Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Hocam Bir hemşirelik öğrencisi olarak aşılar konusunda tereddütlerim var. Gimdes' ten okuduğum yazılar ile aldığım eğitim birbiriyle çelişiyor. Ayrıca şuanda ülkemizde ciddi bir kızamık salgını beklendiğini staj gördüğüm yerdeki hemşirelerden öğrendim. Ben de daha önce kızamık geçirmediğim ve aşı olmadığım için koruyuculuğumun olmayacağını ve aşı olmam gerektiğini söylediler. İmanımız gereği şunu biliyoruz; şifayı da sağlığı da veren Allah’tır. Aynı zamanda şunu da biliyoruz ki Allah bizden tevekkül etmemizi istiyor. Şimdi ben burada ne yapmalıyım, içinde helal olmayan malzemenin olduğunu bildiğim aşıyı yaptırmam doğru olur mu? Eğer yaptırmamamız gerekiyorsa bir hemşire olarak ilerde başka ailelerin çocuklarını da yapmam gerekecek. Sadece aşılar değil maalesef ilaçlar da aynı şekilde birçok helal olmayan maddeden üretiliyor. Burada bir Müslümanın, hemşire olarak tutumu ne olmalı? Cevabınızı merakla bekliyorum. Sizden ve tüm Ümmeti Muhammed’den Allah razı olsun İnşallah.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır kılsın, afetlerden bizi muhafaza buyursun. Aşı konusunda yapılan itirazlar ne yazık ki ‘mış’lı ifadelerle bitmektedir. Yaşadığımız durumda; - Hastalık afet boyutuyla katî ve tartışılamaz durumdadır. - Müslümanlar ve insanlığın çaresizliği de katî ve tartışılamaz durumdadır. - Bir güvenilir Müslüman’ın veya kurumun kurtuluş umudu olabilecek çalışması ise yok denecek durumdadır. Bu ortamda Müslümanlar olarak bizim vazifemiz, durumun vahametini sayıp durmak değildir. Kalbimiz mutmain olmasa da mevcut umudu kullanmaktır. Müslüman tıp adamlarımızla yaptığımız istişarelerde en ehveni tercih etmekten başka bir çarenin olmadığı söylenmektedir. Netice olarak şunu tespit edebiliriz: Konumu, mesleği, risk durumu ve çevresi itibariyle sağlık uzmanları ve resmî mercilerin aşı olmasını gerekli gördükleri kimseler aşı olmalıdırlar. Meseleye aşı gözüyle bakmadan önce ‘Allah’ın emaneti olan can’ ve ‘kul hakkına riayet’ gözüyle de bakılmalıdır.
Fıkhen tabi olmamız gereken kural şudur: Zanna dayanarak kati bilineni terk edemeyiz. Tıbbın şu andaki aşı bilgisi milyonlarca hatta milyarca çocuk üzerinde başarılı olmuştur. Belli hastalıklar aşı uygulamasından sonra unutulur olmuştur. Evet, ortada netileğini ve muhtevasını hatta uzun vadede sonuçlarını bilemeidğimiz bir uygulama bulunmaktadır. Bunlar neticede zandan öteye gidemeyen şüphelerdir. Şüpheyi ilerletmek için ise bilimsel denebilecek veriler gerekir, o da elimizde yoktur. Geriye zan kalıyor. Zanna dayanarak aşıyı ihmal etmenin vebal olacğını kanaat ederim.
Bu hususta aşı yaptırmakla gireceğiniz risk, yaptırmamakla gireceğiniz riskten daha hafiftir. Size yaptırmanızı tavsiye ederiz. Tıbbın bu konudaki delilleri ve gerekçeleri kendi çapında bilimseldir. Sizin duyduğunuz ve ürktüğünüz neticeler ise bilimsel değildir. “Mış’lı” ifadelerle önümüze getirilen şeylerden korkup kenara çekilemeyiz. Bu mantıkla bakıldığında yarın çocuğunuza ekmek de yediremezsiniz. Allah Teâlâ yavrunuza sıhhat ve afiyet ihsan etsin, onu ismi ile müsemma kılsın.
Ne yazık ki, size tatmin edici cevap verebilecek etkili ve yetkili bir makam ben de bilemiyorum. Bunu dert edinen de o etkin ve yetkin kimseler arasında zannedersem yoktur. Bu nedenle aşı vurdurmamak bir zan derecesinde kalmaktadır. Elimize muteber bir belge geçinceye kadar yaptırmak durumundayız. Allah bebeğinize ve size afiyetler versin.
Benim söyleyebileceklerimi siz söylediniz zaten. Benzer şeyleri ben de düşünüyorum ama bilgi düzeyinde olmadığı için söyleyemiyorum. Allah yardımcımız olsun.
Aşı konusunda elimiz kolumuz bağlıdır. Yaptırmamanız hâlinde ileriki muhtemel bir sorun için vebale girersiniz diye düşünürüm. Karşı çıkanlar haklılar ama tek belgeleri şüpheleridir. O şüpheler aşılara karşı bende de vardır. Şüphe ile de hayat riske atılmaz.
aşı konusundaki diğer fetvalar
Bu iki isim iki meleğin ismidir. Allah Teâlâ bu iki meleği insanları imtihan etmek için gönderdi. Onlar da görevlerini yaptılar ve gittiler. Melekler kötü olmazlar çünkü onlarda Allah’a asi olma kabiliyeti yoktur. Bu iki meleğin cezalandırıldıklarına dair bilgiler İsrailiyat bilgileridir, itibar edilmesine gerek yoktur.
Böyle bir ikramı almamak bu ülke vatandaşı için onur kırıcı olabilir. Siz istemeyin, külfetli bir ikram almayın ama bir çay içmek, o anda pişirilmiş bir çörekten alıp teşekkür etmek özellikle de işiniz bittikten sonra bir tür ahlaki görevdir. Zira sizin işiniz, onların size bir şey ikram etmezse yapmayacağınız düzeyde bir iş değildir. Mevcut durum böyle izleniyor. Allah Teâlâ işinize kolaylık versin.
Sorunuz müphemlik içeriyor. Şöyle anladık sorunuzu: 67 yaşında birisi aşı da olmuş, salgın tehlikesi olan bir zamanda cumaya gitsin mi? Eğer doktoru yasaklamıyorsa kesinlikle cuma namazına gitmelidir.
Çocuklara yapılan aşılar konusunda bir bilgi kapalılığı olduğu doğrudur. Bunu dert edinecek bir kurum da henüz yoktur. Bu da doğrudur. Sizin zikrettiğiniz tahminlerin hepsinin zan olduğu da doğrudur. Sonuç olarak, aşı yaptırmakla yaptırmamak arasındaki risk ağırlığı iyi düşünüldüğünde yaptırmanın daha doğru olacağı öne çıkmaktadır. Şu ana kadarki, sonuçlar aşının çocukların lehine olduğu şeklindedir.