Fetva Meclisi
Soru
Nureddin Hocam, İnşaAllah bugünlerde doğum yapacağım. Sizin Tıbba Müslümanca bakış derslerinizden aşılar ile ilgili şüphe fetvanızı dinleyerek, Müslüman ve işin ehli doktorlara danışmaya çalıştım. Bu iki kriteri bir arada bulunduran doktorlara ulaşabildim mi bilemiyorum. Görüştüğüm 6 çocuk doktoru genelde bu aşıların yapılması taraftarı ve geneli de içeriğinde haram bir madde var mı bilmiyor. Gerçekten haramdan şifanın olmayacağını bilen ama branşı kalp ve damar cerrahı olan bir doktor yapılmaması taraftarı. İngiltere'de ki bir Müslüman tıp doktoru yapılmamasından yana. Yine farklı branştan 2 doktor yapılmamasından yana. İnternette araştırma yaptığım da yapılmasının gerekli olduğunu veya tam tersini savunan o kadar çok bilgi ve bunları uygulayan insanlar var ki... Gönlüm çocuğuma içeriğinden emin olamadığımız aşıları yaptırmayı hiç istemiyor. Ama yapılmasının zaruret olduğunu savunan doktorlarda var. Fetvanızdan yola çıktığımda da içime sinecek bir sonuca varamadım. Ben ne yapacağım şimdi hocam? Sizin bildiğiniz aşılar konusunda güvenebileceğimiz Müslüman ve işin ehli doktorlar var mı? Onların görüşü nedir veya ben onlara nasıl ulaşabilirim? Hakkınızı helal edin. Allah'a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Bu hususta aşı yaptırmakla gireceğiniz risk, yaptırmamakla gireceğiniz riskten daha hafiftir. Size yaptırmanızı tavsiye ederiz. Tıbbın bu konudaki delilleri ve gerekçeleri kendi çapında bilimseldir. Sizin duyduğunuz ve ürktüğünüz neticeler ise bilimsel değildir. “Mış’lı” ifadelerle önümüze getirilen şeylerden korkup kenara çekilemeyiz. Bu mantıkla bakıldığında yarın çocuğunuza ekmek de yediremezsiniz. Allah Teâlâ yavrunuza sıhhat ve afiyet ihsan etsin, onu ismi ile müsemma kılsın.
Fıkhen tabi olmamız gereken kural şudur: Zanna dayanarak kati bilineni terk edemeyiz. Tıbbın şu andaki aşı bilgisi milyonlarca hatta milyarca çocuk üzerinde başarılı olmuştur. Belli hastalıklar aşı uygulamasından sonra unutulur olmuştur. Evet, ortada netileğini ve muhtevasını hatta uzun vadede sonuçlarını bilemeidğimiz bir uygulama bulunmaktadır. Bunlar neticede zandan öteye gidemeyen şüphelerdir. Şüpheyi ilerletmek için ise bilimsel denebilecek veriler gerekir, o da elimizde yoktur. Geriye zan kalıyor. Zanna dayanarak aşıyı ihmal etmenin vebal olacğını kanaat ederim.
Aşılar konusunda ben de mutmain değilim. Bunu da defalarca tekit ettim. Yalnız elimizdeki aşı karşıtı iddialar, aşısızlık durumunda oluşabilecek sıkıntılarda kalbe huzur verecek güçte değildir. “..Kişiler şöyle dedi, diyecek” tarzındaki bilgilerle insanların hayati tehlikesi bulunan bir konuda yönlendirilmesini caiz bulmuyorum. Bu bir siyaset sorunudur. Siyasilerimiz bu konuyu ele almadıkça da bireysel olarak giderilmesi mümkün gözükmemektedir. Elbette hassasiyet gerekli ama evham düzeyinde bir hassasiyet zararlıdır diye düşünüyorum. Allah yardımcımız olsun.
Benim söyleyebileceklerimi siz söylediniz zaten. Benzer şeyleri ben de düşünüyorum ama bilgi düzeyinde olmadığı için söyleyemiyorum. Allah yardımcımız olsun.
Evet, mü'minler olarak aşı/ilaç konusunda sıkıntımız ve itirazımız vardır. Bu itirazda da haksız değiliz ama henüz alternatifimiz yoktur. Alternatif üretene kadar da mevcut sisteme göre iş yapmaya mecburuz. Siz bir hemşire olarak sağlık kurallarının gerekenini yapmaya devam edeceksiniz. İnşaallah daha takvalı ve sağlıklı bir sistem getirildiğinde ona uyacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır kılsın, afetlerden bizi muhafaza buyursun. Aşı konusunda yapılan itirazlar ne yazık ki ‘mış’lı ifadelerle bitmektedir. Yaşadığımız durumda; - Hastalık afet boyutuyla katî ve tartışılamaz durumdadır. - Müslümanlar ve insanlığın çaresizliği de katî ve tartışılamaz durumdadır. - Bir güvenilir Müslüman’ın veya kurumun kurtuluş umudu olabilecek çalışması ise yok denecek durumdadır. Bu ortamda Müslümanlar olarak bizim vazifemiz, durumun vahametini sayıp durmak değildir. Kalbimiz mutmain olmasa da mevcut umudu kullanmaktır. Müslüman tıp adamlarımızla yaptığımız istişarelerde en ehveni tercih etmekten başka bir çarenin olmadığı söylenmektedir. Netice olarak şunu tespit edebiliriz: Konumu, mesleği, risk durumu ve çevresi itibariyle sağlık uzmanları ve resmî mercilerin aşı olmasını gerekli gördükleri kimseler aşı olmalıdırlar. Meseleye aşı gözüyle bakmadan önce ‘Allah’ın emaneti olan can’ ve ‘kul hakkına riayet’ gözüyle de bakılmalıdır.
aşı konusundaki diğer fetvalar
Aşı konusunda elimiz kolumuz bağlıdır. Yaptırmamanız hâlinde ileriki muhtemel bir sorun için vebale girersiniz diye düşünürüm. Karşı çıkanlar haklılar ama tek belgeleri şüpheleridir. O şüpheler aşılara karşı bende de vardır. Şüphe ile de hayat riske atılmaz.
Bu iki isim iki meleğin ismidir. Allah Teâlâ bu iki meleği insanları imtihan etmek için gönderdi. Onlar da görevlerini yaptılar ve gittiler. Melekler kötü olmazlar çünkü onlarda Allah’a asi olma kabiliyeti yoktur. Bu iki meleğin cezalandırıldıklarına dair bilgiler İsrailiyat bilgileridir, itibar edilmesine gerek yoktur.
Böyle bir ikramı almamak bu ülke vatandaşı için onur kırıcı olabilir. Siz istemeyin, külfetli bir ikram almayın ama bir çay içmek, o anda pişirilmiş bir çörekten alıp teşekkür etmek özellikle de işiniz bittikten sonra bir tür ahlaki görevdir. Zira sizin işiniz, onların size bir şey ikram etmezse yapmayacağınız düzeyde bir iş değildir. Mevcut durum böyle izleniyor. Allah Teâlâ işinize kolaylık versin.
Sorunuz müphemlik içeriyor. Şöyle anladık sorunuzu: 67 yaşında birisi aşı da olmuş, salgın tehlikesi olan bir zamanda cumaya gitsin mi? Eğer doktoru yasaklamıyorsa kesinlikle cuma namazına gitmelidir.
Çocuklara yapılan aşılar konusunda bir bilgi kapalılığı olduğu doğrudur. Bunu dert edinecek bir kurum da henüz yoktur. Bu da doğrudur. Sizin zikrettiğiniz tahminlerin hepsinin zan olduğu da doğrudur. Sonuç olarak, aşı yaptırmakla yaptırmamak arasındaki risk ağırlığı iyi düşünüldüğünde yaptırmanın daha doğru olacağı öne çıkmaktadır. Şu ana kadarki, sonuçlar aşının çocukların lehine olduğu şeklindedir.