Fetva Meclisi
Soru
Hocam yaşım 26, 2yıl önce nasuh tevbe nasip oldu namza başladım rabbim hidayet verdi annemden helallik istedim hep biraz daha burnun sürtülsün çocuğun olsun diyerek geçiştirdi 1yıl sonra pek gönlü olmadan helal ediyorum dedi geçen gün bişeye kızdı sana hakkımı helal etmiyorum dedi çok kötüyüm hocam sebebi çocukluğumdaki asi davranmalarım diye belirtiyor pişman oldum diyorum ses çıkartmıyor ne yapıyım hocam yanıyorum şimiden.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Yalvarmaya devam edeceksin, elini, ayağını öpeceksin, kapısında sabaha kadar uyumayacaksın. Bu yaptıkların da inşaallah sana sevap olarak yazılacak. Onun gönlünü alınca da iki kere kazanmış olacaksın.
Selamünaleyküm. Tövbeniz eksik bir tövbe olduğu için içiniz rahat olmuyor. Tövbede samimiyet ve ciddiyet sağlandıktan sonra, günahlar hiç işlenmemiş gibi olurlar. Tövbenizi yenileyin, samimi olun; Allah size huzurlu bir kapı açacaktır.
Selamünaleyküm. Siz ve eş adayınız, katı kararınızı bildirdikten sonra size yapabilecekleri bir şey yoktur. Kendinizi ispat edin onlara, büyük ihtimalle sizi çocuk görüyorlar. Gire çıka kendinizi ispat edin. Harama düşmektense gözden düşmeye razı olun.
Tevbe edeceksin. Tevbeni koruyacaksın. Hatanı affetmesi için Allah’a çokça dua edeceksin. İbadetlerini artırarak devamlı yapacaksın. Çevreni düzelteceksin. Ve bu işin edebiyatını yapmayacaksın.
Selamünaleyküm. 1- Kesinlikle kimseyle böyle bir şey konuşmayın, anlatmayın, susun, kapatın. 2- Tevbenizde ciddi olun, ölün ama tevbenizden caymayın. 3- Sizi hataya sevk etmiş birisi ile bir daha bu dünyada karşılaşmayın. Onunla ilgili hiçbir sözü gündeme almayın. 4- Müslüman bir hanım efendi olarak iyi işler, ibadetler yapmaya gayret edin.
Selamünaleyküm. Allah'ın kapısı herkese açıktır. Affedilmeyen günah yoktur. Müthiş bir tövbe ile Allah'a dön. Geçmişi de karıştırma bir daha. Her karıştırdıkça şeytan seni zedeleyecek haberin osun. Sil ve yürü.
aşı konusundaki diğer fetvalar
Şeriatımız, zanla amel etmeye yol açmıyor. Filan ilaç muhtemel bir tedavi yapacak diye onu kullanmayı tavsiye etmediği gibi, filan ilaç muhtemel şu zararı verebilirmiş diye de onu men etmez. Çocuklara yapılan aşılarla ilgili yıllardan beri büyük büyük laflar edildiği halde, ehli tarafından ciddi bir belge konmamıştır ortaya. Buna göre iki kuralı dikkate alarak iş yapmaya mecburuz: a- Her konuda ehli konuşmalıdır. Bu meselede fakihlerden önce tabiplerin konuşması gerekir; fakihlerin sözü de tabiplerin sözüne binaen olacaktır. Şu ana kadar sözüne itibar edebileceğimiz bir tabip belgesi göremedik. b- Doğan her çocuğu ilgilendiren bir konuda zanla hareket edemeyiz. Bu büyük bir meseledir. Denenlerin tamamı doğru olabileceği gibi hayal ürünü de olabilir. Tanıdığınız ve istişaresine itimat ettiğiniz bir tabibe sorarak geçici de olsa ne yapacağınızı kararlaştırabilirsiniz.
Ne yazık ki, size tatmin edici cevap verebilecek etkili ve yetkili bir makam ben de bilemiyorum. Bunu dert edinen de o etkin ve yetkin kimseler arasında zannedersem yoktur. Bu nedenle aşı vurdurmamak bir zan derecesinde kalmaktadır. Elimize muteber bir belge geçinceye kadar yaptırmak durumundayız. Allah bebeğinize ve size afiyetler versin.
Aşı konusunda elimiz kolumuz bağlıdır. Yaptırmamanız hâlinde ileriki muhtemel bir sorun için vebale girersiniz diye düşünürüm. Karşı çıkanlar haklılar ama tek belgeleri şüpheleridir. O şüpheler aşılara karşı bende de vardır. Şüphe ile de hayat riske atılmaz.
Evet, mü'minler olarak aşı/ilaç konusunda sıkıntımız ve itirazımız vardır. Bu itirazda da haksız değiliz ama henüz alternatifimiz yoktur. Alternatif üretene kadar da mevcut sisteme göre iş yapmaya mecburuz. Siz bir hemşire olarak sağlık kurallarının gerekenini yapmaya devam edeceksiniz. İnşaallah daha takvalı ve sağlıklı bir sistem getirildiğinde ona uyacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Bu iki isim iki meleğin ismidir. Allah Teâlâ bu iki meleği insanları imtihan etmek için gönderdi. Onlar da görevlerini yaptılar ve gittiler. Melekler kötü olmazlar çünkü onlarda Allah’a asi olma kabiliyeti yoktur. Bu iki meleğin cezalandırıldıklarına dair bilgiler İsrailiyat bilgileridir, itibar edilmesine gerek yoktur.
Böyle bir ikramı almamak bu ülke vatandaşı için onur kırıcı olabilir. Siz istemeyin, külfetli bir ikram almayın ama bir çay içmek, o anda pişirilmiş bir çörekten alıp teşekkür etmek özellikle de işiniz bittikten sonra bir tür ahlaki görevdir. Zira sizin işiniz, onların size bir şey ikram etmezse yapmayacağınız düzeyde bir iş değildir. Mevcut durum böyle izleniyor. Allah Teâlâ işinize kolaylık versin.