Fetva Meclisi
Soru
Hocam Harût ve Marût kötü isimler midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Sizler kıyamet günü babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. O hâlde isimlerinizi güzel yapın.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 69) Bu hadise göre eski isminiz ve yeni eklediğiniz isim, mahşerde Allah katında bilinen isimlerinizdir. Eğer eklettiğiniz “Azra” ismi ile anılmayı istiyorsanız, Allah katında da bu isimle tanınacağınızı ümit edebiliriz. Özetle, siz dünyada hangi ismi taşıyorsanız, mahşerde de o isimle çağrılmanız mümkündür. Ancak Allah celle celâlühü kullarını isimlerinden çok imanları, amelleri ve niyetleriyle değerlendirecektir. Sizin eklettiğiniz “Azra” ismi, “dokunulmamış, temiz, iffetli” anlamına gelir. Güzel bir isimdir. Ancak görebildiğim kadarıyla bu ismin, Azrâil ismiyle dil yönünden bir bağlantısı yoktur.
Ağır/hafif doğru değil ama gerekli olmayan bir iş olur. İkisi de mübarek bir isimdir. Neden iki isim koyma ihtiyacı hissediyorsunuz ki?
Selamünaleyküm. Müsaade ederseniz ben isim belirtmeyeyim. Sadece hangisi daha güzel diye sorulanlara cevap veriyorum, yönlendirici olmak istemiyorum. Anlamı ahlaksızca ve kâfirlere ait bir mesaj ihtiva etmeyen her isim isim olarak verilebilir. Allah yavrunuza sıhhat ve afiyet ihsan etsin.
Aleykümselam. Peygamberlerden birinin adının sıradan bir insan gibi anılmasının abes olacağı her mü'minin bilebileceği bir meseledir. Muhakkak bir saygı ifadesi kullanılmalıdır ki, onların imanımızla alakalı bir isim olduklarını beyan etmiş olalım. Yalnız şunu da bilmeliyiz: Nasıl saygı göstereceğimizi biz belirlersek o saygı olmayabilir de. Ulemamızın izlediği yol ne ise biz de onu izlemeliyiz. HAZRET ifadesi, bu ümmetin ilk neslinin kullandığı bir ifade değildir. Bilhassa Arap olmayan halkların kültürleri içinde oturmuş bir kavramdır. Kelime olarak sakıncalı bir kelime değildir şüphesiz. Ne var ki, bu kelime SAYIN; MUHTEREM gibi anlamlar için kullanılırken bariz bir hataya neden olmaktadır. Allah Teâlâ, peygamberlerden biri, sahabelerden biri, meşayıhtan herhangi biri için kullanılırken bu isimlerin her birini eşit duruma getirmektedir. Bunu kabul etmemiz mümkün müdür? Yaygındır diye bir hatayı neden sürdürelim? Allah ve Mevlana kelimeleri için eşit anlam ifade eden bir kavram kullanılabilir mi? Siz de takdir edersiniz ki, ulemamızın edebine uygun olanı kullanmak daha makuldür. Allah için Teâlâ, Peygamber aleyhisselam efendimiz için aleyhisselam veya sallallahu aleyhi ve sellem, diğer peygamberler için aleyhisselam, sahabeden biri için radıyallahu anh, onlardan sonrakiler için de rahmetullahi aleyh kullanmak edebe en uygun olandır. Bunların hepsi için ismin başına bir HAZRET takmanın ne kadar kalbi rahat ettireceğini ise buyurun siz düşünün. Allah’a emanet olunuz.
Şirk olarak görülmesi yanlıştır ama kız çocuğuna Melek ismi verilmesi de kerih bir iştir. Değiştirmeye gerek olacağını zannetmem. Meleklerin isimlerinin insanlara verilmesinde kerahet vardır.
Aleykümselam. Emin, en güzel isim bunlar arasında.
aşı konusundaki diğer fetvalar
Evet, mü'minler olarak aşı/ilaç konusunda sıkıntımız ve itirazımız vardır. Bu itirazda da haksız değiliz ama henüz alternatifimiz yoktur. Alternatif üretene kadar da mevcut sisteme göre iş yapmaya mecburuz. Siz bir hemşire olarak sağlık kurallarının gerekenini yapmaya devam edeceksiniz. İnşaallah daha takvalı ve sağlıklı bir sistem getirildiğinde ona uyacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Aşı konusunda elimiz kolumuz bağlıdır. Yaptırmamanız hâlinde ileriki muhtemel bir sorun için vebale girersiniz diye düşünürüm. Karşı çıkanlar haklılar ama tek belgeleri şüpheleridir. O şüpheler aşılara karşı bende de vardır. Şüphe ile de hayat riske atılmaz.
Böyle bir ikramı almamak bu ülke vatandaşı için onur kırıcı olabilir. Siz istemeyin, külfetli bir ikram almayın ama bir çay içmek, o anda pişirilmiş bir çörekten alıp teşekkür etmek özellikle de işiniz bittikten sonra bir tür ahlaki görevdir. Zira sizin işiniz, onların size bir şey ikram etmezse yapmayacağınız düzeyde bir iş değildir. Mevcut durum böyle izleniyor. Allah Teâlâ işinize kolaylık versin.
Sorunuz müphemlik içeriyor. Şöyle anladık sorunuzu: 67 yaşında birisi aşı da olmuş, salgın tehlikesi olan bir zamanda cumaya gitsin mi? Eğer doktoru yasaklamıyorsa kesinlikle cuma namazına gitmelidir.
Ne yazık ki, size tatmin edici cevap verebilecek etkili ve yetkili bir makam ben de bilemiyorum. Bunu dert edinen de o etkin ve yetkin kimseler arasında zannedersem yoktur. Bu nedenle aşı vurdurmamak bir zan derecesinde kalmaktadır. Elimize muteber bir belge geçinceye kadar yaptırmak durumundayız. Allah bebeğinize ve size afiyetler versin.
Çocuklara yapılan aşılar konusunda bir bilgi kapalılığı olduğu doğrudur. Bunu dert edinecek bir kurum da henüz yoktur. Bu da doğrudur. Sizin zikrettiğiniz tahminlerin hepsinin zan olduğu da doğrudur. Sonuç olarak, aşı yaptırmakla yaptırmamak arasındaki risk ağırlığı iyi düşünüldüğünde yaptırmanın daha doğru olacağı öne çıkmaktadır. Şu ana kadarki, sonuçlar aşının çocukların lehine olduğu şeklindedir.