğer ikinci şık ise yani siz, eve katkı olarak verdi iseniz bugüne kadar olan için zekat gerekmez. Aksi ise yani siz altınları eşinize borç olarak verdi iseniz geçen sürenin zekatının verilmesi gerekir. Bu da sizin zekatınız dır. Çünkü altınlar sizindir. Eşiniz 'ben vereyim' derse verebilir. Kurban için geçmişe yönelik bir sorun yoktur.
Kaynananızın size hediye ettiği kolyede onun oğlunun hakkı yoktur. Böyle bir talepte bulunması boş bir taleptir. Vermemekle de siz kul hakkı yemiş olmazsınız.
Selamünaleyküm. Bu noktadan sonra sabredeceksiniz, kalbinin yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka bir sıkıntınız yoksa bu nedenle boşamayın, sabredin.
Kayınvalidenizin çileyle büyüttüğü çocuklarının üzerinde büyük hakkı var. Bu yaptıklarına karşılık hayatlarını yönetme ve idare etme hakkının da olduğunu düşünüyor. Hâlbuki kayınvalidenizin yapması gereken çocuklarını evlendirdikten sonra onların sağlığı ve afiyeti için dua etmek; aile içine müdahale etmemektir. Size düşen görev de empati yaparak öncelikle onu anlamaya çalışmaktır. Ona karşı sakın mücadele etmeyin. Bu kadıncağız gelinlerinden de değer görmek istiyor. Gelinlerine en değerli varlığı olan oğlunu verdiği için ayrı bir önem verildiğini hissetmek onun da hakkıdır. Bu önemli olduğu duygusunu ona verin; çok görmeyin. Gönlünü bir şekilde hoş tutmaya çalışın. Kendinizi de "bana aslan gibi bir koca yetiştirmiş; kendisinden Allah razı olsun" diyerek teselli edin. Kendinizin de bir gün yaşlanacağınızı düşünün. Sizi hedef alan direkt bir davranışı varsa incitmeden konuşmaya çalışın. Ama kayınvalidenizin çevrenizden sizinle ilgili olmadık sözler sarf ettiğini duyarsanız da duymayın, görmeyin. Camdan dışarıyı seyreden bir kimse misali olayı içselleştirmeyin. Olaya bakın ama sizinle ilgili olmadığını yani sizi ilgilendirmediğini düşünün. İmtihanda olduğunuzu unutmayın. Allah sizi de yaptıklarınızı da size yapılanları da görüyor. Allah yardımcınız olsun.
Önce borçlar ödensin. Bu ilk düşünülen konu olmalıdır. Sonra da kalan malı çocuklar ve eş arasında taksim etmelisiniz. Mevcut belirttiğiniz kanun dinimize aykırıdır.
altın konusundaki diğer fetvalar
Kadınların altın, gümüş veya başka bir madenden süs eşyası kullanmalarını yasaklayan bir kayıt yoktur. Basit demir gibi bir şeyin yüzük olarak kullanılması muruet açısından doğru olmaz şeklinde bir kayıt konabilir ama ya altın gümüş veya olmaz şeklinde bir kayıt yoktur.
Bir yere borçlanmadıkça ileride araba alacaksınız diye o para ihtiyaç sayılmaz. Zekâtı da verilmesi gerekir ama bir daire borcuna mesela girerseniz o elinizde olsa bile borca karşılık olduğu için zekât gerekmeyecektir.
Evet, altın külçe halinde veya işlem görmüş (mesela bilezik ya da başka bir süslenme eşyası durumuna getirilmiş) olması arasında fark yoktur. Her iki durumda da altınla altın değiştirilirken alınanla verilenin aynı gramda olması gerekir. Dört mezhep fukahasının içtihadı bu şekildedir. Fıkıh konseyinin kararı da böyledir.
Bu şekilde olduğunda sakınca olmaz biiznillah.
Şöyle özetleyebiliriz: Nisab miktarı (81 gr altın veya onu satın alabilir para) fazladan malı bulunan ZENGİN sayılır. Zengin olan zamanı gelince zekât verir, zekât alamaz. Zekât verecek kadar zengin olmayan yani fazladan malı olmayan ama ihtiyaçları yerinde olan ki buna fıtır sadakası veren kimse diyebiliriz, bunun sadaka alması doğru değildir. Günlük maişetini temin edenin dilenmesi caiz değildir.
Günü gelmeden zekâtın verilmesi caizdir. Eğer günü geldiğinde verdiğiniz rakam gerekenden az ise aradaki farkı vermeniz gerekir. Sizin vermeniz gereken altın idi. Altını liraya çevirdiniz ve zekâtı verdiniz. Günü geldiğinde ise verdiğiniz para az kaldı ise farkı da veriniz. Allah kabul buyursun.