Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben annem ve babamdan yeterince sevgi görmedim. Bu yüzden ben de onlara sevgimi gösteremediğimi düşünüyorum. Annem ve babam beş vakit namazını kılan insanlar. Küçüklükten beri benim maddi ihtiyaçlarımı karşılayan bir anne ve babam var fakat ben bir kere bile olsun anne ve babamın beni bağırlarına bastıklarını, yavrum diyerek sevgi gösterisinde bulunduklarını hatırlamıyorum. Bu da benim onlara karşı davranışlarımın soğuk olmasına sebep oluyor, ben de onlara sevgimi gösteremiyorum, bu bana çok zor geliyor. Babam bana karşı hiç incitici olmadı, annem ise gündelik olaylarda bir kusurumu görse hemen bana bağırır. Örnek olarak abdest aldığımda suyu çok fazla açıyorsun diye çok aşırı tepki verir, belki on defa aynı konu üzerinde aynı şeyi söyler. Su içtiğimde yere bir kaç damla su damlasın o meseleyi o kadar uzatıyor ki ben de bu sefer ona bağırıyorum, sonra pişman olsam da ama ona bunu belli etmiyorum, dediğim gibi onlara sevgimi gösteremiyorum, bunun sebebinin onların bana sevgilerini açık bir şekilde göstermemeleri olduğunu düşünüyorum, bu yüzden onlara içimden kızıyorum. Acaba bana adeten mi anne babalık yaptılar bu zamana kadar beni sevmiyorlar mı diye düşünüyorum. Anne ve baba çocuklarına sevgilerini göstermeseler ve belirttiğim gibi maddi ihtiyaçlarını görseler bu durumda çocuğun anne ve babasına karşı tutumları nasıl olmalı, onların haklarını nasıl ödemiş oluruz, ben onlara sevgi gösterisinde bulunmalı mıyım(bu bana çok zor geliyor)? Bana önemsiz bir konuda çok tepki vererek kızdıklarında benim onlara karşılık vermem günah mı? Onlara sevgi gösterisinde bulunmadan aynı onların yaptığı gibi soğuk bir şekilde ama onlara bağırıp çağırmadan muamele yapmakla onlara karşı evlatlık görevlerimi yerine getirmiş olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
1- Anne babanızın size karşı tutumu ne olursa olsun sizin onlara EN İYİ EVLAT muamelesi yapmanız gerekiyor. 2- Bu yaptığınız ibadettir. Nasıl ibadetler bizim zevklerimize göre belirlenmiyorsa bu da sizin hoşlanmadığınız şekilde yürüyebilir ama siz ecir kazanacaksınız. Muhakkak kazanacaksınız. 3- Sıkıntınız artarak devam edebilir. bu ecrinizin de artacağını gösterir. Ecrinizin artacağı sürece girmeniz, bir önceki süreçten kazandığınızın işaretidir. 4- Böyle bir süreci yaşamasanız Allah Teala, muhakkak sizi başka bir şeyle imtihan edecekti. Çünkü hayat imtihandır. Asla yılmayın, sabredin kazanın. Allah işinizi kolay etsin.
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
Haklı olmanız veya olmamanız bir yana, sizin böyle bir meselede çözüm sahibi olmanız çok zordur. Sadece kendinizi yıpratmış olursunuz. Size tavsiyemiz şudur: Aile büyüklerinize karşı asi durumunda olmayın. Onların aralarındaki tartışmalara açık bir taraf olmayın. Evet, annenizin yanında olun, onu teselli edin ama bir savcı gibi de olmayın. Sabırla ve seviyenizi koruyarak olayı izlemeye bakın. Büyüklerinize sevgi beslemeyebilirsiniz, elinizden gelmeyebilir sevmek ama seviyesizlik de yapmamaya çalışın. Böylece ilerisi için size kazanç getirecek olanı yapmış olursunuz. Nefsinizin hoşuna gitmese ve zor da olsa seviyeli olan budur.
Size kim dedi kardeşlerinize anneliğe soyunun diye. Anne babanız hayatta değildi de siz mi mecbur kaldınız? Sınırlarınızı aşmışsınız. Aile içerisinde rolünüzü değiştirmeyin. Ablalık annelik değildir. Bahsettiğiniz çabayı kendi yuvanıza göstereceksiniz. Biraz geri çekilin. Enerjinizi toparlayın. Hayatın daha başındasınız. Müstakbel kocanıza ve yavrularınıza sarf edeceğiniz enerjiyi şimdiden tüketmeyin. Endişelenmenize gerek yok. Abla gibi davranmaya başlarsanız evlenme konusunda özgüveniniz tekrar gelir. Kimse yıpranmış, içi çökmüş bir kadınla evlenmek istemez. Dolayısıyla kendinizi yenileyin. Başaracağınıza inanıyorum.
Kızım, Allah seni muhafaza buyursun. Aklını ve varlığını korusun. Hem annene hem babana karşı bir kusur işleme. Kötü evlat durumunda olma. Onları sevmek zorunda da değilsin. İyi bir evlilik yapıp kurtulunca onları da unutursun inşaallah.
İnsan sevince hem aklı hem kalbi devreye girer ve bazen ikisi arasında dengeyi bulmak zorlaşır. Şu an içinde bulunduğun durum da tam olarak bu; hem duyguların hem de imanının sesini dinlemek istiyorsun. Bu kişi pişman olduğunu ve değişmek istediğini söylüyor. Bu güzel bir şey ancak şunu unutmamak lazım: Gerçek tevbe ve dönüş zamanla belli olur. Pişman olmak bir adımdır ancak geçmiş alışkanlıklarını gerçekten bıraktığını, kalıcı bir değişim yaşadığını görmek için zaman ve istikrar gerekir. Şu an senin sevgin, onun değişme isteğine olumlu bir etki yapıyor olabilir. Fakat sadece senin varlığınla değil, Allah için değişmesi ve istikametini bulması gerekir. Ahzab sûresi 35. âyette bahsedilen mümin erkek ve kadınların özellikleri, Allah’a tam teslim olan, O’nun emir ve yasaklarına riayet eden kişilerdir. Bazen kalbimiz bir şeyi ister ama Allah bizden hayırlısını ister. Sen şu an “Neden hayır diyemiyorum?” diye kendine soruyorsun. Bunun sebebi kalbinin sevgiye aç olması ve birinin seni sevdiğini hissetmenin ilk kez yaşadığın bir duygu olması olabilir. Bu da hata yapma riskinizin daha fazla olduğunu gösteriyor. Dikkat edin. Yakın çevrende güvendiğin, dinî hassasiyetleri olan bir büyüğüne danışmanı, istihare yapmanı ve evlilik konusunda acele etmemeni tavsiye ederim. Şu şekilde dua edebilirsiniz: “Allah’ım, bana doğruyu ayırt etme hikmeti ver. İmanımı arttır ve doğru yoldan ayırma...”