Fetva Meclisi
Soru
Ben yakında nasip olursa küçük bir operasyon geçireceğim. Operasyon makat bölgesindeki bir yaradan dolayı olacak. Doktor ameliyat sonrası 5-6 hafta boyunca tamamen belirsiz zamanlarda kanama olabilir dedi. Bu kanama damla damla ya da çok küçük sızıntı şeklinde olabilirmiş ve bazen hiç olmaz bazen de tüm gün olabilirmiş; hiç beklenmedik bir zamanda kanama olabilir ve hissedilmez dedi. Yani namaz sırasında da olabilir, öncesinde de ve hissedilmiyor. Bir de -affedersiniz- makat bölgesinde olduğu için dışarıda, herhangi bir yerde kontrol etme imkânı da yok. Benim bu durumda namazım, abdestim nasıl olur hocam? Ne zaman, nasıl kanayacağı belli olmayan ve sürekli kontrol etme imkânım olmayan bu durumda özürlülük durumu mu olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Tuvalet ihtiyacınız bittikten sonra elinizle organınızı aşağıdan yukarı doğru sıvazlayarak kurutmaya çalışın. Bunu en çok üç defa yapın. Sonra da peçete ile etrafı kurulayın. Su kullanmayın taharette. Daha sonra yine ıslaklık görürseniz, o ıslaklık avucunuzun içi kadar bir alanı geçmedikçe çamaşır değiştirmeyin. Geçerse çamaşır değiştirin. Bu durum öğlen ile ikindi arasında üç dört defa oluyorsa o zaman siz özür sahibisiniz. Özür sahibi olarak da şunu yapın: Her ezan okununca bir abdest alın. O abdestle istediğiniz yapın. Başka bir nedenle abdestiniz bozulursa tekrar alırsınız. Ama sızıntı nedeniyle abdest almayın. Ve bu duruma intikal ederseniz muhakkak doktora görünmelisiniz.
Selamünaleyküm. Özür sahibi olmayı tam anlamamış gibisiniz: Mesela iki saat sürekli kanama olması durumunda özür sahibi olursunuz. Namazınızı kanamaya rağmen kılabilirsiniz. İkinci bir namaz vakti gelince bir abdest daha alırsınız. Bu şekilde düşünün. Geçmiş olsun.
İki kanama arasında on beş gün temizlik süresi olması gerekir. On beş gün dolmadan ortaya çıkan kanamayı ÖZÜR KANAMASI kabul ediyoruz. Oruç tutar, her vakit abdest alarak da namazınızı kılarsınız. Bunun dışında da bir değişiklik yoktur. Sonra takviminiz aslına dönünde mesele kalmaz.
Sürekli bir akıntı, gaz veya benzeri bir durum varsa ve bu durumu kontrol etmeniz mümkün değilse, "özür sahibi" sayılırsınız. Özür sahibi olan kişiler için özel hükümler geçerlidir. Özür sahibi olma şartları: Abdest aldıktan sonra, namaz vakti boyunca sizi rahatsız eden durum (örneğin, akıntı, gaz vb.) sürekli olarak devam ediyor ve engellenemiyorsa. Her namaz vakti en az bir kez tekrar ediyorsa her namaz vakti için bir abdest alırsınız. Bir namaz vakti içinde abdesti bozan durum (gaz, akıntı vb.) olsa dahi aldığınız abdestle o vaktin farzını ve nafilelerini kılabilirsiniz. Bu, özür sahipleri için kolaylaştırıcı bir hükümdür. Örneğin: Öğle vakti için abdest aldınız ve namaz kıldınız. O esnada midenizde hareketlenme veya kaçak bir durum oluştuysa, abdestiniz bozulmuş sayılmaz ve namazınızı devam ettirebilirsiniz. Ancak yeni vakit geldiğinde tekrar abdest almanız gerekir. Bu tür rahatsızlıklar, vesvese (aşırı şüphe) oluşturabilir. Eğer abdestinizi aldıktan sonra gerçekten kaçak olmadığını düşünüyorsanız, kendinizi aşırı zorlamamalısınız. Vesvese ile hareket etmek hem sizi yorabilir hem de ibadetten soğutabilir. Özetle her vakit abdest alarak namaz kılmanız doğru bir uygulamadır.
Aleykümselam.Pamuk kullanıyorsanız böylece de kan dışarı çıkmıyorsa özürlü muamelesi yapmayın kendinize. Kanın pamukta görülmesi ise kanın çıkması değildir. O takdirde parmağını bantla kapatmış biri gibi olursunuz. Kan sürekli damlıyor veya sızıyorsa o zaman özürlü sayılırsınız. Geçmiş olsun.
İdrar konusunu ciddi tutmamız şarttır. Kabir azabına bile neden olacak bir konunun hafife alınması doğru olmaz. Ancak ciddiye almakla vesvese konusu yapmak arasında da bir denge çizgisi tutturmalıyız. Hedefimiz, bilerek tek bir damlanın bile çamaşırımıza damlamamasını sağlamaktır. Bunun için, tuvalette iken elle sıvazlayarak son damlamanın da kesildiğine kani olup öyle çıkılmalıdır. (Eğer iki namaz arasında kesilmeyecek kadar damlama gözle izlenecek şekilde devam ediyorsa zaten özürlü durumuna düşüldüğü için yeni bir durum söz konusu olacaktır.) Namaz kılmadan önce veya namaz esnasında bir damlama görülürse abdestin yeniden alınması gerekmektedir. Bu konuda vesveseye düşecek durumda olanlar, pamuk ve benzeri bir şey tıkamayı deneyebilirler. Ama bunun tıbben sakıncalı olması da muhtemeldir. Tıp kadar vesveseye kapı açması bakımından da doğru olmayabilir. İleri yaşlarda olmayanlar için idrar sızması çok yaygın bir durum değildir. Mesele ciddi tutulduğu sürece biiznillah bir sakınca olmayacaktır. Özellikle bu tür konuları, dinin bütünü gibi telakki eden anlayış neticede vesveseye götürmektedir. Dikkatli olalım. Allah'a emanet olun.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Anneniz bu durum devam ettikçe özürlü gibi abdest alsın. Namazını da o şekilde kılsın. Geçmiş olur inşaallah.
Abdest suyu necis değildir. Necis olan bir su bedende veya elbisede iken namaz sahih olmaz. Abdestte kullanılıp bedene değen su ile alakalı olarak farklı bir hüküm vardır. O su için necis denmez ama 'abdestte kullanılmış bir su' olduğu için farklı bir durumu vardır. O suyun namazı engelleme gibi bir farkı yoktur.
Oruçlunun, oruca zarar vermesinden endişe ederek ağzına ve burnuna dikkatli su vermesi gerekir. Yaptığınız doğrudur.
Önceki namazlarınızı iade etmeniz gerekmez. Bundan sonra dikkat edin yeterlidir.
Burundan dışarı akmayan kan abdesti bozmaz.
Bütün ilim erbabına göre özür sahibi, bir vaktin girmesiyle aldığı abdesti başka bir nedenle bozulmadıkça o abdestle ikinci vakit girene kadar namaz kılar. Abdesti devam ediyor demektir. Şafii mezhebi ulemasının temas ettiği şu farklı bölüm vardır: O vakit içinde o vaktin farzını kıldıktan sonra ikinci bir farz namaz mesela bir kaza namazı kılabilir mi? Bu hususta bir farktan söz edilebilir. Sizin sorduğunuz soruda ise mezhepler arasında bir fark yoktur. Geçmiş olsun size. Allah Teâlâ afiyetinizi iade eylesin.