Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim dört aylık bir bebeğim var ve ona aşı yaptırmak istemiyorum. Bu konuda çok araştırma yaptım. Doktorların bir kısmı hayati mutlaka yapılması lazım diyor. Bazı doktorlar ise yaptırılmaması gerektiğini kırk altı doz aşının bebekler için çok ağır olduğunu otizme, hiperaktiviteye, öğrenme güçlüğüne ve alerjilere sebep olduğunu bu aşıların içindeki cıva maddesinin bebeklerin bağışıklık sistemini mahvettiğini söylüyor. En azından iki yaşına kadar ertelenmesi gerektiğini söylüyor. Benim çocuk doktorum ve aile hekimimiz ise keşke olmasa ama yan etkileri var göze alacaksın, kötü düşünme, negatif düşünce olumsuzluk çeker, bunlar binde bir şeyler diyorlar. Aşı yaptırma kararı verdiğimde vicdanım bir türlü rahat etmedi ve kalbim sıkışıyor. Yapmadığımız takdirde ise Sağlık Bakanlığı dava açıyormuş. Ne yapacağımı bilemedim. Yaptır Allah’a tevekkül et diyorlar. Ben de yaptırmayıp Allah'a tevekkül etmeyi istiyorum. Allah'ın bebekleri mükemmel yarattığına inanıyorum aşı olmadan yaşayamazlarmış gibi konuşulması bana garip geliyor. En basit çocuk hastalıklarının bile aşıları zorunlu suçiçeği örneğin. Biz de bu hastalıkları geçirdik. Abartıldığı gibi değil. Lütfen yardımcı olun. Sizden oğlum için dua da istiyorum, adı Musab.
Cevap
Benzer fetvalar
Ne yazık ki, size tatmin edici cevap verebilecek etkili ve yetkili bir makam ben de bilemiyorum. Bunu dert edinen de o etkin ve yetkin kimseler arasında zannedersem yoktur. Bu nedenle aşı vurdurmamak bir zan derecesinde kalmaktadır. Elimize muteber bir belge geçinceye kadar yaptırmak durumundayız. Allah bebeğinize ve size afiyetler versin.
Çocuklara yapılan aşılar konusunda bir bilgi kapalılığı olduğu doğrudur. Bunu dert edinecek bir kurum da henüz yoktur. Bu da doğrudur. Sizin zikrettiğiniz tahminlerin hepsinin zan olduğu da doğrudur. Sonuç olarak, aşı yaptırmakla yaptırmamak arasındaki risk ağırlığı iyi düşünüldüğünde yaptırmanın daha doğru olacağı öne çıkmaktadır. Şu ana kadarki, sonuçlar aşının çocukların lehine olduğu şeklindedir.
Fıkhen tabi olmamız gereken kural şudur: Zanna dayanarak kati bilineni terk edemeyiz. Tıbbın şu andaki aşı bilgisi milyonlarca hatta milyarca çocuk üzerinde başarılı olmuştur. Belli hastalıklar aşı uygulamasından sonra unutulur olmuştur. Evet, ortada netileğini ve muhtevasını hatta uzun vadede sonuçlarını bilemeidğimiz bir uygulama bulunmaktadır. Bunlar neticede zandan öteye gidemeyen şüphelerdir. Şüpheyi ilerletmek için ise bilimsel denebilecek veriler gerekir, o da elimizde yoktur. Geriye zan kalıyor. Zanna dayanarak aşıyı ihmal etmenin vebal olacğını kanaat ederim.
Aşılar konusunda ben de mutmain değilim. Bunu da defalarca tekit ettim. Yalnız elimizdeki aşı karşıtı iddialar, aşısızlık durumunda oluşabilecek sıkıntılarda kalbe huzur verecek güçte değildir. “..Kişiler şöyle dedi, diyecek” tarzındaki bilgilerle insanların hayati tehlikesi bulunan bir konuda yönlendirilmesini caiz bulmuyorum. Bu bir siyaset sorunudur. Siyasilerimiz bu konuyu ele almadıkça da bireysel olarak giderilmesi mümkün gözükmemektedir. Elbette hassasiyet gerekli ama evham düzeyinde bir hassasiyet zararlıdır diye düşünüyorum. Allah yardımcımız olsun.
Biz bir yığın zihin bulandırıcı şeyi ekmek için bile duyuyoruz, ekmeği buna rağmen yemeye devam ediyoruz? Artık hayat, her şeyin birbirine karıştığı bir şekil aldı. Devletin yetkili kurumlarını çok açık bir yanlış söz konusu olmadıkça dikkate almak zorundayız. Dediler, yaptılar gibi sözlerle kendimizi tüketemeyiz, çocuklarımızı tehlikeye atamayız. Allah yardımcımız olsun.
Şeriatımız, zanla amel etmeye yol açmıyor. Filan ilaç muhtemel bir tedavi yapacak diye onu kullanmayı tavsiye etmediği gibi, filan ilaç muhtemel şu zararı verebilirmiş diye de onu men etmez. Çocuklara yapılan aşılarla ilgili yıllardan beri büyük büyük laflar edildiği halde, ehli tarafından ciddi bir belge konmamıştır ortaya. Buna göre iki kuralı dikkate alarak iş yapmaya mecburuz: a- Her konuda ehli konuşmalıdır. Bu meselede fakihlerden önce tabiplerin konuşması gerekir; fakihlerin sözü de tabiplerin sözüne binaen olacaktır. Şu ana kadar sözüne itibar edebileceğimiz bir tabip belgesi göremedik. b- Doğan her çocuğu ilgilendiren bir konuda zanla hareket edemeyiz. Bu büyük bir meseledir. Denenlerin tamamı doğru olabileceği gibi hayal ürünü de olabilir. Tanıdığınız ve istişaresine itimat ettiğiniz bir tabibe sorarak geçici de olsa ne yapacağınızı kararlaştırabilirsiniz.
aşı konusundaki diğer fetvalar
Bu konu doktorların konusudur. Müslüman uzman bir doktorun dediğini yapın.
Bahsettiğiniz deneyler, Sağlık Bakanlığı'nın bilgisi dışında yapılıyorsa, mevzuata ve uluslararası etiğe aykırıysa, ciddi sağlık riski taşıyorsa, yan etkileri kalıcı zarar verebiliyorsa, deneye katılan kişi tam olarak bilgilendirilmeden yapılıyorsa caiz olmaz/haramdır.
Aşı, hastalığa karşı bir önlem olarak yapılır yani bir tedavidir netice olarak. Gerekli bir tedavi nedeniyle ceninin düşmesi bir cinayet değildir. Bilerek böyle bir şey yapılacak olsa idi onun için tevbe ve kefaretten söz edebilirdik. Sizin için gereken bir şey yoktur. Geçmiş olsun.
Ramazan orucu farz olduğundan, sahura kalkmakla kişi fiili niyet etmiş sayılır. Ayrıca dil ile niyet etmeye gerek yoktur. Gıda ve vitamin içeren, besleyici veya serum niteliğinde olan aşılar orucu bozabilir. Ancak tedavi amaçlı ve besleyici olmayan aşıların orucu bozmayacağı kanaatindeyiz. Zorunlu olmamakla birlikte Ramazan sonrası bir gün kaza orucu tutmak, kalbin tereddüdünü gidermek ve iç huzuru sağlamak için bir ihtiyat olabilir.