Fetva Meclisi
Soru
67 yaşında aşısını olmuş bir kişinin cuma namazı kılması zorunlu mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Asker gibi bir başkasının emrine bağlı yaşamaya mecbur olanlar için cuma namazı yerine öğlen namazı kılınır; o da yeterli olur. Allah'a emanet olun.
Bu, sınavın niteliğine bağlıdır. Hayatî kıymeti olan sınav başka sıradan bir sınav başkadır.
Aleykümselam. Askerin Cuma namazı kılmamasında sakınca yoktur. İnşallah en erken zamanda cumanıza kavuşursunuz. Allah Teâlâ kalbinize huzur versin.
Selamünaleyküm.Bir doktora sizden gelenin ne kanı olduğunu sormalısınız. Ay başı kanı ise ve 55 yaşından küçükseniz oruç tutmayın, namaz kılmayın.
Selamünaleyküm. Böyle bir tartışma yıllardan beri vardır ancak açık bir hüküm belirtecek düzeyde belgelenebilmiş iddialardan oluşmamaktadır. Evet, Cuma namazı hususunda endişelerimiz vardır ama cumasız kalacak kadar değildir o endişeler.
Şu anda CUMA NAMAZI KILMA İZNİ, genel izin/serbestlik niteliğinde değildir. Gayet kısıtlı ve sınırlı bir izin verilmiştir. Cuma Namazı için toplanmaya engel oluşturan şartlar tam olarak ortadan kalkmadığından, Cuma için toplanma fırsatı da herkes için doğmamıştır. Sağlık riski taşıyanlar, tedavi görenler, yaş sorunu yaşayanlar ve benzeri özür sahipleri bu sınırlamalar devam ederken Cuma Namazına gitmeyebilirler. Risk devam ettiği için Cuma namazına gitmeyip öğlen namazı kılanlar ise bu şartlar dahilinde biiznillah vebal altında olmazlar diye umarız. Kılmak isteyenler de gerekli tedbirleri alarak bu fırsatı değerlendirebilirler.
aşı konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir ikramı almamak bu ülke vatandaşı için onur kırıcı olabilir. Siz istemeyin, külfetli bir ikram almayın ama bir çay içmek, o anda pişirilmiş bir çörekten alıp teşekkür etmek özellikle de işiniz bittikten sonra bir tür ahlaki görevdir. Zira sizin işiniz, onların size bir şey ikram etmezse yapmayacağınız düzeyde bir iş değildir. Mevcut durum böyle izleniyor. Allah Teâlâ işinize kolaylık versin.
Çocuklara yapılan aşılar konusunda bir bilgi kapalılığı olduğu doğrudur. Bunu dert edinecek bir kurum da henüz yoktur. Bu da doğrudur. Sizin zikrettiğiniz tahminlerin hepsinin zan olduğu da doğrudur. Sonuç olarak, aşı yaptırmakla yaptırmamak arasındaki risk ağırlığı iyi düşünüldüğünde yaptırmanın daha doğru olacağı öne çıkmaktadır. Şu ana kadarki, sonuçlar aşının çocukların lehine olduğu şeklindedir.
Bu iki isim iki meleğin ismidir. Allah Teâlâ bu iki meleği insanları imtihan etmek için gönderdi. Onlar da görevlerini yaptılar ve gittiler. Melekler kötü olmazlar çünkü onlarda Allah’a asi olma kabiliyeti yoktur. Bu iki meleğin cezalandırıldıklarına dair bilgiler İsrailiyat bilgileridir, itibar edilmesine gerek yoktur.
Evet, mü'minler olarak aşı/ilaç konusunda sıkıntımız ve itirazımız vardır. Bu itirazda da haksız değiliz ama henüz alternatifimiz yoktur. Alternatif üretene kadar da mevcut sisteme göre iş yapmaya mecburuz. Siz bir hemşire olarak sağlık kurallarının gerekenini yapmaya devam edeceksiniz. İnşaallah daha takvalı ve sağlıklı bir sistem getirildiğinde ona uyacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Ana rahmindeki çocuğu kundaktaki çocuk gibi görmeliyiz. Kundaktakine yapılamayanı rahimdekine de yapamayız. Kundaktakine yapılabilir olanı da rahimdekine de yapılabilir görürüz. Sizin belirttiğiniz durumun ayrıntısını bilmiyorum. Çocuk için “daha sağlıklı” olmayı sağlayacak bir tedaviye yok dememizin içini dolduramayız zannederim.
Aşı konusunda elimiz kolumuz bağlıdır. Yaptırmamanız hâlinde ileriki muhtemel bir sorun için vebale girersiniz diye düşünürüm. Karşı çıkanlar haklılar ama tek belgeleri şüpheleridir. O şüpheler aşılara karşı bende de vardır. Şüphe ile de hayat riske atılmaz.